Learn how to use ürünleri in a turco sentence. Over 49 hand-picked examples.
Ben et, kabuklu deniz ürünleri, kümes hayvanları ya da et suyu yemem.
Translate from turco to inglés
Yurt dışı şubeleri seçkin ürünleri dışarı çıkarıyor.
Translate from turco to inglés
Güzel hava sayesinde, tüm ürünleri bir gün içinde hasat edebildik.
Translate from turco to inglés
Şirket, çeşitli kağıt ürünleri üretmektedir.
Translate from turco to inglés
Ben nadiren süt ürünleri tüketirim.
Translate from turco to inglés
Onlar yazılım ürünleri ticareti yapıyorlar.
Translate from turco to inglés
Neden gıda ürünleri satın almıyor?
Translate from turco to inglés
Ürünleri satın almaları için onlara ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Ayrıca ahşap ve ahşap ürünleri sattılar.
Translate from turco to inglés
Ülkemizin bol ürünleri var.
Translate from turco to inglés
Doğu Afrika'da bazı kabilelerin süt ürünleri ile yaşadığını duydum.
Translate from turco to inglés
Tom bir spor ürünleri mağazasına sahip.
Translate from turco to inglés
Deri ürünleri taşımıyoruz.
Translate from turco to inglés
Biraz pahalı olsalar bile, ben daime en iyi ürünleri satın alırım.
Translate from turco to inglés
Bu fabrika pamuk ürünleri üretir.
Translate from turco to inglés
Ben salamura balık ve deniz ürünleri istiyorum.
Translate from turco to inglés
Bir süre süt ürünleri yemedim.
Translate from turco to inglés
Deniz ürünleri yedin mi? Diyelim ki, kabuklu deniz hayvanı.
Translate from turco to inglés
Deniz ürünleri yemeyi severim.
Translate from turco to inglés
Alışveriş listesinde tüm ürünleri kontrol ettiniz mi?
Translate from turco to inglés
Bu, semtteki en iyi deniz ürünleri restoranı.
Translate from turco to inglés
Şu politikacı sadece yerel çiftlik ürünleri yediğini iddia etti.
Translate from turco to inglés
Reklam ürünleri havadan satar.
Translate from turco to inglés
Geçen yılla karşılaştırıldığında bu yılın ürünleri çok daha iyi.
Translate from turco to inglés
Biz bu yeni ürünleri liste fiyatının % 20 altında sunabiliriz.
Translate from turco to inglés
Bu kimyasal ürünleri yutmayın.
Translate from turco to inglés
ABD, Japon ürünleri için iyi bir pazardır.
Translate from turco to inglés
Pamuk, dünyanın en önemli ürünleri arasında yer almaktadır.
Translate from turco to inglés
Şirket, kusurlu ürünleri geri çağırdı.
Translate from turco to inglés
Bütün bu ürünleri satın alacağım.
Translate from turco to inglés
Gerekli tüm ürünleri çabucak al.
Translate from turco to inglés
Ülkenin ana ürünleri kakao ve altındır.
Translate from turco to inglés
Dolu fırtınası ürünleri mahvetti.
Translate from turco to inglés
Bu şirket güvensiz ürünleri sattı.
Translate from turco to inglés
Çiftçiler fıstık yetişen iyi bir yaşam yapmazlarsa, diğer ürünleri yetiştirmeye çalışacaklardır.
Translate from turco to inglés
Ben nadiren deniz ürünleri yerim.
Translate from turco to inglés
Leyla ziyaret ettiği her alışveriş merkezinden kozmetik ürünleri satın aldı.
Translate from turco to inglés
Çalışma şartları kötü olan işyerlerinde yapılmış ürünleri satın almayın.
Translate from turco to inglés
Bu, bu bölgede bugüne kadar en iyi deniz ürünleri restoranıdır.
Translate from turco to inglés
O, şehirdeki en iyi balık ve deniz ürünleri restoranıdır.
Translate from turco to inglés
Kentteki en iyi balık ve deniz ürünleri restoranıdır.
Translate from turco to inglés
Sami, popüler deniz ürünleri restoranı ile küçük bir servet kazandı.
Translate from turco to inglés
Bu markanın ürünleri evladiyeliktir.
Firma yüksek kaliteli ürünleri ile tanınır.
Peynir ve süt ürünleri bana dokunuyor.
Eskiden kendi ülkelerindeki ucuz ürünleri satmak için bavul ticareti yapmaya gelenler artık burası daha ucuz diye alışveriş yapıp bavullarını doldurmaya gelir oldu.
Başlıca ihraç ürünleri özellikle ipek ve pamuk olmak üzere tekstildir.
Teşhir ürünleri son kullanıcıya satılmaya uygun değildir.
Bu tekelde gıda, alkol ve sigara ürünleri satılmaktadır.