Learn how to use üretmek in a turco sentence. Over 22 hand-picked examples.
The Network'ün kasım meselesinde görünen raporunun 70 kopyasını üretmek ve onları ajanlarımıza dağıtmak mümkün mü?
Translate from turco to inglés
Eğer ilkel bir topluluğun bir üyesi isen ve üretmek istersen, örneğin, yiyecek,yapman gereken iki şey vardır.
Translate from turco to inglés
Nükleer enerji elektrik üretmek için kullanılır.
Translate from turco to inglés
Robotlar araba üretmek içindir.
Translate from turco to inglés
Onları üretmek için en ucuz yer olduğundan dolayı elbiselerimizin çoğu Bengladeş'te yapılırlar.
Translate from turco to inglés
Genel bir kural olarak, eleştirmek kolaydır ama alternatif öneri üretmek zordur.
Translate from turco to inglés
Robotlar araba üretmek için kullanılır.
Translate from turco to inglés
Senin için bahaneler üretmek zorunda kalmayı sevmiyorum.
Translate from turco to inglés
Bahaneler üretmek zorunda değilsin.
Translate from turco to inglés
Sınırsız sayıda cümle üretmek mümkündür.
Translate from turco to inglés
Nükleer enerji santralleri, ısı üretmek için uranyum fizyonuna dayanır.
Translate from turco to inglés
Dil bilgisi açısından doğru olan cümle üretmek için çalışman gerekir.
Translate from turco to inglés
Yumurtaları yapay olarak üretmek zorunda olacaksın.
Translate from turco to inglés
Onlar otomobil üretmek için büyük bir tesis inşa ettiler.
Translate from turco to inglés
Bazı yeni kurallar üretmek zorunda kalacağız.
Translate from turco to inglés
Yeni gelir üretmek zorundayız.
Translate from turco to inglés
İyi bir kitap üretmek için, silgi kalemden genellikle daha önemlidir.
Translate from turco to inglés
Mahsulleri üretmek için yeni bir yöntem öğrenmek amacıyla Amerika'ya gitti.
Translate from turco to inglés
Tom'un yeni kurallar üretmek zorunda kalacak.
Translate from turco to inglés
Laf üretmek kolay.
Translate from turco to inglés
Bahane üretmek istemiyorum.
Translate from turco to inglés
Bu tip bir davranışa bahane üretmek mümkün değil.
Translate from turco to inglés