Learn how to use üzgün in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
O çok üzgün.
Translate from turco to inglés
Şu ağacın altındaki genç kadın üzgün görünüyor.
Translate from turco to inglés
Çok sayıda destek mektubu üzgün kalbimi rahatlattı.
Translate from turco to inglés
Mektubu okurken, o üzgün görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Haberi duyduğumda çok üzgün hissettim.
Translate from turco to inglés
Hiç kimse benim küçük kazama gülmedi ve herkes biraz üzgün görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Onun duvardaki gölgesi üzgün görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Tom bir İngilizce testin sonucu hakkında üzgün görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Tom gerçekten üzgün.
Translate from turco to inglés
Tom üzgün olduğunda daha çok yemek yediğini söylüyor.
Translate from turco to inglés
Tom çok üzgün görünüyor.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'nin onun hakkında üzgün olmasından etkilenmişti.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary için kendini üzgün hissediyor.
Translate from turco to inglés
Tom üzgün hissetmekten kendini alamadı.
Translate from turco to inglés
Niçin öyle üzgün görünüyorsun?
Translate from turco to inglés
O gerçekten üzgün değil; o sadece rol yapıyor.
Translate from turco to inglés
Olabildiğince üzgün ve yalnızım.
Translate from turco to inglés
Sana sadece küçük bir şey gibi gelebilir, fakat Tom her şey hakkında gerçekten üzgün.
Translate from turco to inglés
Tom üzgün olduğunu söyleme nezaketinde bile bulunmadı.
Translate from turco to inglés
O, üzgün görünüyor.
Translate from turco to inglés
Tom üzgün görünüyor.
Translate from turco to inglés
O, üzgün görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Üzgün görünüyorsun.
Translate from turco to inglés
Ben üzgün değilim.
Translate from turco to inglés
Tom üzgün görünüyor muydu?
Translate from turco to inglés
Yaşlı adam üzgün görünüyor.
Translate from turco to inglés
Joe dün üzgün görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Ben bu konu hakkında üzgün hissediyorum.
Translate from turco to inglés
Kızgın olduğum kadar çok üzgün değildim.
Translate from turco to inglés
Üzgün olmaktan daha kızgındım.
Translate from turco to inglés
O, ona üzgün olduğunu söyledi.
Translate from turco to inglés
Kedim üzgün görünüyor.
Translate from turco to inglés
Üzgün olmanı gerektiren nedir?
Translate from turco to inglés
O, niçin bu kadar üzgün görünüyor?
Translate from turco to inglés
Arada bir üzgün hissederim.
Translate from turco to inglés
Tom bana üzgün olduğunu söyledi.
Translate from turco to inglés
Onun üzgün görünmesinin nedeni nedir?
Translate from turco to inglés
Kızgın olduğum için o üzgün görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Yüzünde üzgün bir bakışla gitti.
Translate from turco to inglés
"Üzgün müsün?" "Hayır. Niye olayım ki?"
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye hakaret etti. Bunun sebebi çok üzgün olmasıdır.
Translate from turco to inglés
Üzgün müsün?
Translate from turco to inglés
Tom üzgün görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Maria bugün üzgün.
Translate from turco to inglés
Üzgün olduğunu biliyorum.
Translate from turco to inglés
Üzgün olduğumu söyleyemem.
Translate from turco to inglés
Arabanın parçalanması hakkında üzgün olduğunu biliyorum fakat yaralanmadın ve sağ olduğuna şükretmelisin.
Translate from turco to inglés
Birçok kişi üzgün.
Translate from turco to inglés
Eşim çok üzgün.
Translate from turco to inglés
O şimdi üzgün.
Translate from turco to inglés
Üzgün olduğumu söylemek için geldim.
Translate from turco to inglés
Neden üzgün olduğunu sordum.
Ağacın altındaki kız üzgün gözüküyor.
Çocuk üzgün gözlerle baktı
Dün Tom'u gördüm ve üzgün görünüyordu.
Üzgün olduğumu söyledim.
Üzgün olmanı istemiyorum.
Tom'un neye üzgün olduğunu bilmiyorum.
O bayan üzgün numarası yapıyor çünkü ona bir sorununun olup olmadığını sormamı bekliyor.
Tom çok üzgün.
Tom hâlâ üzgün.
Tom oldukça üzgün.
Üzgün olabileceğini düşünmüştüm.
Hâlâ üzgün müsün?
Tom açıkça üzgün.
Tom sadece üzgün.
Tom üzgün görünmüyor.
Çok üzgün görünme.
Artık üzgün hissetmek istemiyorum.
Kimseyi üzgün hissettirmek istemiyorum.
Üzgün görünüyorsun.
Üzgün görünüyordun.
Bu çok üzgün.
Üzgün olduğunu söyle.
Üzgün değilim.
Üzgün hissettim.
Üzgün hissediyorum.
Onlar üzgün görünüyorlar.
Onu çok üzgün buluyorum.
Şu an üzgün hissetmiyorum.
Çok üzgün hissettiğim zamanlar oldu.
Tom üzgün.
Tom üzgün oldu.
Üzgün olacağını biliyordum.
Tom'un gerçekten bu kadar üzgün olduğuna inanamıyorum.
Üzgün hissettiğini biliyorum.
Üzgün olduğumu söylemeliyim.
O mutlu ya da üzgün hissettiğinde hislerini ifade edebilir.
Tom Mary'nin biraz üzgün olabileceğini fark etti.
Tom biraz üzgün görünüyor.
Mary onu görmezden geldiği için Tom üzgün.
Tom muhtemelen biraz üzgün.
Tom kesinlikle üzgün.
Tom'un yüzünde üzgün bir ifade vardı.
Lütfen Tom'a üzgün olduğumu söyle.
Neden bu kadar üzgün oluyorsun?
Tom depresif ve üzgün.
Tom'un üzgün olabileceğini düşündüm.
Tom besbelli bir şey hakkında üzgün.
Üzgün görünüyordu.