Learn how to use ısrar in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Bir kask giymeden motosiklete binmekte ısrar edersen, ateşle oynuyorsun.
Translate from turco to inglés
Jim kendi görüşünde ısrar ediyor.
Translate from turco to inglés
Onlar yarına kadar işi yaptırmamda ısrar ettiler.
Translate from turco to inglés
Her zaman haklı olduğun konusunda ısrar ediyorsun.
Translate from turco to inglés
Anne akşam yedide evde olmamız gerektiğinde ısrar ediyor.
Translate from turco to inglés
Tekrar düşünmem için ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Tim'in eşi ona onu Paris'e götürmesi için ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Maliyeti ne kadar olursa olsun, milyoner sanat eserini alma konusunda ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Avukat müvekkilinin masumiyeti konusunda ısrar etti
Translate from turco to inglés
Avukat onun suçsuzluğu konusunda ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Bay Johnson teorisinde ısrar ediyor.
Translate from turco to inglés
O, doktora gitmem için ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Benim faturayı ödemem gerektiği konusunda ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Kaç kişi ona hatalı olduğunu söylerse söylesin Tom hâlâ haklı olduğu konusunda ısrar ediyor.
Translate from turco to inglés
O, masumiyeti konusunda ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Onun benim hatam olduğu konusunda ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Taro haklı olduğu konusunda ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Amerikalı turist İtalyan stili dondurmada ısrar etti, zira o normal dondurma için çok yenilikçi idi.
Translate from turco to inglés
Jimmy benim onu hayvanat bahçesine götürmem için ısrar ediyor.
Translate from turco to inglés
Joe benim parayı ödemem konusunda ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Jimmy benim onu hayvanat bahçesine götürmem konusunda ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Jane haklı olduğu konusunda ısrar etti.
Translate from turco to inglés
O bize gitmemiz için ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Eğer ısrar ederseniz, onu yaparım.
Translate from turco to inglés
O, bana yardım etmek için ısrar etti.
Translate from turco to inglés
O, oraya gitmekte ısrar etti.
Translate from turco to inglés
O, ona iş yapması için ısrar etti.
Translate from turco to inglés
O, bizim kurala uymamız için ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye yardım etmede ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Senin mevcut olmanda ısrar ediyorum.
Translate from turco to inglés
O oraya gitmeme ısrar etti.
Translate from turco to inglés
O hastaneye gitmesi gerektiği konusunda ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Kız kardeşim benimle gitmekte ısrar etti.
Translate from turco to inglés
O çocuk ebeveynleri ile birlikte gitmek için ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Kız annesi ile alışverişe gitmek için ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Tom hesabı ödeme konusunda ısrar etti.
Translate from turco to inglés
O buluşmanın olabildiğince kısa sürede düzenlenmesinde ısrar ediyoruz.
Translate from turco to inglés
Ona gerçeği söylemen için ısrar ediyorum.
Translate from turco to inglés
Babam onunla gitmem için ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Satıcı onu almam için ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye dikkatli sürmesi için ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Onun bizimle gitmesi gerektiği konusunda ısrar ediyorum.
Translate from turco to inglés
Faturayı ödemem konusunda ısrar etti.
Translate from turco to inglés
Piyano çalma konusunda ısrar etti.
İsyancıları cezalandırmak için ona ısrar etti.
Ürünleri satın almaları için onlara ısrar etti.
Parayı ödemem için ısrar ettiler.
Oğlunun masum olduğu konusunda ısrar ediyor.
Ricayı düşünmesi için ısrar etti.
Tom her gün meyve yeme konusunda ısrar ediyor.
Mary oğlunun bir şemsiye alması için ısrar etti.
Doktor onun yatakta kalması konusunda ısrar etti.
Erkek kardeşim oraya yalnız gitmek için ısrar etti.
Doktorla görüşmem konusunda ısrar etti.
Toplantıya katılmam için ısrar ettiler.
Tom Mary'nin oraya kendi başına gitmesi konusunda ısrar etti.
Orijinal planımızı değiştirmemiz konusunda ısrar ettim.
Kız hayvanat bahçesine götürülme konusunda ısrar etti.
Onun partiye davet edilmesi konusunda ısrar etti.
Part-time bir iş başvurusu konusunda ısrar etti.
Orada daha uzun kalması için ısrar ederler.
Olduğu yerde kalması için ısrar etti.
Babasıyla parka gitme konusunda ısrar ediyor.
Babam yeri görmeye gitmem konusunda ısrar etti.
Babam treni beklememiz konusunda ısrar etti.
En iyide ısrar et.
Doktor hastanın çok dinlenmesi konusunda ısrar etti.
Doktora görünmem konusunda ısrar etti.
O, işlerin verimli şekilde yapılması konusunda ısrar eder ve kendisi o şekilde yapar.
Tavsiyemi dinlemenizi şiddetle ısrar ediyorum.
Tom'la gitmede ısrar etmeliydim.
O başka oyun oynamak için ısrar ediyor.
Her zaman politika konuşmayı ısrar eden insanları sevmem.
Tom'u yalnız bırakman konusunda ısrar ediyorum.
Tom tek başına hareket ettiği konusunda ısrar etti.
Tom seni tek başına gördüğü konusunda ısrar ediyor.
Tom yalnız gelmem konusunda ısrar etti.
Tom yalnız gelmem konusunda ısrar ediyor.
O, analizinin doğru olduğuna ısrar ediyor.
Şiddetli yağmur yağıyordu fakat o arabayla gezmekte ısrar etti.
Tom erken ayrılmamızda ısrar eden kişiydi.
Tom orduya katılmam için ısrar ediyor.
Bugün buraya gelmemizi ısrar eden sendin.
Mary'nin kedisi o kadar tatlı ki onun kucağımda kıvrılıp yatmasını gerçekten umursamıyorum fakat pençeleriyle bacaklarımı ovmakta ısrar etme tarzı bana iğne yastığı gibi hissettiriyor.
Tom seni görmek için ısrar ediyor.
Tom kalmakta ve partiden sonra temizlik yapmamıza yardım etmekte ısrar etti.
Tom partiden sonra temizlik yapmamıza yardımcı olmak için kalmayı ısrar etti.
Tom onunla birleşmemde ısrar etti.
Bunu yapmak istemedim ama Tom ısrar etti.
Bayan böyle eski moda bir gömlek giymekte ısrar etti.
Bilimci araştırmaya devam etmekte ısrar etti.
Tom masum olduğunu konusunda ısrar etti.
Tom gitmekte ısrar etti.
Sen bu mesele konusunda niye bu kadar ısrar ediyorsun?
Bir beyefendi, sizi görmek için ısrar ediyor.
Eğer ısrar ediyorsanız.
En kısa sürede bir toplantı düzenlenmesinde ısrar ediyoruz.
Tom onu ilk adı ile çağırmamı bırakmamda ısrar ediyor.
Tom ısrar etti.
Tom futbol izlemede ısrar etti.