Learn how to use şükür in a turco sentence. Over 68 hand-picked examples.
Tanrıya şükür.
Translate from turco to inglés
Çok şükür hava düzeldi.
Translate from turco to inglés
Allah'a şükür.
Translate from turco to inglés
Çok şükür, işkolik ölmedi.
Translate from turco to inglés
Allah'a şükür en kötüsünü atlattık.
Translate from turco to inglés
Tanrı'ya şükür bu kazada kimse yara almadı.
Translate from turco to inglés
Tanrı'ya şükür Ateist'im.
Translate from turco to inglés
Hele şükür anlamışsınız niyetimin kimseyi incitmek olmadığını.
Translate from turco to inglés
Tanrı'ya şükür bu hafta bitti!
Translate from turco to inglés
Çok şükür yardım geldi.
Translate from turco to inglés
Çok şükür henüz böylesine rastlamadık.
Translate from turco to inglés
Çok şükür sevimlisin.
Translate from turco to inglés
Çok şükür buraya geldim.
Translate from turco to inglés
Çok şükür buradasın.
Translate from turco to inglés
Çok şükür Tom burada değil.
Translate from turco to inglés
Çok şükür o arabayı satın almadım.
Translate from turco to inglés
Çok şükür sizler sır tutamıyorsunuz.
Translate from turco to inglés
Çok şükür Tom'un partisine gitmediniz.
Translate from turco to inglés
Çok şükür ki, şehrin daha eski kısımları müttefiklerin bombalarından korundu.
Translate from turco to inglés
Hele şükür.
Translate from turco to inglés
Şükür ki iyi sonuçlandı.
Translate from turco to inglés
Şükür ki iyi geçti.
Translate from turco to inglés
Şükür ki iyi bitti.
Translate from turco to inglés
Tanrı'ya şükür, gün sona erdi.
Translate from turco to inglés
Allah'a şükür, o gün sona erdi.
Translate from turco to inglés
Çok şükür, oğlum yeni okulundaki yaşama çabucak uyum sağladı.
Translate from turco to inglés
Tanrı'ya şükür!
Translate from turco to inglés
Çok şükür artık genç değiliz.
Translate from turco to inglés
Tanrı'ya şükür bitti.
Translate from turco to inglés
İlk olarak bir C kursu aldığım zaman sınıfta açıklanan tek bir şeyi anlayamadım. Allah'a şükür ki bütün topluluğun nasıl çalıştığını bana açıklamak için bir programcı olan bir arkadaşım var.
Translate from turco to inglés
Hele şükür gittiler!
Translate from turco to inglés
Çok şükür ayıldın.
Translate from turco to inglés
Tanrıya şükür kimse ölmedi.
Translate from turco to inglés
Tanrıya şükür bugün Cuma.
Translate from turco to inglés
Tanrıya şükür hayatta kaldım.
Translate from turco to inglés
Tom koltuk değneğinden düştü. Çok şükür Mary tekrar kalkması için ona yardım etti.
Translate from turco to inglés
Tanrıya çok şükür kimse yaralanmadı.
Translate from turco to inglés
Tanrıya şükür bitti.
Translate from turco to inglés
Tanrıya şükür buradasın.
Translate from turco to inglés
Tanrı'ya şükür bugün özgürüm.
Translate from turco to inglés
Şükür Tanrım, nihayet yağmur yağıyor.
Translate from turco to inglés
Tanrı'ya şükür beni buldun.
Translate from turco to inglés
Onun için Tanrı'ya şükür.
Translate from turco to inglés
Tanrı'ya şükür Tom'a zarar vermedim.
Translate from turco to inglés
Tanrı'ya şükür Tom öldürülmedi.
Translate from turco to inglés
Tanrı'ya şükür herkes iyiydi.
Translate from turco to inglés
Her gün Rab'be şükür ediyorum.
Translate from turco to inglés
Tanrı'ya şükür, günlerden cuma.
Translate from turco to inglés
Çok şükür!
Translate from turco to inglés
Hele şükür!
Translate from turco to inglés
Tanrıya şükür fırtına bitti.
Translate from turco to inglés
Oh, yaşıyorsun! Allahıma çok şükür!
Translate from turco to inglés
Şükür kavuşturna, elim, ayağımsın, özgürlüğümsün ve yine benimlesin.
Translate from turco to inglés
Gözden uzak olsa da gönülde mekânı olan dostlarımız var şükür.
Maymundan gelmedik çok şükür.
Zengin değiliz, ama ocağımız tütüyor çok şükür.
Buna da şükür.
Herkese şapır şupur da bize gelince ya Rabbi şükür mü?
Çok şükür, galip geldik ve böylece Madde 2'ye bir tanım eklendi.
Çok şükür kendine geldin.
Dünden iyi, yarından kötüyüz çok şükür.
Bizdeki korona çok şükür sadece hafta sonları bulaşıyor.
Çok şükür döndün.
Çok şükür bunu yapmadın.
Çok şükür o oradaydı.
Rabb'im, nihayet sana itaat edeceğiz. Artık ne kin, ne haset, ne de yaşamak hırsı... Belki bir sabah vakti, belki gece yarısı, artık nefes almayı bırakıp gideceğiz. Ben artık korkmuyorum. En güzel, en bahtiyar, en aydınlık, en temiz ümitler içindeyim. Çok şükür öleceğiz.
Çok şükür Vodafone'dan da kurtulduk.
Dün açlıktan nefesim kokuyordu ama bugün çok şükür karnım tok.