Learn how to use şaşırtıcı in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Senin İngilizcenin akıcılığı şaşırtıcı.
Translate from turco to inglés
Şaşırtıcı darbe maçı bitirdi.
Translate from turco to inglés
Şaşırtıcı şekilde, onun bir hırsız olduğu ortaya çıktı.
Translate from turco to inglés
Onun düğünü hakkında bir şey duymamış olman şaşırtıcı.
Translate from turco to inglés
Şaşırtıcı, değil mi?
Translate from turco to inglés
Onun istifa etmesi şaşırtıcı değildir.
Translate from turco to inglés
Onun başarısız olması hiç şaşırtıcı değil.
Translate from turco to inglés
Bahçenin sanatsal güzelliği gerçekten şaşırtıcı.
Translate from turco to inglés
Ödülü kazanman şaşırtıcı.
Translate from turco to inglés
Şaşırtıcı; ödülü kazanmalıydın.
Translate from turco to inglés
Karının itiraz etmesi şaşırtıcı.
Translate from turco to inglés
Bill şaşırtıcı bir akıcılık ile Japonca konuştu.
Translate from turco to inglés
Hanako'nun şaşırtıcı şekilde hoş bir insan olduğu ortaya çıktı.
Translate from turco to inglés
Tom'un başını bu kadar çok belaya sokması şaşırtıcı.
Translate from turco to inglés
Tom'un arabasını yıkamasının bu kadar çok zaman alması şaşırtıcı.
Translate from turco to inglés
Tom'un her hafta bu kadar çok para harcaması şaşırtıcı.
Translate from turco to inglés
Tom'un çocuklarına bu kadar az zaman harcaması şaşırtıcı.
Translate from turco to inglés
Bu şaşırtıcı.
Translate from turco to inglés
Bu şaşırtıcı bir keşif.
Translate from turco to inglés
Bu oldukça şaşırtıcı bir yerdir.
Translate from turco to inglés
Tom oldukça şaşırtıcı bir kişidir.
Translate from turco to inglés
O, şaşırtıcı şekilde güzeldi.
Translate from turco to inglés
Şaşırtıcı, bugün hoş bir soğuk hava var.
Translate from turco to inglés
Fiyatlar şaşırtıcı şekilde düştü.
Translate from turco to inglés
Şaşırtıcı biçimde, şarkı söylemede iyiydi.
Translate from turco to inglés
En şaşırtıcı akrobasi hareketlerini yapabilir.
Translate from turco to inglés
Şaşırtıcı bir şekilde, soğuk günlerde bile yüzer.
Translate from turco to inglés
O şaşırtıcı.
Translate from turco to inglés
Manzara şaşırtıcı.
Translate from turco to inglés
Süper Nintendo'nun grafikleri şaşırtıcı. Onlar orijinal Nintendo'nun grafiklerinden çok daha iyi.
Translate from turco to inglés
Havanın ağırlığa sahip olma fikri çocuklara şaşırtıcı geldi.
Translate from turco to inglés
Bu şaşırtıcı görünüyor.
Translate from turco to inglés
Bence Tom'un yaptığı şaşırtıcı.
Translate from turco to inglés
Tom'un bazı gerçekten şaşırtıcı şeyler yaptığını gördüm.
Translate from turco to inglés
Tom'un bazı şaşırtıcı şeyler yaptığını gördüm.
Translate from turco to inglés
Bu kadar eğitimli olmanıza rağmen hâlâ kolay sinirlenmeniz çok şaşırtıcı, bay Sato.
Translate from turco to inglés
Tom şaşırtıcı şekilde güçlü.
Translate from turco to inglés
Tom'un Fransızcası şaşırtıcı biçimde iyi.
Translate from turco to inglés
Tom, Fransızcada şaşırtıcı derecede iyi.
Translate from turco to inglés
O şaşırtıcı görünüyor.
Translate from turco to inglés
Bu gerçekten şaşırtıcı.
Translate from turco to inglés
Oldukça şaşırtıcı.
Translate from turco to inglés
O şaşırtıcı değil.
Translate from turco to inglés
Şaşırtıcı görünüyor.
Translate from turco to inglés
Bu şaşırtıcı değil mi?
Translate from turco to inglés
Şaşırtıcı değil mi?
Translate from turco to inglés
Şaşırtıcı mı?
Translate from turco to inglés
Tom şaşırtıcı hissetti.
Translate from turco to inglés
Şaşırtıcı olduğunu düşünüyorum.
Translate from turco to inglés
Şaşırtıcı şeyler yaptığını gördüm.
Tom'un bazı şaşırtıcı hikayeleri var.
Bu öğleden sonra en şaşırtıcı şey oldu.
Bu şaşırtıcı olur.
Bu şaşırtıcı olacak.
Bu çok şaşırtıcı mı?
Makyaj şaşırtıcı.
Su şaşırtıcı.
Şu adam şaşırtıcı.
Senin cehaletin şaşırtıcı!
Bu gerçekten şaşırtıcı
Tom şaşırtıcı derecede sakin görünüyor.
Şaşırtıcı şeyler yaptıysam yapmışımdır; herkese anlatıp durma.
Bu açıklama şaşırtıcı gibi geliyor.
Bu kitap şaşırtıcı.
Her ikisi de şaşırtıcı ve hayret verici.
Şaşırtıcı bir akşamdı.
Cehaletiniz şaşırtıcı.
Bu tek kelimeyle şaşırtıcı.
Tom şaşırtıcı.
Sorman hiç şaşırtıcı değil.
Geçtiğimiz 30 yıl içinde gök bilimcileri radyo dalgaları, gama ışınları ve arasında kalan tüm enerjilerle evreni inceleme yeteneğini geliştirdiler. Bu yetenek evrenimizdeki şaşırtıcı olayları keşfetmemize imkan verdi.
Mezuniyet töreninde mezun olan öğrencilerin adlarını söylemeyi unutmak şaşırtıcı bir başarısızlıktır.
Borsa bugün şaşırtıcı biçimde sakindi.
O, büyük sinema güzelliklerinden biri olan Ingrid Bergman'a şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır,
Tom'un şaşırtıcı bir belleği var.
Ve sonra şaşırtıcı bir şey oldu.
Şaşırtıcı bir şey görmek ister misin?
Herhangi biri sana hiç şaşırtıcı olduğunu söyledi mi?
Ne şaşırtıcı bir tesadüf!
O gerçekten o kadar çok şaşırtıcı mı?
Yöntemim şaşırtıcı şekilde basit, ama etkisi büyük.
Bu çok şaşırtıcı.
Çeşitli nedenlerden dolayı bu oldukça şaşırtıcı.
Tom ailesinin geçmişini araştırırken şaşırtıcı sırlar buldu.
Onlar şaşırtıcı.
Hemen hemen hiç şaşırtıcı değildi.
O şaşırtıcı bir tesadüf değil mi?
Sen şaşırtıcı görünüyordun.
Şaşırtıcı hissediyorum.
Mary şaşırtıcı bir şekilde güzel.
O oldukça şaşırtıcı bir deneyimdi.
Tom şaşırtıcı bir basketbol oyuncusu.
Onlar şaşırtıcı biçimde iyiydi.
O son derece şaşırtıcı.
Hepimizin öldürülmemesi şaşırtıcı.
Tom'un onu sadece bir elle nasıl yapabildiği şaşırtıcı.
O şaşırtıcı bir oyundu.
O şaşırtıcı bir geziydi.
O şaşırtıcı değil mi?
Bildiğim kelimelerin sayısı şaşırtıcı.