Learn how to use şehir in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Geçen sene kurulan lunapark sağolsun şehir popüler oldu.
Translate from turco to inglés
Alma-Ata halkı, haydi çocuk dostu bir şehir yaratalım!
Translate from turco to inglés
Lee Leffingwell, Austin Şehir Konseyi'nin başkanıdır.
Translate from turco to inglés
Bu şehir ABD'dedir.
Translate from turco to inglés
İstasyon, şehir merkezindedir.
Translate from turco to inglés
Bu şehir Fransa'da.
Translate from turco to inglés
Bu sana bahsettiğim şehir.
Translate from turco to inglés
Kötü hava nedeniyle, şehir gezisi düşünceleri terk edildi.
Translate from turco to inglés
Şehir Londra'nın doğusunda yer almaktadır.
Translate from turco to inglés
Otobüs seni şehir merkezine götürecek.
Translate from turco to inglés
Şehir meydanında çok sayıda güvercin vardır.
Translate from turco to inglés
Çiftlik hayatından şehir hayatına geçiş çoğunlukla zordur.
Translate from turco to inglés
Kırsaldan şehir bölgelerine yapılan bu taşınma iki yüzyıldan daha fazla bir süredir devam etmektedir.
Translate from turco to inglés
Şehir 573'te kuruldu.
Translate from turco to inglés
Bu Mika'nın doğduğu şehir değil mi?
Translate from turco to inglés
O büyük bir şehir hastanesinde çalışıyor.
Translate from turco to inglés
Bu şehir sen olmadan soğuk ve yalnız.
Translate from turco to inglés
Onlar şehir hayatına can atıyorlar.
Translate from turco to inglés
O, annesi ile şehir turu yaptı.
Translate from turco to inglés
İstasyon iki şehir arasında yer almaktadır.
Translate from turco to inglés
Japonya'da hiçbir şehir Tokyo kadar büyük değildir.
Translate from turco to inglés
Japonya'da başka hiçbir şehir Tokyo kadar büyük değildir.
Translate from turco to inglés
Havalanından şehir merkezine hangi demir yolu hattını kullanacağımı bana söyle lütfen.
Translate from turco to inglés
Eğlence uyuşturucu kullanımı birçok şehir efsanelerine ilham veriyor.
Translate from turco to inglés
1950'li yıllarda şehir Buenos Aires'in milangolarında yaygın olan tangoyu dans etme stilini tanımlamak için 'Milonguero stili tango' terimi 1990'ların başında uyduruldu.
Translate from turco to inglés
Şehir merkezine gidiyorum.
Translate from turco to inglés
Bu Mika'nın doğduğu şehir mi?
Translate from turco to inglés
Benim şehir merkezine gitmem gerekiyor.
Translate from turco to inglés
Şehir merkezine gitmeliyim.
Translate from turco to inglés
Bu şehir, yağmur yağmazsa yakında şiddetli bir su sıkıntısı yaşayacaktır.
Translate from turco to inglés
Paris'e Işıklar Şehir denir. Çok sayıda güzel bina geceleri aydınlatılmaktadır.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary ayda bir kez Boston'da şehir merkezinde buluşurlar.
Translate from turco to inglés
Tom Boston'da şehir merkezinde üç-yatakodalı bir apartmanda yaşıyor.
Translate from turco to inglés
Tom alışveriş yapmak için şehir merkezine gitti.
Translate from turco to inglés
Ben gerçekten şehir hayatını severim.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary pizza yemek için şehir merkezine gidiyorlar.
Translate from turco to inglés
Şehir Londra'nın batısında kurulu.
Translate from turco to inglés
Grant, iki şehir arasındaki tedarik hatlarını kesmek istiyordu.
Translate from turco to inglés
Şehir aç askerlerle doluydu.
Translate from turco to inglés
Tom şehir merkezine gitti.
Translate from turco to inglés
Tom şehir merkezine gitmemizi önerdi.
Translate from turco to inglés
Tom şehir hayatından vazgeçmeye ve kırsalda yaşamaya karar verdi.
Translate from turco to inglés
Tom'u bugün şehir merkezinde gördüğüme yemin edebilirdim.
O asla şehir hakkında tekrar meraklı olmazdı.
O şehir dışına gitmeden önce onu görmüş olmayı umuyordu.
Depremden dolayı şehir paniğe kapıldı.
Floransa, İtalya'daki en güzel şehir.
Ben bir şehir haritası istiyorum.
Tokyo büyük bir şehir.
Okayama büyük bir şehir mi?
New York büyük bir şehir.
Bizi şehir merkezine götür.
Ne güzel bir şehir!
Bu tarihi bir şehir.
Kasaba bir şehir haline geldi.
En sevdiğin şehir hangisidir?
Şehir düşmanın eline geçti.
Tom şehir hayatını sevmez.
Şehir merkezinde çok sayıda otel var.
Şehir yangın tarafından tahrip edildi.
Babam şehir dışında yaşıyor.
Hiç şehir turları var mıdır?
Şehir hayatının bana göre olduğunu sanmıyorum.
Bizim şehir polisinin sarhoş sürücüleri hedefleyen yeni bir kampanyası var.
Bugünlerde gittikçe daha fazla insan kır yaşantısını şehir yaşantısına tercih ediyorlar.
Ona Boston'u ziyaret etmesini tavsiye etti, çünkü o, onun dünyadaki en güzel şehir olduğunu düşünüyordu.
Bu görkemli bir şehir.
Şehir yönetimindeki yozlaşmayı ortaya çıkardı.
Pazar günü sık sık şehir merkezine giderim.
Hangi şehir en çok tehlikeli?
Paris oldukça pahalı bir şehir.
Fabrika işçilerinin aileleri okul, hastane ve mağazalara ihtiyaç duyar; böylece bu hizmetleri sağlayacak daha fazla insan yaşamak için bu bölgeye gelir ve de bir şehir oluşur.
Şehir bir sürü yüksek binaya sahip.
Fabrika işçilerinin ailelerinin okullara, hastanelere ve mağazalara ihtiyaçları vardır, bu yüzden bu hizmetleri sağlamak için daha fazla insan bölgede yaşamak için gelir. Böylece bir şehir gelişir.
Şehir yolu genişletmek istiyor.
Şehir merkezinde trafik sıkışıklığı var.
Pizza yemek için şehir merkezine gidiyoruz.
Şehir merkezi için otobüs durağı nerede?
Onları şehir kütüphanesinden ödünç alıyorum.
Birçok şehir bombalar tarafından yok edildi.
Şehir düşman uçakları tarafından bombalandı.
Ofisimiz şehir merkezinde bulunuyor.
Venedik'in büyüleyici bir şehir olduğunu düşünüyoruz.
Bu otobüs şehir merkezine gider mi?
Köy hayatı şehir hayatından daha sağlıklıdır.
Nagoya, kalesi ile ünlü bir şehir.
Almanya'daki en güzel şehir hangisidir?
Venedik'in güzel bir şehir olduğunu söylüyorlar.
Şehir her zaman turistlerle kaynıyor.
Şehir hayatının farklı avantajları var.
Bu şehir eskisi kadar işlek değil.
Tokyo açık ara farkla Japonya'daki en büyük şehir.
Bu şehir güzel parkı ile ünlüdür.
Şehir içi otobüsler nereden kalkar?
Kırsal yolları şehir yolları kadar kalabalık değil.
Şehir merkezinde onun bir kitapçı dükkânı var.
Yüzlerce şehir ve kasaba hasar gördü.
Park şehir merkezinde yer almaktadır.
Amerika'da en sevdiğiniz şehir hangisi?
O şehir dışında.