Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "şeytanın"

Learn how to use şeytanın in a turco sentence. Over 29 hand-picked examples.

Tom şeytanın avukatını oynamada çok iyi değildir.
Translate from turco to inglés

Şeytanın var olmadığını düşünüyorum, bence insanlık onu yarattı,kendi hayalinde ve tasvirinde
Translate from turco to inglés

O, şeytanın avukatı olmaktan usandı ve ne kadar aptalca olursa olsun, şimdi onların önerdiği her fikri kabul ediyor.
Translate from turco to inglés

Şeytanın avukatının tamamını izleyemedim.
Translate from turco to inglés

Şeytanın herkes için şahsi bir yüzü vardır. Onu fark etmek zordur.
Translate from turco to inglés

Tom, beyin fırtınası toplantısında şeytanın avukatı rolünü oynadı.
Translate from turco to inglés

Tom'a şeytanın bacağını kırdığımı söyle.
Translate from turco to inglés

Şeytanın bacağını kır.
Translate from turco to inglés

Boş duran eller şeytanın aletidir.
Translate from turco to inglés

Ben sadece şeytanın avukatını oynuyorum.
Translate from turco to inglés

Boş kafa şeytanın işyeridir.
Translate from turco to inglés

Dalkavuklar şeytanın hemşiresidir.
Translate from turco to inglés

Aylaklık şeytanın atölyesidir.
Translate from turco to inglés

Gök gürültüsü nedir? Şeytanın kahkahasıdır.
Translate from turco to inglés

Sen şeytanın insan şekline girmiş halisin.
Translate from turco to inglés

Sen şeytanın enkarnesisin.
Translate from turco to inglés

Ben şeytanın avukatını oynuyorum.
Translate from turco to inglés

Şeytanın avukatlığını yapıyorum.
Translate from turco to inglés

Ben 1000 tane şeytanın açlığını hissediyorum.
Translate from turco to inglés

O, şeytanın büyükannesi kadar yaşlıdır.
Translate from turco to inglés

Şeytanın ruhu yeniden canlanıyor.
Translate from turco to inglés

Dört haftadır suskun kalan Ali, Yıldızspor maçında şeytanın bacağını kırdı.
Translate from turco to inglés

Şeytanın hilesinden sakının.
Translate from turco to inglés

666 için neden şeytanın sayısı diyorlar?
Translate from turco to inglés

Tom şeytanın sol bacağıdır.
Translate from turco to inglés

Şeytanın tekiyle iş birliği yapmaya niyetim yok.
Translate from turco to inglés

Şeytanın hilesi zayıftır.
Translate from turco to inglés

Köri şeytanın baharatı mıdır?
Translate from turco to inglés

Nefis ve şeytanlara karşı mücâhede ile, yıldızlar gibi nev‘-i insanı şereflendiren ve tenvîr eden on insan-ı kâmil yüzünden o nev‘e gelen menfaat ve şeref ve kıymet, elbette haşerât nev‘inden sayılacak derecede süflî ehl-i dalâletin küfre girmesiyle insan nev‘ine vereceği zararı hiçe indirip göze göstermediği için, rahmet ve hikmet ve adâlet-i İlâhiye, şeytanın vücûduna müsâade edip tasallutlarına meydan vermiş.
Translate from turco to inglés