Learn how to use şiddet in a turco sentence. Over 98 hand-picked examples.
Bugün Almanya'da, Pazartesi günü kundaklamada üç Türk'ün öldürüldüğü Hamburg'un yakınında bir yer de dahil birçok şehirde şiddet karşıtı mitingler gerçekleşti.
Translate from turco to inglés
O, siyahların şiddet olmaksızın eşit haklar için mücadelelerini kazanabileceklerine inanıyordu.
Translate from turco to inglés
İftira niteliğinde, küçük düşürücü, müstehcen, uygunsuz, iffetsiz, pornografik, şiddet, suistimal, hakaret, tehdit ve taciz yorumlarına katlanılmaz.
Translate from turco to inglés
Televizyon şiddet gösteriyor, her şeyden önce daha genç insanları etkiler.
Translate from turco to inglés
Yiyecek yokluğundan dolayı şehrin her yerinde şiddet patlak verdi.
Translate from turco to inglés
İnsanlara sokaklardaki şiddet nedeniyle evde kalmaları söylendi.
Translate from turco to inglés
Birçok anne-baba televizyonda çok fazla şiddet olduğuna inanıyor.
Translate from turco to inglés
Doğrusunu söylemek gerekirse, ben şiddet filmlerinden bıktım.
Translate from turco to inglés
Tom şiddet filmlerini izlemekten hoşlanmaz.
Translate from turco to inglés
Biz şiddet sevmeyiz.
Translate from turco to inglés
Küçük çocuk üvey annesinden şiddet gördü.
Translate from turco to inglés
Şiddet, üç gün sürdü.
Translate from turco to inglés
Tom şiddet filmleri izlemeyi sevmiyor.
Translate from turco to inglés
Şiddet iki hafta sürdü.
Translate from turco to inglés
Şiddet daha sonra arttı.
Translate from turco to inglés
Şiddet olayında elli beş kişi öldü.
Translate from turco to inglés
Son karikatürlerde çok fazla şiddet ve müstehcen sahne var.
Translate from turco to inglés
Yeni karikatürler çok fazla şiddet ve cinsel sahneye sahip.
Translate from turco to inglés
Sonuçta, o şiddet suçu sebebiyle beş yıl hapis yatmıştı.
Translate from turco to inglés
Göstericiler gerçekten şiddet uyguladı mı?
Translate from turco to inglés
Tom şiddet istemiyordu.
Translate from turco to inglés
Birini öldürmeye, gidip ona fiziksel şiddet uygulamaya mı kalkardım?
Translate from turco to inglés
Bu arada kimseye fiziksel ve ruhsal şiddet uygulamayacağımı kesin olarak söyleyebilirim.
Translate from turco to inglés
Cesar Chavez çiftlik sahipleri ve onların destekçileri bazen şiddet kullansalar bile greve katılanların sessiz kalmalarını istedi.
Translate from turco to inglés
Tom herhangi bir şiddet eğilimi sergilemedi.
Translate from turco to inglés
Şiddet tolere edilmeyecek.
Translate from turco to inglés
Bir durumdan çıkış olarak, şiddet kullanma.
Translate from turco to inglés
Okullardaki şiddet olaylarından göçmenler sorumlu tutuluyor.
Translate from turco to inglés
Hepsi şiddet ortamında büyümüş.
Translate from turco to inglés
Bu filmi izleyemem, çok fazla şiddet var.
Translate from turco to inglés
Hayatında hiç şiddet yaşadın mı?
Translate from turco to inglés
Şiddet, toplumumuzun kanseridir.
Translate from turco to inglés
Ve şiddet sessizliğe neden olur.
Translate from turco to inglés
Şiddet son yıllarda arttı.
Translate from turco to inglés
Sokaklarda şiddet ve kaos var.
Translate from turco to inglés
Herhangi bir şiddet beklemiyoruz.
Translate from turco to inglés
Birine karşı şiddet kabul edilemez.
Translate from turco to inglés
Hiç şiddet yoktu.
Translate from turco to inglés
Şiddet daha fazla şiddeti doğurur.
Translate from turco to inglés
Kan ve şiddet onları büyülüyor.
Translate from turco to inglés
Bir şiddet suçuydu.
Translate from turco to inglés
Birçok ebeveyn televizyonda çok fazla şiddet olduğunu düşünüyor.
Sabrın bittiği yerde şiddet başlar.
Şiddet mutlaka en iyi şey değildir ama bazen bir çözümdür.
Sonunda o şiddet suçu için beş yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Tecavüz her zaman bir şiddet suçudur.
Tecavüz ve cinsel taciz şiddet suçlarıdır.
Şiddet onların anladıkları tek dildir.
Bugünün filmlerinde çok fazla seks ve şiddet vardır.
Şiddet, beceriksizin son sığınağıdır.
Kadına şiddet dünya çapında sıkça yaşanan insan hakları ihlallerindendir.
Şiddet suçu banliyölere yayıldı.
Neden dünyada bu kadar çok şiddet var?
Şimdiye kadar şiddet neyi başardı?
Tom şiddet içeren video oyunlarını çalmak ve yok etmek için gençlerin evlerine girmeyi sever.
Fadıl'ın şiddet konusunda bir ünü vardı.
Fadıl'ın kesinlikle şiddet geçmişi yoktu.
Şiddet beni şaşırtmaz.
Şiddet daha fazla şiddete neden olur.
Tom şiddet konusunda bir üne sahiptir.
Sami birkaç kez şiddet kullandı.
Günümüzde filmler seks ve şiddet dolu.
Hiçbir önemli şiddet bildirilmedi.
Futbol bir şiddet sporudur.
Şiddet tek cevaptır.
Şiddet eylemlerine göz yummuyorum.
Şiddet, Tom'un tek endişesi değildir.
Sebepsiz şiddet uyguluyorlar.
Şiddet onların anladıkları tek şeydir.
Sami'nin şiddet içeren cinsel istekleri porno siteleri tarafından harekete geçirildi.
Sami'nin şiddet içeren fantezileri vardı.
Şiddet asla kabul edilemez.
Şiddet, bir sevginin olmamasıdır.
Sami oğluna şiddet uyguluyordu.
Sami'nin şiddet öyküsü vardı.
Şiddet asla cevap değildir.
Sence filmlerde çok fazla şiddet var mı?
Televizyonda çok fazla şiddet olduğunu düşünüyor musun?
Sami aile içi şiddet nedeniyle altı kez tutuklandı.
Sami ev içi şiddet nedeniyle altı kez tutuklandı.
Sen hiç şiddet suçu kurbanı oldun mu?
Sami bütün Müslümanların kadınlara şiddet uyguladığını düşünüyordu.
Fransadaki şiddet arttı.
Irkçılar sokakta şiddet eylemleri gerçekleştiriyor.
Hiç şiddet gördün mü?
Aile içi şiddet ciddi bir sorundur.
Bazı Hindu liderler Müslümanlara şiddet çağrısı yapıyor.
Pek çok şiddet olayını ifşa ettik.
Gözlerini kan ve şiddet bürümüş.
Tom durumu şiddet kullanmadan çözdü.
Her yerde şiddet var.
Vücudunda herhangi bir şiddet izi yok.
Kadına yönelik şiddet insanlık haklarının ihlalidir.
Kadına yönelik şiddet günümüzde dünyanın en yaygın problemlerinden biri olarak sürmektedir.
Mennad aile içi şiddet nedeniyle tutuklandı.
Şiddet, Gazze ve Batı Şeria'nın ötesine yayılabilir mi?
Boşananlar şiddet kullanımından bahsediyorlar
Siz hiç şiddet suçu kurbanı oldunuz mu?