Learn how to use açıkçası in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Açıkçası, bu bir kişinin işi olamaz. Tatoeba'nın işbirlikçi olmasının nedeni budur.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, onun konuşmaları her zaman sıkıcı.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, Tom Fransızcayı çok iyi anlamaz.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, Mary'nin benimle öğle yemeği yemesini istemeye güvenim yoktu.
Translate from turco to inglés
Açıkçası Tom onun pahalı çay fincanlarından birini kırdığını Mary'nin fark etmemesini umut ediyor.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, Tom'un onun olmasına izin vermeye niyeti yoktu.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, yapmak istediğim her şeyi yapmak için zamanım yoktu.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, geçen yıl evlendik.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, daha önceki kadar iyi değilim.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, bir hata yaptın.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, siz elinizden gelen gayreti göstermediniz.
Translate from turco to inglés
Açıkçası o hatalı.
Translate from turco to inglés
Açıkçası yanılıyorsun.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, ben onu sevmiyorum.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, o suçlanacak.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası çok mutlu değildi.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, ben fikri beğenmiyorum.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, ondan hoşlanmıyorum.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, ben sizi sevmiyorum.
Translate from turco to inglés
Açıkçası o hatalıdır.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, bu bir hata.
Translate from turco to inglés
Açıkçası , o, o tür bir insan değil.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, senin görüşünü sevmiyorum.
Translate from turco to inglés
Açıkçası dünya yuvarlak değil.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, saç kesimini sevmiyorum.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, onunla çalışmak istemiyorum.
Translate from turco to inglés
Bu, açıkçası, bir hata.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, o oldukça utangaçtı.
Translate from turco to inglés
Açıkçası yarın biraz meşgul.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası bilmiyor.
Translate from turco to inglés
Açıkçası bazen yaptıklarınızı acımasız buldum.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası olanlar tarafından harap edildi.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası hayal kırıklığına uğradı.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası bizim burada olacağımızı beklemiyordu.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası etkilenmemişti.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası mutsuzdu.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası kızgındı.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası bu konuda çok tutkulu hissediyor.
Translate from turco to inglés
Tom'un açıkçası ciddi ruhsal problemleri var.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası çok kızgın.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası Mary'nin onu sevdiğini biliyor.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası ne yapacağını biliyor.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası Mary'yi cezbetti.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası Mary'nin burada olmamasından hayal kırıklığına uğradı.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası eğleniyor.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası korkmuş.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası korkuyor.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası işinden bıkmış.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası rahatsız.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası çok meşgul.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası bir şey hakkında endişeli.
Açıkçası ilgilenmiyorsunuz.
Açıkçası bir tür hata olacak.
Tom açıkçası soruna yaratmaya çalışıyor.
Açıkçası bir tür yanlış anlama var.
Açıkçası, Tom Mary'nin tipi değil.
O açıkçası benden daha güzel.
Açıkçası, ev ödevimi yapmadım.
Açıkçası bir şakaydı.
Açıkçası, bir sorun var.
Açıkçası, bu karara tamamen katılmıyorum.
Açıkçası ben açım.
Açıkçası Tom gitmek istemiyordu?
Açıkçası bazı şeylerin nedenini ben de bilmiyorum.
Açıkçası yalnız bırakılmak istiyorsun.
Açıkçası başka bir yol yoktu.
Açıkçası siz hatalısınız.
Açıkçası Tom biraz üzgün.
Açıkçası, o suçlu.
Açıkçası bunu anlayamıyorum.
Tom açıkçası çok sarhoştu.
Tom açıkçası çok hayal kırıklığına uğradı.
Açıkçası onu görmedin.
Açıkçası gitme zamanı.
Açıkçası beni hatırlamıyorsun.
Açıkçası yanlış bilgilendirildin.
Açıkçası ben bir hata yaptım.
Açıkçası Tom seni seviyor.
Açıkçası Tom, olabilecekler konusunda endişeliydi.
Açıkçası bu onu yapmak için en iyi yol değil.
Açıkçası Mary sarhoştu.
Açıkçası, yarın yağmur yağacak.
Tom'un açıkçası şüpheleri var.
Tom açıkçası hâlâ çok zayıf.
Tom açıkçası çok sinirli.
Tom Açıkçası hâlâ çok kızgın.
Açıkçası Tom iyi bir öğretmendir.
Açıkçası burada kimse yok.
Tom Mary'yi gördüğüne açıkçası mutluydu.
Tom Mary'yi gördüğüne açıkçası memnundu.
Açıkçası sana bunu sormak istiyorum.
Açıkçası, onun fikrinden o kadar etkilenmedim.
Açıkçası senin kendi çabalarınla hayatta ilerlemen gerektiğini kabul ediyorum.
Açıkçası, o bir hata yaptı.
Bu açıkçası kötü bir örnek.
Tom açıkçası onu şimdi rahatsız etmemizi istemiyor.
Tom açıkçası güveni hak ediyor.
Açıkçası, bir şeyler yanlış gitti.
Açıkçası, bizim farklı önceliklerimiz var.
Ben açıkçası yanlış bir şey yapıyorum.