Learn how to use açılan in a turco sentence. Over 24 hand-picked examples.
Ölüm, yaşadığımız bu fani hayatın sona ermesi ve ebedi olan ahiret hayatına açılan kapıdır.
Translate from turco to inglés
Zihnimde çocukluğuma açılan gizli bir geçit var.
Translate from turco to inglés
Bahçeye açılan kapı çok dar.
Translate from turco to inglés
Açılan solar, ağlayan güler.
Translate from turco to inglés
Ulusal Brukenthal Müzesi Romanya'da resmi olarak açılan ilk müzedir.
Translate from turco to inglés
Mary aldığı üstü açılan yeni arabasıyla herkese hava atıyor.
Translate from turco to inglés
Tom'un açılan bir alnı var.
Translate from turco to inglés
Heykeltraş işin gökyüzüne açılan bir pencereyi temsil ettiğini söyledi, ama bana mantıksız eğri böğrü bir metal parçası gibi göründü.
Translate from turco to inglés
Tom bir araçtan açılan ateş sonucu hayatını kaybetti.
Translate from turco to inglés
O, açılan alın bölgesi hakkında endişelendi.
Translate from turco to inglés
Ateşkes Ukrayna'da açılan ateş sonucu bozuldu.
Translate from turco to inglés
Yeni açılan kuyumcu, en iyi müşterilerimin bir kısmını elimden aldı.
Translate from turco to inglés
Ali açılan ortaya çok iyi yükseldi.
Translate from turco to inglés
Hava topunda rakibiyle çarpışıp kaşı açılan Ali maça bandajla devam etti.
Translate from turco to inglés
Kalabalığın içinden bazıları açılan ateşe karşılık verdi.
Translate from turco to inglés
Türkiye, Avrupa'nın Orta Doğu'ya açılan kapısı olmayı sürdürüyor.
Translate from turco to inglés
Türkiye, Çin'in Avrupa'ya açılan kapısı olmayı sürdürüyor.
Translate from turco to inglés
Türkiye aynı zamanda İslam aleminin Avrupa'ya açılan kapısı.
Translate from turco to inglés
Türkiye, Avrupa'nın İslam alemine açılan kapısı olmayı sürdürüyor.
Translate from turco to inglés
Bizim maviye olan sevdamız Selanik'te açılan bir çift gözle başladı.
Translate from turco to inglés
Adım başı açılan üniversitelerdeki ıvır zıvır bölümlerle diplomalı vasıfsız ordusu yaratılıyor.
Translate from turco to inglés
Masallarda rastlanan kuyu dibindeki gizli dünyalara açılan kapılar, ruhen çöken insanın önündeki yeni başlangıç ve potansiyelleri simgeleyen metaforlar olabilir mi?
Translate from turco to inglés
Sakinler şehrin etrafına doğu, güney, batı ve kuzeye çıkan yollara açılan dört kapılı bir duvar inşa ettiler.
Translate from turco to inglés
Yav önce bir defa, şu anda hakkında açılan davalar var. Sen bu davalarda bir defa sanık konumundasın, bunlardan bir kurtul; ve yargı mensubu kararlarıyla konuşur, şovmenlik yapmaz.
Translate from turco to inglés