Learn how to use açar in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Lütfen radyoyu açar mısın?
Translate from turco to inglés
Pencereyi açar mısın?
Translate from turco to inglés
Sonra onur konuğu onları açar ve şükranlarını ifade eder.
Translate from turco to inglés
Para her kapıyı açar.
Translate from turco to inglés
Işığı açar mısınız?
Translate from turco to inglés
Lütfen ışığı açar mısınız?
Translate from turco to inglés
O, kapıyı açar açmaz beyaz bir köpek evin dışına fırladı.
Translate from turco to inglés
TV'yi açar mısın?
Translate from turco to inglés
Televizyonu açar mısın?
Translate from turco to inglés
Sınırsız hoşgörü hoşgörünün ortadan kalkmasına yol açar. Hoşgörüsüz olanlara bile sınırsız hoşgörüyü uzatırsak, hoşgörülü bir toplumu hoşgörüsüzlerin saldırısına karşı korumaya hazır değilsek, o halde hoş görülü tahrip olacak ve onunla birlikte hoşgörü de.
Translate from turco to inglés
Gözlerimi tekrar açar açmaz, Amina bira bardağının tabanından bana bakıyordu.
Translate from turco to inglés
Tom televizyonu açar açmaz sigorta attı.
Translate from turco to inglés
Bir kitap açarsan, o senin ruhunu açar.
Translate from turco to inglés
Tom gece gittiğinde hırsız alarmını açar.
Translate from turco to inglés
Çiçekler açar.
Translate from turco to inglés
O pencereyi açar.
Translate from turco to inglés
Çantayı açar mısın?
Translate from turco to inglés
Kapıyı açar mısın?
Translate from turco to inglés
Benim için yer açar mısın?
Translate from turco to inglés
Işığı açar mısın?
Translate from turco to inglés
Umarım yakında hava açar.
Translate from turco to inglés
Lütfen kapıyı açar mısın?
Translate from turco to inglés
Mart ayında birçok çiçek açar.
Translate from turco to inglés
Birçok bitki ilkbaharda çiçek açar.
Translate from turco to inglés
Erik Mart ayında çiçek açar.
Translate from turco to inglés
Lütfen televizyonu açar mısın?
Translate from turco to inglés
O kapıyı açar açmaz bir kedi dışarı kaçtı.
Translate from turco to inglés
Kutuyu açar açmaz bir kurbağa dışarı zıpladı.
Translate from turco to inglés
Jim kapıyı açar.
Translate from turco to inglés
Para bütün kapıları açar.
Translate from turco to inglés
Üşüyorum. Isıtıcıyı açar mısın?
Translate from turco to inglés
Lütfen pencereyi açar mısın?
Translate from turco to inglés
Lütfen benim için yer açar mısın?
Translate from turco to inglés
Farlarınızı açar mısınız?
Translate from turco to inglés
Her mevsimde farklı çiçekler çiçek açar.
Translate from turco to inglés
Birçok güzel çiçekler İlkbaharda çiçek açar.
Translate from turco to inglés
Bu çiçekler diğerlerinden daha önce çiçek açar.
Translate from turco to inglés
Lütfen klimayı açar mısınız?
Translate from turco to inglés
Burada hava kötü. Pencereyi açar mısın?
Translate from turco to inglés
Affedersiniz fakat pencereyi açar mısınız?
Translate from turco to inglés
Kapıyı açar açmaz bir kedi dışarı koştu.
Translate from turco to inglés
Telefonun kulaklığının sesini açar mısın artık?
Translate from turco to inglés
Tom her sabah ofise varır varmaz pencereleri açar.
Translate from turco to inglés
Tom her sabah 8:00'de kapıyı açar.
Translate from turco to inglés
Elma ağaçları ilkbaharda çiçek açar.
Translate from turco to inglés
Tayfunlar her yıl zarara yol açar.
Translate from turco to inglés
Pencereyi açar mısınız?
Translate from turco to inglés
Azim ve sabır her kapıyı açar.
Translate from turco to inglés
Savcı delillere bakar, yeterli şüphe varsa davasını açar.
Translate from turco to inglés
Açar mısınız lütfen?
Translate from turco to inglés
Lütfen kapıyı açar mısınız?
Baharda, çiçekler büyür ve ağaçlar çiçek açar.
Gece lambasını açar mısın?
Dükkanlar ne zaman açar?
O anahtar bu çekmeceyi açar mı?
Tom çantayı açar açmaz onun ununki olmadığını bildi.
Bu kalemleri açar mısın?
Bagajı açar mısın?
Lütfen kamyonet kapısını kaydırarak açar mısın?
Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm fakat pencereyi açar mısın?
Kapıyı açar mısınız?
O, kapıyı açar açmaz bir kedi dışarı kaçtı.
Dil dünyalar açar.
Bu çiçekler ilkbaharda çiçek açar.
Radyoyu açar mısın?
Acele etmek hataların yapılmasına yol açar.
Bazı hatalar ölüme yol açar özellikle de trafikte yapılan hatalar.
Kirazlar nisanda çiçek açar.
Noel kaktüsümüz her zaman ekimin ortasında çiçek açar.
O, kapıyı açar açmaz, beyaz bir köpek evden kaçtı.
Hava karardı. Işığı açar mısın?
O, kapıyı açar açmaz yanan bir şeyin kokusunu aldı.
Hidrolik kırılma gerçekten depremlere yol açar mı?
Bu bitki baharın başlarında çiçek açar.
Bahçedeki çiçekler baharda açar.
Hava karardı. Lütfen benim için ışığı açar mısın?
Esperanto dostluğa yol açar.
Kötü düşünceler kötü davranışlara yol açar.
Küçük hatalar bazen büyük problemlere yol açar.
Pencereyi açar mısın ve bu havasız odayı havalandırır mısın?
Bu çiçekler diğerlerinden daha erken çiçek açar.
Anne kapıyı açar.
Kibir bir kişinin çöküşüne yol açar.
O herkes için bacaklarını açar.
Genellikle eve varır varmaz televizyonu açar mısın?
Roket patlama kutlamaları açar.
Kontrolsüz bir yaşam sefalete yol açar.
Lütfen gözlerini açar mısın?
Güller ilkbaharda çiçek açar.
Benim için kapıyı açar mısınız, lütfen?
Belirsiz ifadeler genellikle eğlenceli yorumlara yol açar.
Dünya bir kitaptır ve her adım bir sayfa açar.
O, kapıyı açar.
Kapıyı açar.
Aşağılık kompleksi ve üstünlük kompleksi genellikle benzer davranışa yol açar.
Mastürbasyon deliliğe yol açar.
Savaş hoşgörüsüzlüğe, hoşgörüsüzlük ise savaşa yol açar.
Et suyu kaynarken dostluk çiçek açar.
Lütfen bir pencere açar mısın? Kesinlikle.
O saçlarını açar.