Learn how to use açlıktan in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
İşçilerin çoğu açlıktan öldüler.
Translate from turco to inglés
Açlıktan ağlıyordu.
Translate from turco to inglés
Açlıktan ve yorgunluktan dolayı köpek sonunda öldü.
Translate from turco to inglés
Midem açlıktan yapıştı.
Translate from turco to inglés
Bir deri bir kemik açlıktan ölmüş bir kediydi.
Translate from turco to inglés
Dünyada bazı insanlar açlıktan muzdariptir.
Translate from turco to inglés
Onun emrinde çalışmaktansa açlıktan ölmeyi tercih ederim.
Translate from turco to inglés
Yaşlı adam açlıktan ölüyordu.
Translate from turco to inglés
Açlıktan ölmek üzereyim!
Translate from turco to inglés
Açlıktan ölüyorum!
Translate from turco to inglés
Kıtlıktan dolayı sığır açlıktan öldü.
Translate from turco to inglés
O açlıktan öldüğü için bir parça tost yedi.
Translate from turco to inglés
Kuraklıkta, pek çok insan ve hayvan açlıktan öldü.
Translate from turco to inglés
Neredeyse açlıktan ölüyorlardı.
Translate from turco to inglés
Birçok insan o savaş sırasında açlıktan öldü.
Translate from turco to inglés
Shinji'nin açlıktan öleceği gün gibi açıktı.
Translate from turco to inglés
Açlıktan ölüyorum.
Translate from turco to inglés
Ben açlıktan ölüyorum.
Translate from turco to inglés
Açlıktan kırılıyorum.
Translate from turco to inglés
Tom açlıktan ölüyordu.
Translate from turco to inglés
Sığır açlıktan ölüyordu.
Translate from turco to inglés
Hayvan açlıktan öldü.
Translate from turco to inglés
Şimdi yiyelim. Açlıktan ölüyorum.
Translate from turco to inglés
Birçok insan açlıktan ve hastalıktan öldü.
Translate from turco to inglés
Çalmaktansa açlıktan ölmeyi yeğlerim.
Translate from turco to inglés
Sığır açlıktan dolayı öldü.
Translate from turco to inglés
Zavallı kedi açlıktan ölmenin eşiğindeydi.
Translate from turco to inglés
Afrika'da çoğu çocuk açlıktan ölüyor.
Translate from turco to inglés
Binlerce insan açlıktan öldü.
Translate from turco to inglés
Zengin ülkelerde, çok az sayıda insan açlıktan ölüyor.
Translate from turco to inglés
Çalmaktansa açlıktan ölürüm.
Translate from turco to inglés
Hırsızlık yapacağıma açlıktan ölürüm.
Translate from turco to inglés
Bazı yerlerde, insanlar açlıktan öldü.
Translate from turco to inglés
Dünyada birçok insan açlıktan ölüyor.
Translate from turco to inglés
Çalmaktansa açlıktan ölmeyi tercih ederim.
Translate from turco to inglés
İstediğimiz her şey ile tıka basa dolu olan bir depoda açlıktan ölen ilk milletiz.
Translate from turco to inglés
Kıtlıktan dolayı sığırlar açlıktan öldü.
Translate from turco to inglés
Kalbim açlıktan ölen o çocuklar için sızlıyor.
Translate from turco to inglés
Kurak bir yıldı, ve birçok hayvan açlıktan öldü.
Translate from turco to inglés
Her yıl milyonlarca insan açlıktan ölüyor.
Translate from turco to inglés
Neredeyse açlıktan ölüyordum.
Translate from turco to inglés
Neredeyse açlıktan ölüyorduk.
Translate from turco to inglés
Tom açlıktan öldü.
Translate from turco to inglés
Adam açlıktan ölüyor.
Translate from turco to inglés
Açlıktan öldü.
Translate from turco to inglés
Para yetmeyince insan hırsızlık mı yapmalı, açlıktan ölmeli mi, yoksa aş evine mi gitmeli sen söyle?
Translate from turco to inglés
Açlıktan ölüyordum.
Translate from turco to inglés
Tom açlıktan ölmeyecek.
Translate from turco to inglés
Tom açlıktan ölüyor.
Translate from turco to inglés
Açlıktan ölüyoruz.
Translate from turco to inglés
Tom açlıktan ölecek.
Translate from turco to inglés
Açlıktan öleceğiz.
Translate from turco to inglés
Açlıktan öldük.
Açlıktan ölüyor olmalısın.
Ülkede çok sayıda insan açlıktan ölüyor.
Açlıktan ölse bile yardım istemezdi.
Haydi şimdi yiyelim. Açlıktan ölüyorum.
Tom açlıktan ölmek istemiyordu.
Açlıktan karnım gurulduyor.
Böyle bir şey yapacağıma açlıktan ölsem daha iyi.
İnşallah açlıktan ölmeyiz.
Onlar açlıktan ölüyorlar.
Umarım açlıktan ölmezsin.
Açlıktan ölmek zorunda değiliz.
Bana o koyun etinden biraz ayır. Bir parça et için açlıktan ölüyorum.
Açlıktan öleceğim!
Afrika'da açlıktan ölen çocuklar var.
Ne yani, burada durup açlıktan ölmeyi mi bekleyeceğiz?
Açlıktan ölen fakir çocukların halini düşünmüyorlar mı?
Açlıktan ölmeyeceğiz.
Açlıktan daha kötü bir şey yoktur.
Onlar açlıktan ölen fakir çocukları düşünmüyorlar.
Biz sakin duramayız ve insanların açlıktan ölmesini izleyemeyiz.
TV'de açlıktan ölen birçok insan gördüm.
Açlıktan ölen insanlara yiyecek sağla.
Onlar açlıktan ölecekler.
İnsanlar açlıktan ölüyordu.
Sığırlar açlıktan ölüyor.
Tom, lütfen bu açlıktan ölen insanlara yemek için bir şey verir misin?
Açlıktan ölmemi istemedin, değil mi?
Her gün milyonlarca insan açlıktan ölüyor.
Açlıktan ölen çocukları düşün.
Ben zaten açlıktan ölüyorum.
O açlıktan ölmeyecek.
Hayatta kalanlar açlıktan ölmek üzereyken bir adada bulundu.
Seni bilmem ama ben açlıktan ölüyorum.
Açlıktan ölüyorum! Acele et ve bana yiyecek bir şey ver.
Biz burada açlıktan ölüyoruz.
Ben artık açlıktan ölmüyorum.
Biz açlıktan öleceğiz!
O açlıktan öldüğü için suç işlemek zorunda kaldı.
Şehir açlıktan ölen askerlerle doluydu.
İnsanlar hâlâ açlıktan ölüyor.
Dünya deniz suyu ile çevrilidir ama yağmur başarısız olursa insanlar açlıktan ölecek.
Anneler çocuklarını doyurmak için kendileri açlıktan öldü.
Birçok işçi açlıktan öldü.
Afrika'da açlıktan muzdarip olanların acil yardıma ihtiyaçları var.
Eve geldiğimde açlıktan ölüyordum.
Bir Amerikan hükümeti, Amerikalıların açlıktan ölmelerine izin veremez.
Rehineler yiyecekten yoksun oldukları için açlıktan öldüler.