Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "ağız"

Learn how to use ağız in a turco sentence. Over 25 hand-picked examples.

Ağız yaram ağrıyor, bu yüzden gerçekten yemek yiyemiyorum.
Translate from turco to inglés

Önemsiz şeyler üzerinde birbirleriyle ağız dalaşına girdiler.
Translate from turco to inglés

Bu şekilde bir ağız kavgasına son vermeliyiz.
Translate from turco to inglés

Ağız ve burun yapınız, sesinizin kendine özgü niteliğini verir.
Translate from turco to inglés

Tom'un ağız kokusu var ve arkadaşları ona çok yaklaşmak için isteksiz.
Translate from turco to inglés

İyi ağız hijenine sahip olmak önemlidir.
Translate from turco to inglés

Meryem Tom'un kendisine ağız spreyi almasından gücendi.
Translate from turco to inglés

Allah bir insana daha çok dinlesin ve daha az konuşsun diye iki kulak ve bir ağız verdi.
Translate from turco to inglés

Buruna basarsanız, ağız açılır.
Translate from turco to inglés

Tom ağız dalaşına girmek istemediğini söylüyor.
Translate from turco to inglés

Kapalı bir ağız sinek yakalayamaz.
Translate from turco to inglés

İki kulağımız ve bir ağız var, bu nedenle söylediklerimizden daha çok dinlemeliyiz.
Translate from turco to inglés

Göz ile kulak iki, ağız tek. Çok görüp, çok dinleyip, az konuşmak için.
Translate from turco to inglés

Allah ağız tadı versin.
Translate from turco to inglés

Allah ağız tadıyla oturmayı nasip etsin.
Translate from turco to inglés

Ağız kenarlarını yukarıya doğru çekersen, burnundan nefes alamazsın. Gerçi bu doğru değil ama yine de şimdi gülümsemeni sağlamış oldum.
Translate from turco to inglés

Ağız dalaşını sürdürdüler.
Translate from turco to inglés

Atışmak; karşılıklı olarak kırıcı sözler söylemek, ağız kavgası etmek anlamına gelir.
Translate from turco to inglés

Ağız kokusunu gidermek için sadece diş değil, dil temizliği de önemli.
Translate from turco to inglés

Ali bu aralar iyice ağız ishali oldu.
Translate from turco to inglés

Yutak, boğazın ağız ve burnun arkasında kalan kısmıdır.
Translate from turco to inglés

Sık sık ağız kuruluğu yaşıyor musunuz?
Translate from turco to inglés

Uzun süre Amerika'da yaşayan Ali, teşekkür ettiğimizde bazen ağız ve zihin alışkanlığıyla "hoş geldiniz" diyor.
Translate from turco to inglés

Babasını görünce korkusundan ağız değiştirdi.
Translate from turco to inglés

Yanni, Skura'nın ağız ve burnundan kan aktığını gördü.
Translate from turco to inglés