Learn how to use ağrısı in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Baş ağrısı çekiyor.
Translate from turco to inglés
O çocuk tam bir baş ağrısı.
Translate from turco to inglés
Zaman zaman can sıkıcı baş ağrısı çekti.
Translate from turco to inglés
Mary'nin sırt ağrısı ona işkence yapıyordu.
Translate from turco to inglés
Benim diş ağrısı birkaç saat içinde geri döndü.
Translate from turco to inglés
Baş ağrısı için ne önerirsiniz?
Translate from turco to inglés
Tom'un çok ağrısı var fakat o ona katlanabileceğini söylüyor.
Translate from turco to inglés
Mide ağrısı için bir şeyiniz var mı?
Translate from turco to inglés
Çok yaygın bir tip dirsek ağrısı, İngilizcede " tenisçi dirseği " olarak bilinir.
Translate from turco to inglés
Tom, korkunç bir baş ağrısı ile uyandı.
Translate from turco to inglés
Tom berbat bir baş ağrısı var.
Translate from turco to inglés
Kötü bir baş ağrısı olduğu için Tom uyuyamadı.
Translate from turco to inglés
Tom'un şiddetli bir baş ağrısı var.
Translate from turco to inglés
Alice şiddetli bir baş ağrısı yüzünden işten eve erken döndü.
Translate from turco to inglés
Tom'un sırt ağrısı var.
Translate from turco to inglés
Tom'un bir diş ağrısı var.
Translate from turco to inglés
Onun yan tarafında bir ağrısı var.
Translate from turco to inglés
Tom'un kötü bir karın ağrısı vardı.
Translate from turco to inglés
Tom'un berbat bir baş ağrısı vardı.
Translate from turco to inglés
Tom'un omuzunda bir ağrısı var.
Translate from turco to inglés
Berbat bir baş ağrısı çekiyorum.
Translate from turco to inglés
Baş ağrısı için bir şeyin var mı?
Translate from turco to inglés
Kötü bir baş ağrısı çekiyordu.
Translate from turco to inglés
Annem sık sık baş ağrısı çeker.
Translate from turco to inglés
Diş ağrısı onun yüzünü şişirdi.
Translate from turco to inglés
Tom bütün gün baş ağrısı çekiyor.
Translate from turco to inglés
Aspirin baş ağrısı için hızlı bir rahatlama sağlayabilir.
Translate from turco to inglés
Uyanır uyanmaz, baş ağrısı yeniden geldi
Translate from turco to inglés
Ağrısı var.
Translate from turco to inglés
Bir diş ağrısı beni uykumdan mahrum etti.
Translate from turco to inglés
Tom şiddetli karın ağrısı çekiyor.
Translate from turco to inglés
Tom şiddetli baş ağrısı ve baş dönmesi yaşıyor.
Translate from turco to inglés
Bu sadece bir baş ağrısı.
Translate from turco to inglés
Tom kötü bir baş ağrısı çekiyor.
Translate from turco to inglés
İyi çiğneyemiyor çünkü şu anda diş ağrısı var.
Translate from turco to inglés
O sık sık bir diş ağrısı olduğundan yakınır.
Translate from turco to inglés
Tom sık sık baş ağrısı çeker.
Translate from turco to inglés
Kulak ağrısı dışında kendimi iyi hissediyorum.
Translate from turco to inglés
Sende baş ağrısı var mı?
Translate from turco to inglés
Hepimizin karın ağrısı var.
Translate from turco to inglés
Tom'un sağ elinde keskin bir ağrısı vardı.
Translate from turco to inglés
Çok sırt ağrısı çekiyorum.
Translate from turco to inglés
Küçük kız kardeşim dün geceden beri bir diş ağrısı çekiyor.
Translate from turco to inglés
Çok ağrısı olan bir hastam var.
Translate from turco to inglés
Tom'un ağrısı olduğunu nasıl söyleyebilirsin?
Translate from turco to inglés
Ağrısı olan tek kişi sen olduğunu mu düşünüyorsun?
Translate from turco to inglés
Tom'un korkunç bir baş ağrısı var çünkü dün gece çok içti.
Translate from turco to inglés
Başım ağrıyor. Hiç baş ağrısı hapın var mı?
Translate from turco to inglés
Onun bir mide ağrısı vardı.
Translate from turco to inglés
Karın ağrısı sık karşılaşılan bir sorundur.
Karın ağrısı yaygın bir sorundur.
Tom ağrısı olmadığını söyledi.
Tom'un biraz ağrısı var.
Tom'un konuşamayacak kadar çok ağrısı vardı.
Birçok sırt ağrısı kendiliğinden iyi olur.
Bir baş ağrısı ile uyandım.
Hastalığın ilk belirtileri ateş ve boğaz ağrısı.
Tom'un hala baş ağrısı var.
Tom diş ağrısı çekiyor.
Tom baş ağrısı şikayetiyle işten erken ayrıldı.
Tom baş ağrısı ile uyandı.
Bu müzik bana bir baş ağrısı veriyor.
Bütün bu mesele bana bir baş ağrısı veriyor.
Baş ağrısı için iki aspirin al.
Dentiste sık sık gittiği için çok nadir diş ağrısı çeker.
Bir baş ağrısı ile rahat hissedemezsin.
Tom'un kötü bir baş ağrısı vardı.
Tom'un da, gerçekten kötü bir baş ağrısı var.
Tom kötü bir baş ağrısı olduğunu ve yatması gerektiğini söyledi.
Tom'un dün gece kötü bir baş ağrısı vardı.
Bu ilacı alırsan, mide ağrısı iyileşmiş olacak.
Tom'un boğaz ağrısı var.
Bileşik kırığın ağrısı neredeyse katlanılmazdı.
Dan bir migren baş ağrısı çekiyor.
Onun artık daha fazla ağrısı yok.
Bu sabah bir baş ağrısı ile uyandım.
Öyle kötü bir baş ağrısı vardı ki toplantıyı iptal etmek zorunda kaldı.
Diş ağrısı, yaşadığım en kötü acılardan biridir.
Yüksek sesli matkap, kocasına baş ağrısı verdi.
Aniden göğüs ağrısı ile vuruldu.
Kızının bir mide ağrısı var.
Oğlum diş ağrısı çekiyor.
Oğlumun diş ağrısı var.
Mide ağrısı geçti.
Karın ağrısı geçti.
Ağrı burada, değil mi? O bir mide ağrısı.
Tüm vücudumda kas ağrısı hissediyorum.
Benim boğaz ağrısı ve ateşim var.
Senin boğaz ağrısı ve ateşin var. Dışarı çıkma.
O gürültü bana baş ağrısı veriyor.
Ne baş ağrısı!
Tom'un bir baş ağrısı vardı.
Bu sabahtan beri hafif boğaz ağrısı yaşıyorum. Ben bir soğuk algınlığına yakalanıp yakalanmadığımı merak ediyorum.
O karın ağrısı beni terletti.
Büyükbabam mide ağrısı için yardım aramak için hastaneye gitti.
Herhangi bir göğüs ağrısı yaşıyor musunuz?
O diş ağrısı çekiyor.
Göğsümde öksürük ve baş ağrısı olan soğuk algınlığı var.
O uzun süredir kötü baş ağrısı çekiyor.
O, kötü bir baş ağrısı yaşadığını söyledi.