Learn how to use ağzını in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Bisikletimi çaldın ve şimdi ben senin ağzını burnunu dağıtacağım.
Translate from turco to inglés
O, protesto etmek için ağzını açmadı.
Translate from turco to inglés
O, ağzını ayırarak esnedi.
Translate from turco to inglés
Aslan kocaman ağzını açtı ve kükredi.
Translate from turco to inglés
Tom ağzını duruladı.
Translate from turco to inglés
Tom ağzını kapalı tuttu.
Translate from turco to inglés
Tom ağzını kapalı tuttu ve ne olduğunu kimseye söylemedi.
Translate from turco to inglés
Tom hapşırdığı zaman ağzını örttü.
Translate from turco to inglés
Ağzını aç!
Translate from turco to inglés
Kocaman ağzını kapa.
Translate from turco to inglés
Bebek ağzını açtı.
Translate from turco to inglés
Lütfen ağzını çalkala.
Translate from turco to inglés
Çok suskun biridir ve kendisiyle konuşulmadıkça ağzını açmaz.
Translate from turco to inglés
Bir an ağzını kapattı.
Translate from turco to inglés
Ağzını aç ve gözlerini kapat.
Translate from turco to inglés
Kızınca ağzını bozar.
Translate from turco to inglés
Ağzını bir kez daha açarsan seni pataklayacağım!
Translate from turco to inglés
Ağzını kapalı tut.
Translate from turco to inglés
Ağzını geniş aç.
Translate from turco to inglés
Küfretme yoksa ağzını sabunla yıkarım.
Translate from turco to inglés
Ağzını kesinlikle kapalı tutamaz, bir saniye bile.
Translate from turco to inglés
Ağzını kocaman açtı.
Translate from turco to inglés
Ağzını kapat.
Translate from turco to inglés
Ağzını topla.
Translate from turco to inglés
Tom bir şey söylemek için ağzını açtı ama Mary sözünü kesti.
Translate from turco to inglés
Tom bıçağının ağzını pantolonuna sildi.
Translate from turco to inglés
Tom ağzını açtı.
Translate from turco to inglés
Tom ağzını kapalı tutmalıydı.
Translate from turco to inglés
Ağzını kapalı tutmalıydın.
Translate from turco to inglés
Konuşacakmış gibi ağzını açtı ama hiçbir şey söylemedi.
Translate from turco to inglés
Onun görüşleri hakkında onun ağzını aradım.
Translate from turco to inglés
Şimdiki gençler ağzını çabuk bozuyor.
Translate from turco to inglés
Ağzını açma.
Translate from turco to inglés
Ağzını kapalı, gözlerini ise açık tut.
Translate from turco to inglés
Mary ağzını kapatıp esniyor.
Translate from turco to inglés
Söyleyecek güzel bir şeyin yoksa ağzını kapalı tut.
Translate from turco to inglés
Ağzını aç, dilini çıkar.
Translate from turco to inglés
Neden ağzını kapatmadın?
Translate from turco to inglés
Ağzını açtı.
Translate from turco to inglés
Tom asla ağzını kapalı tutamaz.
Translate from turco to inglés
Ağzını kapatabilir misin?
Translate from turco to inglés
Sanırım ağzını kapalı tutman gerekiyor.
Translate from turco to inglés
Tom lafı kesmek için, ağzını açtı.
Translate from turco to inglés
Tom mendiliyle burnunu ve ağzını kapattı.
Translate from turco to inglés
Şişenin ağzını açıyorsun.
Translate from turco to inglés
Tom ağzını kapattı.
Translate from turco to inglés
Tom ağzını kapalı tutmayı biliyor.
Translate from turco to inglés
Tom eliyle ağzını kapattı.
Translate from turco to inglés
Ağzını açmadan önce düşün!
Translate from turco to inglés
Ağzını açmadan önce düşün.
Translate from turco to inglés
Carletto, ağzını camdan çek.
Translate from turco to inglés
Ağzını kapalı tut ve sana söylendiği gibi yap.
Translate from turco to inglés
Çocuk hırsızları Tom'un ağzını tıkadılar ve onu bir dolaba kilitlediler.
Translate from turco to inglés
Tom çığlık atmak için ağzını açtı.
Translate from turco to inglés
Çocuk kaçıranlar Tom'un ağzını tıkadı ve onu dolaba kilitledi.
Tom ağzını kapadı.
Tom bir şey söylemek için ağzını açtı.
Bütün gece Tom'un ağzını bıçak açmadı.
Ağzını açık bıraktı.
Tom ağzını kapalı tutamıyor.
Ağzını kapalı tutabilir misin?
Dan Linda'nın ağzını tıkadı ve onu bir dolaba kilitledi.
O, onu bağladı ve onun ağzını tıkadı, sonra onu vahşice dövmeye başladı.
O güzel, bu doğru ama o ağzını bir defa açtı mı sen yalnızca kaçmak isteyeceksin.
Tom konuşmaya devam etti ve Mary'nin ağzını açmasına izin vermedi.
Tom ağzını açmaya cesaret edemedi.
Tom protesto etmek için ağzını açtı.
Dan açtı ağzını yumdu gözünü.
O sanki konuşacakmış gibi ağzını açtı ama bir şey söylemedi.
Tom ağzını kocaman açtı.
Hem Tom hem de Mary ağzını kapattı.
Tom elinin tersiyle ağzını sildi.
Sadece ağzını kapalı tut.
Tom çığlık atmaya çalıştı, ama Mary eliyle onun ağzını kapattı.
Herbert ağzını açtı ama Tom ona tehditkar bir görünüm verdi.
İğrenç ağzını kapa.
Ağzını açmasan iyi olur.
Türkiye, ağzını kapalı tuttuğun sürece güzeldir.
Büyük ağzını açmadan önce hiç düşünüyor musunuz?
Tom yarıda kesmek için ağzını açtı.
Ağzını hayra aç!
Ben ağzını sabunla yıkayacağım.
Sana ağzını kapalı tutmanı söyledim.
Tom konuşmak için ağzını açtı.
Büyük ağzını kapatmaya ne dersin?
Tom ağzını açmaya cesaret etmez.
O bütün akşam ağzını açmadı.
Biber onun ağzını yaktı.
Dişçi "Ağzını aç" dedi.
Sonra, nihayet, o, ağzını açtı.
Ağzını şapırdatma.
O tüm öğleden sonra ağzını açmadı.
O ağzını açtı.
Bu adam onun eğitimden yoksun olduğunu görmen için sadece ağzını açmak zorunda.
Söylemek istediğin şeyin sessizlikten daha iyi olduğundan emin değilsen ağzını açma.
Tom ağzını kapalı tutmalı.
Tom asla ağzını bir şeyi şikayet etmeden açmaz.
Tom babasının eve gelmesi hakkında ağzını kapalı tutamadı.
Sadece ağzını kapat yoksa bundan pişman olacaksın.
Bir şey hakkında şikayet etmeden ağzını asla açmaz.