Learn how to use ahşap in a turco sentence. Over 87 hand-picked examples.
Bu ahşap bir masadır.
Translate from turco to inglés
Ahşap evler kolayca tutuşurlar.
Translate from turco to inglés
Ahşap kolayca yanar.
Translate from turco to inglés
Ahşap yanar.
Translate from turco to inglés
Ahşap bir zemin güzeldir.
Translate from turco to inglés
Ahşap yüzer, ancak demir batar.
Translate from turco to inglés
Ahşap evler kolayca yanar.
Translate from turco to inglés
Ahşap bir evde yaşamayı tercih ederim.
Translate from turco to inglés
Ahşap kolaylıkla yanar.
Translate from turco to inglés
Keşiş ahşap bir kulübede yaşıyordu.
Translate from turco to inglés
Ayrıca ahşap ve ahşap ürünleri sattılar.
Translate from turco to inglés
Gemiyi inşa etmek için yerel ahşap kullandılar.
Translate from turco to inglés
Bahçe ahşap bir çitle çevriliydi.
Translate from turco to inglés
Yaşlı adam ahşap bebeğe Pinokyo adını verdi.
Translate from turco to inglés
Kaliforniya'da birçok evin ahşap çerçeveleri var.
Translate from turco to inglés
Bir sandalye yerine lütfen bu ahşap kutuyu kullan.
Translate from turco to inglés
Kuru ahşap iyi yanar.
Translate from turco to inglés
Ahşap bir masam var.
Translate from turco to inglés
Bu ahşap sandalye ne kadar?
Translate from turco to inglés
Bu masa ahşap.
Translate from turco to inglés
Çocuklar ahşap bloklarla oynadılar.
Translate from turco to inglés
Ahşap bir bina inşa edeceğiz.
Translate from turco to inglés
Ahşap sandalye pahalıdır.
Translate from turco to inglés
Köy halkı, nehir üzerinde ahşap bir köprü yaptılar.
Translate from turco to inglés
Ahşap sandalyeler pahalıdır.
Translate from turco to inglés
Ahşap inşaatlar kolayca alev alabilir.
Translate from turco to inglés
Kentte birkaç büyük ahşap eski ev vardı.
Translate from turco to inglés
Tom ahşap kutuyu tekmeledi.
Translate from turco to inglés
Benim ahşap yatağım aslında oldukça ağır.
Translate from turco to inglés
Horyuji dünyanın en eski ahşap binasıdır.
Translate from turco to inglés
Ahşap ağaçlarda yetişmiyor.
Translate from turco to inglés
Ahşap sandalye ne kadar?
Translate from turco to inglés
Ahşap çok kolay yanar.
Translate from turco to inglés
Anneannem bir avuç yeşil fasulyeyi çıkardı. Onları eski bir tavanın içine döktü. Sabırla onları kızarttı, bakır kulplu bir ahşap el değirmeninde öğüttü, sonucu eski moda bir Macar espresso makinesi içine sıktı, onu bir tepsiye koydu ve iki saat sonra, o kahveydi.
Translate from turco to inglés
Bir bento haşlanmış pirinç ve deniz yosunundan yapılan küçük bir yemektir, bu ucuz ahşap kutularda satılmaktadır.
Translate from turco to inglés
Geleneksel Japon evleri ahşap eklemeler ile birbirine tutturulur.
Translate from turco to inglés
Her iki ahşap parçalar farklı şekillerde.
Translate from turco to inglés
Ahşap yüzer.
Translate from turco to inglés
Geleneksel ahşap evlerin çoğu alevler içinde.
Translate from turco to inglés
Atlantic City ahşap yürüyüş yoluyla ünlüdür.
Translate from turco to inglés
Tom ahşap işçiliğinden hoşlanır.
Translate from turco to inglés
O ahşap bir Buda heykeli yonttu.
Translate from turco to inglés
Tom ahşap bloklarla oynuyor.
Translate from turco to inglés
Ahşap su içinde on yıl kalabilir ama o asla bir timsah olmaz.
Translate from turco to inglés
Ben ahşap bir masa yaptım.
Translate from turco to inglés
2015 ahşap keçinin yılı.
Translate from turco to inglés
Hollanda, yel değirmenleri, laleler, ahşap takunya ve kanallar ile ünlüdür.
Translate from turco to inglés
Ahşap saplı bir atlama ipi istiyorum.
O eski bir ahşap sandığı miras olarak aldı.
Bahçenin ahşap bir çiti var.
Çocuk ahşap bloklarla oynuyordu.
Ahşap çürümüş.
Evin iki katı ve ahşap kiremitli çatısı vardır.
Yeni zemin kaplaması ahşap gibi görünüyor ama aslında vinil.
Takılarımı koymak için güzel bir ahşap kutum var.
Yeni teleskop büyük bir ahşap kutu içinde gönderildi.
Tom bir ahşap kulübeye sığındı.
Tom ahşap oyuncaklarla oynuyor.
Kendime güzel bir ahşap kukla yapmayı düşündüm.
Suda ahşap yüzecektir ve taş batacaktır.
Onlar onunla çiftliğin yakınındaki eski bir ahşap binaya yürüdüler.
Ahşap bir yatak altın tabuttan daha iyidir.
Basit ahşap haç Tom'un mezarını işaret ediyor.
Ucuz ahşap kutu sandalyenin üstüne konuldu.
Ahşap teknelerimiz vardı.
Nadir ekim güneşi ışığında ahşap çitte bir çiftlik kedisi yatıyordu.
Bütün öğleden sonra ahşap doğruyor olacağım.
Ahşap bir bina kolayca yanabilir.
Yunanlılar dev ahşap bir at inşa ettiler.
Ahşap bir kulübe inşa etmek istiyorum.
Bu ahşap mobilya parçası fazla iridir.
Bunun plastik olduğunu biliyordum ama ahşap gibi tadı vardı.
Sami, Leyla'nın ahşap dolabına bir sembol kazıdı.
Ahşap bir mobilya parçası yapıyor.
Masa ahşap.
Tom bir ahşap yakma sanatçısı.
Ali'nin dedesi ahşap ustasıydı.
Ali'nin dedesi ahşap oymacıydı.
Ahşap bir zeminden seramik karoya geçmeye hazır mısın?
Ahşap bir ev inşa ediyoruz.
Güzel ahşap mobilyalar yapıyor.
Anne-babam ahşap evde yaşıyor.
Vadi'deki evler taş, ahşap ya da kerpiç.
Alüminyum ve cam, inşaat sektöründe malzeme olarak çelik ve ahşap kadar olmasa da önemlidirler.
Tobias arka bahçedeki küçük bir ahşap kulübede saklandı.
Ahşap ustasının işi ağaçladır.
Ahşap imalat atıkları kabuk, talaş ve tozdur.