Learn how to use akşamı in a turco sentence. Over 81 hand-picked examples.
Kaza, geçen Pazar akşamı gerçekleşti.
Translate from turco to inglés
Cuma akşamı, üç adam Bay White'ın oteline geldi ve üç oda istedi.
Translate from turco to inglés
Tom Cumartesi akşamı kız arkadaşını dışarı çıkardı.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye Cumartesi akşamı nerede olmayı planladığını sordu.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary önümüzdeki cuma akşamı bir hoş geldin partisi verecek.
Translate from turco to inglés
Tom bütün akşamı ünlü kişlerin fotoğrafları için Web'i araştırmakla geçirdi.
Translate from turco to inglés
Arkadaşlarımızla konuşarak akşamı geçirdik.
Translate from turco to inglés
Anderson ailesi dışında herkes gelecek perşembe akşamı partiye gidiyor.
Translate from turco to inglés
O hoş bir sonbahar akşamı idi.
Translate from turco to inglés
Pazar akşamı gelebilir misin?
Translate from turco to inglés
O, akşamı bir kitap okuyarak geçirdi.
Translate from turco to inglés
Cumartesi akşamı danslarımız var.
Translate from turco to inglés
Bu sessiz bir kış akşamı oldu.
Translate from turco to inglés
Pazartesi akşamı en sevdiğin TV gösterimi hangisi?
Translate from turco to inglés
Tüm akşamı birlikte dans etmek için harcadık.
Translate from turco to inglés
Cuma akşamı benimle film izlemeye gitmek ister misin?
Translate from turco to inglés
Akşamı nasıl geçirmeliyiz?
Translate from turco to inglés
Tüm akşamı anahtarlarımı bulmaya çalışmakla geçirdim.
Translate from turco to inglés
Salı akşamı hepimiz panikledik.
Translate from turco to inglés
Ben bu akşamı hatırlayacağım.
Translate from turco to inglés
Gelecek pazartesi akşamı bizim için çocuk bakabileceğini umuyordum.
Translate from turco to inglés
Tom benim gelecek pazartesi akşamı onun için bir doğum günü partisi vermemi istiyor.
Translate from turco to inglés
Akşamı bir roman okuyarak geçirdim.
Translate from turco to inglés
Cuma akşamı bir partiye gidiyorum.
Translate from turco to inglés
Cuma akşamı bir parti veriyoruz.
Translate from turco to inglés
Yeni aydan sonra birkaç gün batı akşamı gökyüzünde ince bir hilal görürüz.Hilal ay her gece gittikçe büyür ya da şişmanlıyor gibi görünür.
Translate from turco to inglés
Tom pazartesi akşamı çocuklara bakıcılık yapmayı kabul etti.
Translate from turco to inglés
Grubumuz her pazartesi akşamı kilisemizin bodrumunda buluşur.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary cuma akşamı birlikte bir sinemaya gitmeyi planlıyor.
Translate from turco to inglés
Mary ve erkek arkadaşı cuma akşamı bir sinemaya gitmeyi planlıyor.
Translate from turco to inglés
Tom'un cuma akşamı Mary ile bir randevusu var.
Translate from turco to inglés
Geçen cuma akşamı Mary ile bir randevum vardı.
Translate from turco to inglés
Perşembe akşamı telefon konferansı için telefon numarası 415-904-8873'dir.
Translate from turco to inglés
Tom geçen cuma akşamı Mary'yi gezmeye götürdü.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary cuma akşamı bir akşam yemeği partisi veriyor.
Translate from turco to inglés
Bütün akşamı Tom'la konuşarak geçirdim.
Translate from turco to inglés
Tom genellikle her pazartesi akşamı beni arar.
Translate from turco to inglés
Biletler 30 dolardır ve konser akşamı kapıda satın alınabilir.
Translate from turco to inglés
Bütün akşamı onlarla konuşarak harcadık.
Translate from turco to inglés
Bizim yerimizde cuma akşamı bir parti veriyoruz.
Translate from turco to inglés
Cuma akşamı, tanımadığım biriyle buluşmaya gidiyorum.
Tom Pazartesi akşamı tutuklandı.
Tom ve Mary akşamı John'un sorunları hakkında konuşarak geçirdiler.
Herkes için akşamı mahvetmek istemiyorum.
Biz akşamı gülüp fıkra anlatarak geçirdik.
O, akşamı sıkıcı ve ilgi çekmeyen, kısaca, bir zaman kaybı buldu.
Ben bütün akşamı Kenji Miyazawa'nın şiirini okuyarak geçirdim.
Neden akşamı Tom'la geçirmeyi kabul ettin?
27 Kasım akşamı yatmaya gittiğimde kör kedimi kucağıma aldım ve ona "Sen ve ben bu dünyada yalnız kaldık." dedim. Ama iki gün sonra kör kedim öldü ve ben yapayalnız kaldım.
Tom her pazartesi akşamı arkadaşlarıyla poker oynar.
Cuma akşamı boş musun?
Onu geçen pazartesi akşamı yazmıştım.
Tom akşam yemeği için pazartesi akşamı geliyor.
Fadil Layla'yı cuma akşamı telefonla aradı.
Tom Pazartesi akşamı Mary'yi aradığını söyledi.
Tom pazartesi akşamı Mary'yi arayacağını söyledi.
Pazartesi akşamı Tom için bir doğum günü partisi vereceğiz.
Gelecek Cuma akşamı uğramak ve benimle ve arkadaşlarımla poker oynamak isteyebilirsiniz.
Tom pazartesi akşamı Mary'yi aradı.
Tom, 20'si akşamı buradaydı.
Tom'un pazartesi akşamı evinde bir parti vardı.
Tom pazartesi akşamı yaptığım aynı şeyi yaptı.
Tom ve Mary pazartesi akşamı bir ziyafet veriyor.
Akşamı bir kitapçıda geçirdim.
Tom geçen pazartesi akşamı öldü.
Sami bütün akşamı Leyla ile geçirdi.
Tom geçen pazartesi akşamı evde değildi.
Tom her pazartesi akşamı gelir ve benimle müzik çalardı.
Tom pazartesi akşamı bir parti veriyor.
Tom akşamı çocuklarıyla televizyonda basketbol maçı izleyerek geçirdi.
Tom, Pazartesi akşamı Mary için bir doğum günü partisi verecek.
Ali seyircilere güzel bir futbol akşamı yaşatmak istediklerini söyledi.
Büyük derbi pazar akşamı oynanacak.
Pazartesi akşamı Tom'u aradım.
Tom akşamı kitap okuyarak geçirdi.
Tom bütün akşamı telefonda geçirdi.
Ha bitti ha bitecek derken akşamı ettik.
Tüm akşamı Tom'la konuşarak geçirdim.
Ağzım burnum derken akşamı etmişiz.
Kasiyerin salı günü akşamı 10.000 lira açığı çıktı.
En inanılmaz akşamı yaşadım.