Learn how to use alt in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Sözlüğümü alt katta bırakmışım.
Translate from turco to inglés
Bir sayfanın alt kısmını okuyun.
Translate from turco to inglés
Mümkün olduğu kadar kısa sürede alt kata gel.
Translate from turco to inglés
O takım her zaman alt sıralarda.
Translate from turco to inglés
Benim sol alt arka dişim ağrıyor.
Translate from turco to inglés
Onun alt yapısı onun selefininki ile paralellik göstermektedir.
Translate from turco to inglés
Tom daha sonra ne yapması gerektiğini merak ederek merdivenlerin alt kısmında oturdu.
Translate from turco to inglés
Tom'un üst dişleri alt dişlerinden daha ilerde.
Translate from turco to inglés
Ann alt kata geldi.
Translate from turco to inglés
Tom pijamaları ile alt kata geldi
Translate from turco to inglés
Onlar alt katta yaşıyor.
Translate from turco to inglés
Ben alt katta yaşıyorum.
Translate from turco to inglés
Onun alt kata geldiğini duyduk.
Translate from turco to inglés
Onun işte bir alt yapısı var.
Translate from turco to inglés
Onun alt kata geldiğini duydum.
Translate from turco to inglés
Sırtımın alt tarafında berbat bir ağrım var.
Translate from turco to inglés
Alt tarafı imzalayın lütfen.
Translate from turco to inglés
Kitabı alt rafa koyun.
Translate from turco to inglés
Kitabı alt rafa koy.
Translate from turco to inglés
A kümesi B kümesinin alt kümesidir.
Translate from turco to inglés
Alt tarafı bir öğrencisin.
Translate from turco to inglés
Kağıdın alt kısmına adınızı yazın.
Translate from turco to inglés
Bu fotoğrafa alt yazı koy.
Translate from turco to inglés
Tom'u alt edemem.
Translate from turco to inglés
Tom alt katta bekliyor.
Translate from turco to inglés
Tom alt katta bavul hazırlıyor.
Translate from turco to inglés
Tom tam alt katta.
Translate from turco to inglés
Tom Fransızca alt yazılı bir Japon filmi izledi.
Translate from turco to inglés
Benimle alt katta buluş.
Translate from turco to inglés
Bizim evin sağlam bir alt yapısı ve çatısı vardı.
Translate from turco to inglés
Tom alt kata gitti.
Translate from turco to inglés
Alt dudak, üst dudaktan daha büyüktür.
Translate from turco to inglés
Tom alt katta.
Translate from turco to inglés
Alt katta olman gerekiyor.
Translate from turco to inglés
Hazır olduğunuzda bizi alt katta karşılayabilirsiniz.
Translate from turco to inglés
Tom alt ranzada uyuyor.
Translate from turco to inglés
Benim gibi alt tabakadan birinin kaderi ise sadece ve sadece ezilmektir.
Translate from turco to inglés
Yavaş bir el hareketiyle onun bir tutam saçını kenara itti. Sonra, şefkatle ve yumuşak bir şekilde kulağının alt tarafından boynunu öptü.
Translate from turco to inglés
Bir grup çocuk alt katta oynuyor.
Translate from turco to inglés
Alt katta bekleyen bir arkadaşım var.
Translate from turco to inglés
Alt çekmeceye baktın mı?
Translate from turco to inglés
Beni alt katta bekle.
Translate from turco to inglés
Alt kata gel.
Translate from turco to inglés
Alt başlıklar kullanmak gereklidir.
Translate from turco to inglés
Alt yazılara ihtiyacım var.
Translate from turco to inglés
Jani üst katımda ve Mari alt katımda yaşıyor.
Translate from turco to inglés
Tuvaletler alt katta.
Translate from turco to inglés
Onlarla alt katta buluşacağım.
Translate from turco to inglés
Onunla alt katta buluşacağım.
Translate from turco to inglés
Tom alt rafa bir şey koymak için çömeldi.
Translate from turco to inglés
Tom alt katta lobide.
Translate from turco to inglés
Onlar alt kata indiler.
Translate from turco to inglés
Onlar alt kata yöneldiler.
Tom alt katta bir ses duydu.
Bize ihtiyacın olursa alt katta olacağız.
Tom alt kata geri geldi.
"Tom, alt katta mısın?" "Hayır, ben üst kattayım."
Seni alt katta karşılayacağım.
Baldır kası alt bacağın arkasında yer alır.
Garson alt kattaydı.
Tom, Mary giyinirken alt katta bekledi.
Niçin Tom alt katta?
Bir modül basit alt modülün toplamı ise semisimple olduğu söylenir.
Onlar alt kattalar.
Ben alt kattayım.
Kimse alt katta değil.
O seni alt dereceye indirdi.
Tom seni alt katta görmek istiyor.
Toplantı odası alt katta.
Biri alt katta seni bekliyor.
Bazı insanlar daha alt düzey teknolojinin kullanıldığı bir toplumda yaşamayı hayal ederler. At arabası da teknoloji ürünüdür.
Lütfen alt kattaki banyoyu kullan.
Tom alt sınıfa indirildi.
Şimdi beni alt ediyorsun.
Arkadaşların alt kattalar.
Tom ve Mary alt katta çalışıyorlar.
Kudüs, tüneller ve alt geçitler kentidir.
O beni kurnazlıkla alt etti.
Alt katta seni soran bir adam var.
Tom, alt katta mısın?
Rus parlamentosunun alt kanadı olan Dumanın bir oturumunda ortalama sekiz kanun kabul edilir.
Bana ihtiyacın olursa alt katta olacağım.
O, alt rafta.
Restoran en alt kattadır.
Açlık ve hastalık en alt sınıflar arasında yaygındır.
TV şovları alt yazılı veya dublajlı olduğu zaman bunu tercih eder misiniz?
Televizyon gösterilerinin alt yazılı veya dublajlı olmasını tercih eder misin?
O sınıfın alt kısmındaydı.
Ben onu zekamla alt ettim.
Ekranın alt kısmındaki araç çubuğunu görebiliyor musun?
Yukarı veya alt kata yürürken Tom'un dizi acıyor.
Mutfak alt katta.
Onlar tam sokağın alt tarafında yaşıyor.
Dirsek; üst kol ve alt kol arasındaki eklemdir.
Birkaç dakika içinde alt katta Tom'la buluşacağım.
Biz alt katta buluşalım.
Alt katta seni bekleyeceğim.
Tom ceketini alt katta bıraktı.
Mary sınıfın alt seviyesindeydi. Şimdi üst seviyesinde.
Tom'un çocukları alt katta.