Learn how to use aptal in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Aptal oğlumun ne yaptığını biliyor musun? Şimdi bile o üniversiteden mezun olup iş bulmak yerine pachinko oynayarak tüm vaktini harcıyor.
Translate from turco to inglés
Aptal oğlumun ne yaptığını biliyor musun? Şimdi bile o üniversiteden mezun olup iş bulmak yerine tüm zamanını pachinko oynayarak geçiriyor.
Translate from turco to inglés
O öğrenciye aptal deme.
Translate from turco to inglés
Aptal görünüyorsun.
Translate from turco to inglés
Aptal olma.
Translate from turco to inglés
Aptal olmayın.
Translate from turco to inglés
Ne kadar aptal!
Translate from turco to inglés
O aptal erkek arkadaşınla daha ne kadar çıkmaya devam edeceksin?
Translate from turco to inglés
Aptal ve parası çabuk ayrılırlar
Translate from turco to inglés
Aptal parasını çabuk harcar.
Translate from turco to inglés
Aptal parasının kıymetini bilmez.
Translate from turco to inglés
Ebeveynlerinin görüşü onun kazancını aptal bir kıza harcadığı idi!
Translate from turco to inglés
Onlar Greeley'i bir aptal ve bir hain olarak adlandırdı.
Translate from turco to inglés
O, öyle bir aptal değil fakat onu anlayabilir.
Translate from turco to inglés
Aptal! Seni sevdiğini söylediğinde dürüst olmuyor. Hâlâ anlamadın mı? O, tam bir altın arayıcısı.
Translate from turco to inglés
Hikayeye inanacak kadar öylesine aptal değildir.
Translate from turco to inglés
Ebeveynlerinin görüşü onun kazandıklarını aptal bir kıza harcamasıydı.
Translate from turco to inglés
Onu aptal yerine koyma.
Translate from turco to inglés
Onun erkek arkadaşı aptal.
Translate from turco to inglés
Bana aptal deme!
Translate from turco to inglés
O her zaman aptal sorular soruyor.
Translate from turco to inglés
Dünya aptal insanlarla dolu.
Translate from turco to inglés
Filozoflar tarafından aydınlatılmamış bir toplum şarlatanlar tarafından aptal yerine konulurlar.
Translate from turco to inglés
Cümleler kelimelere içerik getirir. Cümlelerin kişilikleri vardır. Onlar komik, akıllı, aptal, anlayışlı, dokunaklı, incitici olabilirler.
Translate from turco to inglés
Bir aptal her zaman başkalarının aptal olduğuna inanmaktadır.
Translate from turco to inglés
Bayanların huzurunda onu aptal yerine koydular.
Translate from turco to inglés
Sadece bir aptal denizden korkmaz.
Translate from turco to inglés
Ona bir aptal diyebilirsin fakat bir korkak diyemezsin.
Translate from turco to inglés
Ben otuzlu yaşlarda aptal yaşlı bir hizmetçiyim.
Translate from turco to inglés
O bir aptal değil.
Translate from turco to inglés
Böyle bir şey söylemek için aptal olmalı.
Translate from turco to inglés
Aramızda kalsın, onun oldukça aptal olduğunu düşünüyorum.
Translate from turco to inglés
Senin ve benim aramda, o oldukça aptal.
Translate from turco to inglés
Aramızda kalsın, bizim patronun aptal olduğunu düşünüyorum.
Translate from turco to inglés
Onlar birbirlerini aptal göstermeye çalıştılar.
Translate from turco to inglés
Bir aptal her zaman kendisine hayran olacak daha büyük bir aptal bulur.
Translate from turco to inglés
Benim aptal olduğumu düşünüyor musunuz?
Translate from turco to inglés
Sizce ben aptal mıyım?
Translate from turco to inglés
Bu tür bir şey yapmak aptal görünmesini sağlar.
Translate from turco to inglés
O her zaman başkalarını bir aptal yerine koyar.
Translate from turco to inglés
Tom asla aptal değildir, O sadece tembeldir.
Translate from turco to inglés
O, sana aptal diyecek kadar ileri gitti.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin aptal olduğunu söyledi.
O aptal değildir.
Tom Mary'nin ne kadar aptal olduğunu söyleme dürtüsüne direndi.
Tom aptal görünmek istemiyor.
Tom kendini aptal yerine koymak istemedi.
Tom Mary'nin onun bir aptal olduğunu düşünmesini istemiyordu.
Tom kesinlikle beni aptal yerine koydu.
Tom kesinlikle Mary'yi aptal yerine koydu.
O senden daha fazla bir aptal değil.
O senden daha aptal değildir.
O, böyle bir şeye inanacak kadar aptal mı?
O ona inanacak kadar çok aptal mı?
Böylesina aptal bir soru sormaktan daha iyisini biliyordu.
O hiçbir şekilde aptal değil.
Arkadaşlarım beni aptal davranışım için azarladı.
Bir aptal olmamak elimde değil.
Ailem aptal şeyler hakkında tartışmayı sürdürüyor. Bu çok can sıkıcı!
Nancy Jack'le evlenecek kadar aptal olamaz.
Ben aptal değilim.
Aptal yerine konuldun.
Tom Mary'yi aptal yerine koydu.
O aptal değil.
Tom aptal değildir.
Tom bir aptal değildir.
Kendinizi aptal yerine koymayın.
Tom bir aptal gibi hissetti.
O katışıksız bir aptal.
Ona bir aptal dedi.
Seni aptal yerine koymak zor mu?
O hiç de aptal değil.
O, hiçbir şekilde aptal değildir.
Ben bir aptal yerine konuluyorum.
Tom kendini aptal yerine koydu.
Çocuk kendisini aptal yaptı.
Kendinizi bir aptal yapmaktan vazgeçin.
O, göründüğü kadar aptal değildir.
O, aptal bir adammış gibi davrandı.
O kadar aptal olması olası değildir.
O, öylesine aptal bir şey söylemiş olamaz.
Bana aptal bir çocuk dediler.
Aptal yerine konulmaktan hoşlanmıyorum.
Bu aptal için canını sıkma.
O, aptal değildir.
Sen bir aptal olmalısın.
O, hocasını aptal yerine koydu.
Tom göründüğü kadar aptal değildir.
İşte buradayız, değil mi? Luisma aptal, değil mi?
Komşular onu aptal yerine koydu.
Sınıfta en aptal çocuktur.
Böyle konuşmak için aptal olmalı.
Olduğumu düşündüğün kadar aptal değilim.
Tom kendini tam bir aptal yaptı.
Sen benim ne tür bir aptal olduğumu düşünüyorsun?
Ona ödünç para verecek kadar aptal değilim.
Böyle bir şeyi yapacak kadar aptal değilim.
Önceden tüm hazırlıkları yapmadan kışın dağlara tırmanacak kadar aptal değilim.
Tom bir aptal yerine konulmayı sevmez.
Böyle bir şeye inanacak kadar aptal değildir.