Learn how to use aptalca in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Sevgililer Günü'nde çikolata göndermek, Hristiyan olmayanlar için aptalca bir başlangıç.
Translate from turco to inglés
Aptalca davrandın ve bunun hesabını ödeyeceksin.
Translate from turco to inglés
Ikeda birkaç aptalca hata yaptı ve bu yüzden ona bölüm başkanı tarafından ağzının payı verildi.
Translate from turco to inglés
Neden böyle aptalca bir şey söyledin?
Translate from turco to inglés
Söylenemeyecek kadar aptalca olan her şey söylenir.
Translate from turco to inglés
Öyle aptalca bir şeyi sana ne söyletti?
Translate from turco to inglés
İstasyona kolayca yürüyebilirken bir taksiye binmek aptalca.
Translate from turco to inglés
Ne kadar aptalca!
Translate from turco to inglés
Bu şimdiye kadar söylediğim en aptalca şey.
Translate from turco to inglés
Onlar anlaşmanın aptalca olduğunu söyledi.
Translate from turco to inglés
Tom aptalca hissetti.
Translate from turco to inglés
Onunla konuşmaya çalıştığımda, ben her zaman kekelemekten ya da aptalca bir şey yapmaktan daha fazlasını yapamayacak kadar kendimi çok utangaç buldum.
Translate from turco to inglés
Hayatın pahasına niçin öyle aptalca bir şey yaptın?
Translate from turco to inglés
Tom aptalca bir soru sordu.
Translate from turco to inglés
Nancy Jack'le evlenmek gibi aptalca bir şey yapmazdı.
Translate from turco to inglés
Tom çok aptalca bir şey yaptı.
Translate from turco to inglés
O aptalca davrandı.
Translate from turco to inglés
O gerçekten aptalca.
Translate from turco to inglés
Aptalca bir sorum var.
Translate from turco to inglés
O, çok aptalca bir şey yaptı.
Translate from turco to inglés
O, oldukça aptalca davrandı.
Translate from turco to inglés
Size böyle aptalca bir soru sorduğum için utanıyorum.
Translate from turco to inglés
O, aptalca bir fikirdir.
Translate from turco to inglés
O, sık sık aptalca sorular sorar.
Translate from turco to inglés
Her zaman aptalca şeyler için dövüşürüz.
Translate from turco to inglés
Böyle aptalca hareket etmeyi bırakmalısın.
Translate from turco to inglés
Öyle aptalca şeyler yapmaz.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim her zaman aptalca hareket ediyor.
Translate from turco to inglés
Böylesine aptalca bir şeyi yapmamaya karar verdim.
Translate from turco to inglés
Onu geri getirmeye çalışmak aptalca olur.
Translate from turco to inglés
O kadar aptalca bir şey yapmayacak kadar çok zekidir.
Translate from turco to inglés
Tom bugün biraz aptalca hareket ediyor gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés
Onun aptalca eylemlerini rasyonelleştirmeye çalıştı.
Translate from turco to inglés
Bu aptalca.
Translate from turco to inglés
Aptalca bir hata yapmışsın gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés
Bu çok aptalca.
Translate from turco to inglés
Sizin şapka aptalca.
Translate from turco to inglés
Aptalca bir fikirdi.
Translate from turco to inglés
Bu film inanılmaz derecede aptalca.
Translate from turco to inglés
Bu sadece aptalca.
Translate from turco to inglés
O aptalca bir isim.
Translate from turco to inglés
O, şeytanın avukatı olmaktan usandı ve ne kadar aptalca olursa olsun, şimdi onların önerdiği her fikri kabul ediyor.
Translate from turco to inglés
Böyle aptalca bir şey yapmış olamaz.
Translate from turco to inglés
Bu, bugüne kadar duyduğum en aptalca şey.
Translate from turco to inglés
Bu, söylediğim en aptalca şey.
Translate from turco to inglés
Sadece aptalca şeyler söyledi.
Translate from turco to inglés
Bence Tom'un yaptığı çok aptalca.
Sanırım gerçekten aptalca bir şey yaptım.
Aptalca işler yapmamam için tavsiyene ihtiyacım var.
Buraya Tom'un aptalca bir şey yapmasını engellemeye geldim.
O çok aptalca.
O aptalca görünüyor.
Çok aptalca.
Aptalca değil.
Sadece aptalca.
Odada bir baskı hissi vardı; Hiç kimse krala kararının ne kadar aptalca olduğunu söylemeye cesaret etmedi.
Böyle aptalca şeyler söyleme.
Çok aptalca bir şey söyledim.
Aptalca, değil mi?
O, bunun aptalca olduğunu düşündü.
Keşke Tom'un böylesine aptalca bir şey yapmasını durdursaydım.
Asla aptalca bir şey yapmam.
Tom'un aptalca bir şey yapacağını biliyordum.
Bir sürü aptalca kararlar veririm.
Aptalca bir şey yapmayın.
Tom bazen aptalca şeyler yapar.
Tom genellikle böyle aptalca şeyler yapmaz.
Tom aptalca bir şey yaptı.
Tom Mary'ye bazı aptalca sorular sordu.
Tom Mary'ye onun cevap vermeyi reddettiği bazı aptalca sorular sordu.
Tom'un yüzünde aptalca bir ifade vardı.
Bana aptalca davranmıyorsun, biliyorsun.
Tom'un aptalca tuhaflıklarından bıktım.
Bu kadar aptalca bir şeyi asla yapmam.
Tom'u gerçekten aptalca bir şey yapmasını durdurmayı deniyorum.
Bu aptalca oluyor.
Tom daha önce bunun kadar aptalca bir şey yapmadı.
Neden böyle aptalca bir şey yaptın?
O aptalca olurdu.
Bu şimdiye kadar yaptığım en aptalca şeylerden biri.
Bu oldukça aptalca bir soru.
Bu aptalca görünüyor mu?
Frenleri olmayan bir bisiklete binmek yapılacak oldukça aptalca bir şey.
Frenleri olmayan bir bisiklete binmek yapılacak aptalca bir şey.
Işık sesten daha hızlı ilerler bu sebeple bazı insanlar aptalca ses çıkarmadan önce keskin zekalı görünürler.
Bunu yapmak istemiyorum. Çünkü çok tehlikeli ve aptalca.
Aptalca bir bahisti.
Bu aptalca bir kural.
Bu aptalca bir yasa.
Bu aptalca bir oyun.
Aptalca bir dövüş yaptık.
Bu aptalca bir şakaydı.
Bu aptalca bir politika.
Bu aptalca olurdu.
Bu aptalca bir fikir.
Bu aptalca bir soru.
Bu aptalca bir hataydı.
Bu aptalca bir fikir değildi.
Bu aptalca bir gelenek.
Bu kesinlikle aptalca görünüyor.