Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "aramak"

Learn how to use aramak in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.

Her ferdin fikir ve fikirlerini açıklamak hürriyetine hakkı vardır. Bu hak fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malümat ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir.
Translate from turco to inglés

Seni tekrar aramak zorunda kalacağım.
Translate from turco to inglés

Tom iş aramak için Boston'a geldi.
Translate from turco to inglés

Serseri grupları yiyecek aramak için mağazalara zorla girdi.
Translate from turco to inglés

Tom yiyecek bir şey aramak için dışarı çıktı.
Translate from turco to inglés

Birçok insan altın aramak için Batı'ya gitti.
Translate from turco to inglés

Birçok insan altın aramak için Batıya yola çıktı.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'yi aramak için uğraşmaya devam etti, ama o hiçbir zaman telefonuna cevap vermedi.
Translate from turco to inglés

Sadece seni aramak ve geç kalacağımı bildirmek istedim.
Translate from turco to inglés

Tom polisi aramak istedi fakat Mary ona izin vermedi.
Translate from turco to inglés

Paula annesini aramak için odadan çıktı.
Translate from turco to inglés

Tom bela aramak için bugün buraya geldi.
Translate from turco to inglés

Tom bir iş aramak zorundadır.
Translate from turco to inglés

Dolma kalemimi aramak zorundayım.
Translate from turco to inglés

Ailemi aramak istiyorum.
Translate from turco to inglés

Onu aramak için zahmet etmeyin.
Translate from turco to inglés

Tom avukatını aramak istiyor.
Translate from turco to inglés

O, bir taksi aramak için dışarı çıktı.
Translate from turco to inglés

O, kayıp çocuğunu aramak için gitti.
Translate from turco to inglés

O, dün gece onu aramak için söz verdiğini unuttu.
Translate from turco to inglés

O, kapıdan içeri girdiğinde o, onu aramak üzereydi.
Translate from turco to inglés

Birçok adam altın aramak üzere batıya gitti.
Translate from turco to inglés

Böcek aramak üzere ormana girdik.
Translate from turco to inglés

Doygunluğu kendi içimizde bulamıyorsak, dışarıda aramak boşunadır.
Translate from turco to inglés

9:00'dan sonra aramak daha ucuz mudur?
Translate from turco to inglés

Beni aramak istersin diye telefonumu bırakacağım.
Translate from turco to inglés

Onu aramak için zamanları yoktu.
Translate from turco to inglés

Macera aramak için seyahate çıktı.
Translate from turco to inglés

Polisi aramak için telefonunu kullanmalıyım.
Translate from turco to inglés

Sabah aramak daha pahalı mıdır?
Translate from turco to inglés

Mutluluğu aramak seni sadece mutsuz eder.
Translate from turco to inglés

Onu aramak için bir yerden bir yere gitti.
Translate from turco to inglés

Bir iş aramak için New York'a geldi.
Translate from turco to inglés

Milyonlarca çiftçi başka iş aramak zorunda kaldı.
Translate from turco to inglés

İş aramak için New York'a geldi.
Translate from turco to inglés

Boruyu tamir edemezsen, bir tesisatçı aramak zorunda kalacağız.
Translate from turco to inglés

Seni aramak istedim ,ama bunu senin istemediğinin düşününce sonunda seni aramaktan vazgeçtim.
Translate from turco to inglés

Şeytanı bu dünyada aramak gerekli mi?
Translate from turco to inglés

Canım Tom'u aramak istemedi.
Translate from turco to inglés

İnsan bazında para, makam ve hırs; ülke bazında ise pazar aramak savaşlara neden olmaktadır.
Translate from turco to inglés

Beni gece çok geç saatte aramak zorunda değildin.
Translate from turco to inglés

Seni aramak istedim ama senin açmayacağından korktuğum için arayamadım.

Aramak istedim.

Tom'u aramak istedim.

Tom bir iş aramak için Boston'a geldi.

Tom aramak için çok geç olduğunu biliyordu ama yine de aradı.

Aramak istediğin biri var mı?

Hemen polisi aramak önemli bir şeydir.

Kız mantar aramak için ormana gitti.

Amcamı aramak için dışarı çıkacağım, o biraz içmiş bu yüzden onu arabayla alıp eve geri getireceğim.

Sosyal hizmetleri aramak zorunda kaldık. Bu apaçık bir çocuk ihmali olayıydı.

Bu sabah ilk işi beni aramak oldu.

Tom'u aramak zorunda kalacaksın.

Yeni kelimeleri sözlükte aramak iyi bir alışkanlıktır.

Tom'u aramak için dışarıda olacağını düşündüm.

Tom anahtarlarını aramak için üç saatten fazla harcadı ama onları hâlâ bulamadı.

Tom bir iş aramak için Boston'a gidebilir.

Dokuzdan sonra aramak daha ucuz mu?

Adam, aramak için sabit hat kullanıyor.

Ben buraya dünyada Birleşik Devletler ve Müslümanlar arasında yeni bir başlangıç noktası aramak için geldim; biri karşılıklı ilgi ve karşılıklı saygıya dayalı; biri Amerika ve Müslümanın münhasır olmadığı ve rekabet içinde olması gerekmeyen gerçeğine dayalı.Bunun yerine onlar örtüşürler ve ortak prensipleri paylaşırlar - adalet ve ilerleme prensipleri tüm insanların hoşgörü ve haysiyeti.

Şimdi bir avukat aramak isteyebilirsin.

Tom avukatını aramak istediğini söyledi.

Tom'u aramak istermisin?

Tom Mary'yi aramak istedi.

Muplis Lojban cümleleri aramak için küçük bir araçtır.

Onu aramak zorundayız.

Tom Mary'yi aramak niyetinde değildi.

Tom'u aramak için çok erken mi?

Yarın beni aramak zorundasın.

Bence yarı zamanlı bir iş aramak zorundasın.

Tom'u aramak için geri gidiyorum.

Onları aramak için gidemez miyim?

Seni aramak için buraya geldik.

Tom'u aramak zorundayız.

Polisi aramak zorundayız.

Gerçekten şu an Tom'u aramak zorunda mısın?

Polisi aramak kimin fikriydi?

Tom'u aramak için şehrin her yerinde bulundum.

Elçiliğimi aramak istiyorum.

Böyle pek uygunsuz saatlerde neden beni aramak zorundasın?

Tom'u aramak üzereydim.

Kimseyi aramak zorunda değilim.

Güvenlik çocuğu aramak için bölgeyi dikkatle inceledi.

Onları aramak için çok erken mi?

Babamı aramak zorundayım.

Polisi aramak için çok erkendi.

Seni aramak istedim.

Sizi aramak istedim.

Bir ara seni aramak istiyorum.

Polisi aramak istemiyorum.

Tom'un polisi aramak istediğine dair içimde bir his var.

Kanıt aramak için buraya geldim.

Onları aramak için buraya geldim.

Onu aramak için buraya geldim.

Seni aramak için gelecekler.

Onu aramak için gelecekler.

Hiç kimse arabamı aramak istemiyor.

Tom ne tür iş aramak istediğine zaten karar verdi.

Tom'u aramak zorunda olan kişi benim.

Tom yarın Mary'yi aramak zorunda.

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés