Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "artan"

Learn how to use artan in a turco sentence. Over 37 hand-picked examples.

Son zamanlarda, bilgisayar kullanımında artan çeşitlilik, ofis alanlarının çok ötesine uzandı.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'den bazı artan yemekleri ısıtmasını rica etti.
Translate from turco to inglés

Tom akşam yemeği için bazı artan yemekleri ısıttı.
Translate from turco to inglés

Hiç artan biletin var mı?
Translate from turco to inglés

Artan nüfus bu ülkede ciddi bir sorun haline gelmiştir.
Translate from turco to inglés

Onlar artan bir nüfusa sahip, bu yüzden çok daha fazla yiyeceğe ihtiyaçları var.
Translate from turco to inglés

Dünya gitgide artan bir hızla değişiyor.
Translate from turco to inglés

Gittikçe artan sayıda evli çift ev işlerini paylaşıyor.
Translate from turco to inglés

Dan artan yemekleri yedi.
Translate from turco to inglés

Tom her hafta eşinden belirli bir miktar cep harçlığı alır. Haftanın sonunda artan parayı kumbarasına koyar.
Translate from turco to inglés

Artan işine rağmen, Tom' un çocuklar ve Maria için her zaman vakti vardır.
Translate from turco to inglés

Avrupa'da kamusal alanın yokluğu artan bir şiddetle hissediliyor.
Translate from turco to inglés

Artan bir şekilde yardımına ihtiyacım var.
Translate from turco to inglés

Ken iş yerinde artan miktarda zaman harcıyor.
Translate from turco to inglés

Artan yiyeceği eve götür.
Translate from turco to inglés

Tom artan yemekleri yedi.
Translate from turco to inglés

Öğle yemeği için artan yemeklerimiz var.
Translate from turco to inglés

Artan iyileşme, artış görülecek kadar geniş olduğu sürece iyidir.
Translate from turco to inglés

Öğle yemeği için artan yemekleri yedim.
Translate from turco to inglés

Artan yemeklerle başlayalım.
Translate from turco to inglés

Leyla artan yemekleri yiyordu.
Translate from turco to inglés

Leyla'nın giderek artan orandaki garip davranışları onun anne ve babasını çok endişelendiriyordu.
Translate from turco to inglés

Sami artan sıklıkta ortaya çıktı.
Translate from turco to inglés

Tom'un giderek artan sayıda gri saçları var.
Translate from turco to inglés

ABD'deki Hispanik oyları önemi gittikçe artan, hesaba katılması gereken bir güç.
Translate from turco to inglés

Ali artan ekmekleri ekmek dolabına koydu.
Translate from turco to inglés

İslamofobi artan bir sorundur.
Translate from turco to inglés

Artan yemeği paketleyebilir misiniz?
Translate from turco to inglés

Köpeğine artan pizzadan bir parça verdi.
Translate from turco to inglés

Artan enflasyonla maaşlar kuşa döndü.
Translate from turco to inglés

Paltosunu çıkardı çünkü artan sıcaklıkta kalın gelmeye başlamıştı.
Translate from turco to inglés

Artan yemekleri dolaba koydum.
Translate from turco to inglés

Artan talep fiyatların yükselmesine neden oldu.
Translate from turco to inglés

Daniel Ortega dördüncü döneminde Batı'nın artan yaptırımlarına karşı Çin öncülüğündeki karşı bloğa daha yakınlaşıp Nikaragua Kanalı projesi somutlaşmaya başlarsa Amerika'nın bölgede Panama Kanalı üzerinden sağladığı jeopolitik hakimiyeti sarsılabilir.
Translate from turco to inglés

Otomobil şanzımanları yıllar içerisinde artan şekilde komplike hâle geldi.
Translate from turco to inglés

Karl, Rima ve Velid arasındaki artan sevgiyi hissetti.
Translate from turco to inglés

Son dönemlerde artan İslamî terör saldırılarına müteakiben Türkiye'nin sınır güvenliği üzerinde daha derinlemesine durması gerekiyor.
Translate from turco to inglés