Learn how to use aslan in a turco sentence. Over 97 hand-picked examples.
Bir aslan görüyorum.
Translate from turco to inglés
Dişi aslan sonunda ceylanı kovaladı.
Translate from turco to inglés
Aslan bir hayvandır.
Translate from turco to inglés
Aslan hayvanların kralı olarak adlandırılır.
Translate from turco to inglés
Aslan çoğu zaman cesaret sembolü olarak kullanılır.
Translate from turco to inglés
Aslan hayvanların kralıdır.
Translate from turco to inglés
Aslan ölü zürafanın etini kopardı.
Translate from turco to inglés
Aslan kocaman ağzını açtı ve kükredi.
Translate from turco to inglés
Aslan ormanın kralıdır.
Translate from turco to inglés
Aslan kafesinden dışarı çıkmak için mücadele etti.
Translate from turco to inglés
Aslan tavşanı bir lokmada yedi.
Translate from turco to inglés
Aslan bütün gün kafesinin içinde ileri geri yürüdü.
Translate from turco to inglés
Aslan ve kaplan kedinin iki farklı türüdür.
Translate from turco to inglés
Aslan hayvanların kralı iken, kartal da kuşların kralıdır.
Translate from turco to inglés
Aslan bir darbede avını sona erdirdi.
Translate from turco to inglés
Joe ve ben dün bir aslan gördük.
Translate from turco to inglés
John, bir kaplan yakaladı ve iki aslan vurdu.
Translate from turco to inglés
Bu aslan çok uysal.
Translate from turco to inglés
Hiç aslan gördün mü?
Translate from turco to inglés
Bir aslan gördüğüme şaşırdım.
Translate from turco to inglés
At, aslan, köpek, keçi: bunlar hayvandır.
Translate from turco to inglés
Biz yaklaşırken, aslan kükremeye başladı.
Translate from turco to inglés
Aslan, hayvanların kralıdır.
Translate from turco to inglés
Aslan iki yaşındayken kükremeye başladı.
Translate from turco to inglés
Bir aslan güçlüdür.
Translate from turco to inglés
Bu günlerde, "aslan payı" genellikle "en büyük pay" anlamına gelmektedir; fakat çok geçmeden önce "onun hepsi" anlamına geliyordu.
Translate from turco to inglés
Aslan gürlüyor.
Translate from turco to inglés
Aslan payını hep sen alıyorsun!
Translate from turco to inglés
Aslan kükrüyor.
Translate from turco to inglés
Aman Tanrım, bir aslan! Arabaya bin!
Translate from turco to inglés
Aslan kükremesi duydunuz mu?
Translate from turco to inglés
Hiç aslan öldürdün mü?
Translate from turco to inglés
Aslan et yiyor.
Translate from turco to inglés
Hangisi daha kuvvetlidir,bir kaplan mı yoksa bir aslan mı?
Translate from turco to inglés
Evde aslan, dışarıda fare.
Translate from turco to inglés
Aslan et yer.
Translate from turco to inglés
Tom dün bir aslan gördüğünü söyledi.
Translate from turco to inglés
Tom bir dolma aslan kazandı ve ben oyuncak bir ayı kazandım.
Translate from turco to inglés
Bir aslan kesinlikle tek sırtlandan çok daha güçlüdür ancak orada aslanların üç katı kadar fazla sırtlan vardı.
Translate from turco to inglés
Aslan, yattığı yerden belli olur.
Translate from turco to inglés
Bir aslan hakkında konuşuyorum.
Translate from turco to inglés
Burçlar kuşağının on iki burcu şunlardır: Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık.
Translate from turco to inglés
Ben bir aslan gibi kükrüyorum.
Translate from turco to inglés
Aslan kükrediğinde, zebralar titrer.
Translate from turco to inglés
Kapıda bir aslan heykeli vardı.
Translate from turco to inglés
Bu aptalca bir soru olabilir ama hangisi daha güçlüdür-Bir kaplan mı veya bir aslan mı?
Translate from turco to inglés
O birçok aslan, fil ve diğer hayvanı vurdu.
Translate from turco to inglés
Onun uzun ve düzensiz saçları bir aslan yelesine benzerdi.
Ve böylece aslan koyuna aşık oldu.
Aslan hayvanların kralı ise, kartal kuşların kralıdır.
100 yıl bir koyun gibi yaşamaktansa bir gün bir aslan gibi yaşamak daha iyi.
Ben on yaşından önce bir aslan görmemiştim.
Kükreyen aslan, oğlanı korkuttu.
Aşk ona bir aslan gücünü verdi.
Aslan, bir hayvandır.
Aslan eğiticinin komutlarını takip etti.
İki tane aslan Leipzig, Almanya'daki bir hayvanat bahçesinden kaçtı.
Ben bir aslan gibi kükreyemem. Ben bir çakalım.
Aslan et yer. Koyun et yemez.
Aslan kükremesini duydun mu?
Aslan kafesin ortasında yatıyordu.
Tam arkanızda bir aslan var.
Bizi izleyen bir aslan var.
Aslan bizi izliyor.
Aslan vurulmalı.
Aslan, bir vejetaryen olmaya karar verdi.
Tom bir aslan terbiyecisidir.
Tom bir aslan eğiticisidir.
Aslan yattığı yerden belli olur.
Gözlerimin önünde hiç aslan görmedim.
Her gönülde bir aslan yatar.
Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar.
Aslan fili ısırıyor.
Aslan eti yiyor.
Çok fazla ilgi göstermek, eşeğin bir aslan olduğunu düşünmesini sağlar.
Aslan burcuyum.
Tom Aslan.
Tom Aslan burcu.
Karşısında gariban birini bulunca hemen aslan kesilir.
Aslan zavallı köpeği resmen parçalara ayırdı.
Aslan ve kaplanlara büyük kediler denir.
İşte bir aslan.
Tom hayvanat bahçesinde bir aslan gördü.
Tanrı ölmedi, o kesinlikle hayatta. Aslan gibi kükreyerek içeride yaşıyor.
Aslan besliyorsan yediğine bakmayacaksın.
Aslan kurttan daha güçlüdür, ama kurt sirkte soytarılık yapmaz.
Kabiliye'de aslan yoktur.
İstasyonda bizi iki beyefendi bekliyordu. Biri meraklı ve keskin bakışlara sahip açık mavi gözleri ve aslan yelesini andıran saçı sakalı ile sarışın, uzun boylu; diğeri ise çenesine doğru uzayan favorileri, giydiği frak ve tozluğuyla düzgün ve zarif görünen, gözlüklü, etrafı süzen ufak tefek biriydi.
Aslan da tembel hayvan da günün yirmi saate yakınını uyuyarak geçirir, ama aslanı tembel hayvandan ayırıp aslan yapan o dört saatte yaptıklarıdır.
On yaşıma kadar hiç aslan görmemiştim.
Aslan ağzını iyice açıp esnedi.
Aslan memeli mi?
En yaygın türlerden biri, Karayipler'deki yerel mercan kayalığı balığını tüketen doymak bilmez bir avcı olan aslan balığıdır.
Aslan etçil bir hayvandır.
Zürafa aslan tarafından yaralanmış.
Aslan aslandır; ister dişi olsun, ister erkek.
Bu bir aslan!