Learn how to use ayırt in a turco sentence. Over 99 hand-picked examples.
Kurbağayı kara kurbağasından ayırt edemem.
Translate from turco to inglés
Biz onu küçük kız kardeşinden ayırt edemeyiz.
Translate from turco to inglés
Köpek renkleri ayırt edemez.
Translate from turco to inglés
Japonya'nın pek çok ayırt edici özellikleri vardır.
Translate from turco to inglés
İkizler birbirinden ayırt edilemez.
Translate from turco to inglés
İkizler o kadar benziyorlar ki birini diğerinden ayırt etmek neredeyse imkansız.
Translate from turco to inglés
İkizler o kadar benziyorlardı ki birbirinden ayırt etmek zordu.
Translate from turco to inglés
İkizler o kadar benziyorlar ki birini diğerinden ayırt edemiyorum.
Translate from turco to inglés
Tondaki ince farklar orijinali fotokopiden ayırt eder.
Translate from turco to inglés
Biri diğerinden çok daha canlı olduğundan, orijinal ve kopya kolayca ayırt edilirler.
Translate from turco to inglés
Orijinal ve kopya kolayca ayırt edilirler.
Translate from turco to inglés
Tom'u ikiz kardeşinden ayırt edebilir misin?
Translate from turco to inglés
İyi kahveyi kötü kahveden ayırt etmek için dilini eğitmelisin.
Translate from turco to inglés
Onu kız kardeşinden ayırt edebiliyor musun?
Translate from turco to inglés
Jim ile hiç karşılaşmamış olmama karşın, ben hemen onu ayırt ederim.
Translate from turco to inglés
Tereyağı ile margarini ayırt edebiliyor musun?
Translate from turco to inglés
Kalayı gümüşten ayırt edebilir misin?
Translate from turco to inglés
Onun ikiz kız kardeşlerini ayırt edemiyorum.
Translate from turco to inglés
Onu ikiz kız kardeşinden ayırt edemiyorum.
Translate from turco to inglés
Bir kurbağayı bir kara kurbağasından ayırt edemiyorum.
Translate from turco to inglés
Bazen doğruyu yanlıştan ayırt etmek zordur.
Translate from turco to inglés
Bu cihazlar özellikle yüksek kaliteli işçilikle ayırt edilir.
Translate from turco to inglés
Onu kardeşinden ayırt edemem.
Translate from turco to inglés
Doğruyla gerçek arasındaki farkı ayırt edebilir misin?
Translate from turco to inglés
Kimseyi ayırt etmeden yaşadım bu zamandan sonra da böyle olacak.
Translate from turco to inglés
Hayvanlar doğru ile yanlışı ayırt edemezler.
Translate from turco to inglés
Bir kurbağayı bir kara kurbağasından ayırt edemem.
Translate from turco to inglés
Bazen gerçek ve hayali ayırt etmek zordur.
Translate from turco to inglés
Gerçek ve hayali ayırt etmek zordur.
Translate from turco to inglés
Çoğu Avrupalı, bir Japon'u bir Çinli'den ayırt edemez.
Translate from turco to inglés
Kazadan beri onun arabası artık güçlükle ayırt edilebilir olmuştur.
Translate from turco to inglés
Birinin karatavuğu kargalardan ya da hatta küçük kargalardan ayırt etmesi için bir kuş bilimci olması gerekmiyor.
Translate from turco to inglés
Jackson ikizlerini ayırt edebilir misin?
Translate from turco to inglés
O çok hızlı konuştu. Ne dediğini ayırt edemedim.
Translate from turco to inglés
Tom gerçeklik ve hayal arasındaki farkı ayırt edemez.
Translate from turco to inglés
Onları birbirinden ayırt etmek kolaydır.
Translate from turco to inglés
Doğru ile yanlışı ayırt edebilmek her zaman çok kolay değildir.
Translate from turco to inglés
İkiz Jackson kardeşleri birbirinden ayırt etmek imkânsız.
Translate from turco to inglés
Tom ve John'u ayırt edebiliyor musun?
Translate from turco to inglés
Onları nasıl ayırt edebiliyorsun?
Translate from turco to inglés
Bu zar zor ayırt edilebilir.
Translate from turco to inglés
Japon dilinin birçok ayırt edici özellikleri var.
Bir orijinali sahteden ayırt etmek zordur.
Doğru ve yanlışı ayırt etmelisin.
Bir İngiliz ile Amerikan'ı nasıl ayırt edersiniz?
Onları nasıl ayırt edersin?
İkizleri birbirinden ayırt edemiyorum.
Doğruyla yanlışı ayırt edemez.
İkizleri ayırt edebilirim, sorun değil.
Tadı ayırt edebilemem.
Bu fotoğraf çok bulanık. Yüzünü ayırt edemiyorum.
Çinli bir insanı Japon'dan ayırt edebilir misin?
Kimin kim olduğunu zar zor ayırt edebilmiştim.
Ben ikizleri ayırt edemedim.
İnsanlar bizi ayırt edemez.
Ben onları ayırt edemem.
Ben iyi ile kötüyü ayırt edebiliyorum.
Bu makineler, özellikle yüksek kaliteli işçilik ile ayırt edilir.
Tom doğru ile yanlışı ayırt edebiliyor.
İyiyi kötüden ayırt etmek kolaydır.
Köpekler renkleri ayırt edemezler.
Seni erkek kardeşinden ayırt etmek zor.
Tom'un bir tek yumurta ikizi var ve az insan onları ayırt edebilir.
Yatırımcılar, gerçek değer yaratma ile hüsnükuruntuyu ayırt etmeliler.
Onu erkek kardeşinden ayırt edebilir misin?
Bu ikizleri birbirinden ayırt edemezsin.
Bir çocuk bile doğru ile yanlışı ayırt edebilir.
Onları sadece bir uzman ayırt edebilir.
Doğruyu yanlıştan ayırt etmek zorundayız.
Birbirinden ayırt etmek mümkün değildir.
Bir alligator'u bir crocodile'den ayırt edebilir misin?
Onun ayırt edici özellikleri yoktu.
Onlar o kadar benzer ki ben ayırt edemiyorum.
İyiyi kötüden ayırt etmek kolay değildir.
İki erkek kardeş birbirlerine o kadar çok benziyorlar ki onları birbirlerinden zorlukla ayırt edebiliyorum.
Nasıl ayırt edersin?
Tereyağını margarinden ayırt edebilir misin?
Doğruyu yanlıştan ayırt etmek zordur.
Doğru ile yanlışı nasıl ayırt edeceğini bilmiyor.
İkizleri ayırt edemedi.
Tüyler kuşların ayırt edici bir özelliğidir.
Buğdayı arpadan ayırt edebilir misin?
Bu mahalledeki tüm evler çok benzer ben onları ayırt edemiyorum.
Ben asla ortaçın, ulaçtan farkını ayırt edemeyen bir erkek ile buluşmam.
İkisini birbirinden ayırt edemiyorum.
Dumanı buhardan hâlâ ayırt edemiyor musun?
Onu ikiz erkek kardeşinden ayırt edebilir misin?
Gerçekle sahteyi ayırt edebilir misiniz?
Hayattaki en zor şey, geçeceğin köprülerle yakacağın köprüleri ayırt etmektir.
Kara kurbağasını kurbağadan nasıl ayırt edebiliriz?
Kara kurbağasını normal kurbağadan nasıl ayırt edebiliriz?
Hiçbir ayırt edici özelliği yoktu.
Gümüşü kalaydan ayırt edebilir misiniz?
Ayırt edici bir işareti var mı?
Arpayı buğdaydan ayırt edebilir misin?
Çocuklar artık tavukları ineklerden ayırt edemiyor.
Yenilebilir bir mantarı yenmeyen bir mantardan nasıl ayırt edersin?
Dolandırıcıları nasıl ayırt edebiliriz?
O yiyecekleri ayırt etmez, her yemeği yer.