Learn how to use başı in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Kodaman Homer'in bile bazen başı öne eğilir.
Translate from turco to inglés
Saat başı haber yayınlıyoruz.
Translate from turco to inglés
Penisinin başı kemerin dışına taşıyor.
Translate from turco to inglés
Babamın başı grileşti.
Translate from turco to inglés
Başı bir tarafa doğru hafifçe eğik, sessizce ayakta durdu.
Translate from turco to inglés
Aramızda kalsın, onun patronuyla başı belada.
Translate from turco to inglés
Onun başı belada.
Translate from turco to inglés
Bir aslanın kuyruğu olmaktansa bir köpeğin başı olmak daha iyidir.
Translate from turco to inglés
Tom'un sık sık başı ağrır.
Translate from turco to inglés
Tom'un sözlü tacizle başı belada.
Translate from turco to inglés
Tom'un başı ağrıyor.
Translate from turco to inglés
Şimdi onun başı belada.
Translate from turco to inglés
O ne zaman başı derde girse kız kardeşinin yardımına sığınır.
Translate from turco to inglés
O her zaman başı dertte olan insanlara yardım etmeye hazırdı.
Translate from turco to inglés
Başı beladaki arkadaşını bırakamadı.
Translate from turco to inglés
Jane'in başı ciddi belada.
Translate from turco to inglés
Başı ağrıyordu.
Translate from turco to inglés
Bana saat başı on dolar ödenir.
Translate from turco to inglés
O, başı ağrıyor gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés
Onun başı ağrıyordu.
Translate from turco to inglés
Onun başı düşmeyle yaralandı.
Translate from turco to inglés
Dilencinin açlık ve yorgunluktan başı dönüyordu.
Translate from turco to inglés
Uykusuzluktan başı ağrıyordu.
Translate from turco to inglés
Ne zaman başı belada olsa onun yanında oldu.
Translate from turco to inglés
Başı dertte iken benden yardım istedi.
Translate from turco to inglés
O başı belada olan insanlara yardım etmek için her zaman hazır.
Translate from turco to inglés
Onun başı dertte.
Translate from turco to inglés
Onun başı ağrıyor.
Translate from turco to inglés
Tom'un başı dertte mi?
Translate from turco to inglés
Tom'un başı dertte.
Translate from turco to inglés
Başı büyük dertte.
Translate from turco to inglés
Mary'nin başı ağrıyor.
Translate from turco to inglés
Carol'ın başı ağrıyor.
Translate from turco to inglés
Tom'un başı dönüyor.
Translate from turco to inglés
Bu sözlük yaklaşık 40.000 madde başı sözcük içeriyor.
Translate from turco to inglés
Bu sözlük yaklaşık 40.000 madde başı sözcük içermektedir.
Translate from turco to inglés
Bu yeni şarkı büyük bir liste başı.
Translate from turco to inglés
Sanırım Tom'un başı belada.
Translate from turco to inglés
Çevre kirliğine karşı olan kampanyada öğrenciler başı çekiyordu.
Translate from turco to inglés
Tom'un başı büyük belada.
Translate from turco to inglés
Tom'un başı ağrır.
Translate from turco to inglés
Tom başı ile selam veriyor.
Translate from turco to inglés
Bu tur kişi başı ne kadar?
Translate from turco to inglés
Tur kişi başı ne kadar?
Translate from turco to inglés
Birinin başı beladaysa onlara yardım etmelisin.
Translate from turco to inglés
Sevgilisinin yasa ile başı dertte.
Translate from turco to inglés
Tom her saat başı gittikçe güçsüzleşiyor.
Translate from turco to inglés
Başı ciddi belada.
Translate from turco to inglés
Başı belade olsa bile, Mac daime iyimserdir.
Translate from turco to inglés
Tom'un başı beladaysa Mary bilir.
Translate from turco to inglés
Baş ol da ne başı olursan ol.
Translate from turco to inglés
Kimin başı ağrıyor?
Translate from turco to inglés
Ne başı belli ne kıçı.
Translate from turco to inglés
Lauren sanki başı ağrıyormuş gibi görünüyor.
Uçakta başı örtülü kadın görünce rahatsız olanlardan mısınız?
Tom'un başı bandajlı.
Şimdi Tom'un başı dertte.
Eski müdürün başı dertte.
İşten çıkarılacaklar listesinde başı sen çekiyorsun.
Tümen yaşam kalitesinin en yüksek olduğu şehirler arasında başı çekmektedir. Ayrıca Tümen'le birlikte Rusya'nın en gelişmiş şehirleri arasına Moskova, Kazan, Krasnodar, Sankt-Peterburg, Çelyabinsk, Ekaterinburg, Krasnoyarsk, Novosibirsk ve Orenburg dahil edilebilir.
İnsanın başı daralmayınca Hızır yetişmez.
Her saat başı bir tren gelir.
Tom başı belada gibi görünüyor.
Onların başı belada olduğunda arkadaşlarına yardım etmen gerekiyor.
İşinden kovulduğundan beri onun başı belada.
Başı belada.
Birinin başı belada.
Sabah yataktan kalktığından beri başı dönüyor.
Tom bir şey söylemeden başı ile onayladı.
Tom'un daha önce defalarca başı belaya girdi.
Tom başı bir tür belada.
Tom ve Mary'nin başı belada.
Tom'un başı belaya girdi.
Tom'un şirketinin başı dertte.
Mary'nin yüzünden Tom'un başı belaya girdi.
Tom'un yüzünden onun başı belaya girdi.
Herkesin başı dertte.
Nancy caddenin karşısından beni başı ile selamladı.
Tom'un başı dertteydi.
Onların başı belada.
Tom'un asla başı ağrımaz.
Tom sözleşmesini başı ile onayladı.
Tom'un başı tekrar belada gibi görünüyor.
Türkiye Cumhurbaşkanı, paradoksal bir biçimde hukuken devletin başı olmasına rağmen hükümet içinde yasal bir konumu yoktur.
Tom, sanırım Mary'ye yardım etmemiz gerekiyor. Onun başı dertte gibi görünüyor.
Tom'un başı dertte gibi görünüyor.
Tom'un başı yine dertte.
Başı ağrıyor.
Bu çocukların her zaman ebeveynleri ile başı derde girer.
Tom her zaman başı dertte gibi görünüyor.
Polislerle başı hep derde giriyordu.
Tom'un başı belada değil.
Tom'un başı çok belada mı?
Birçok mahkumun başı vuruldu.
Antoine Lavoisier Fransız devrimi sırasında başı kesilerek idam edildi.
Başı dertte insanların çoğunlukla dönecek yeri yoktur.
Onların evliliğinin başı dertte olduğuna dair söylentiler var.
Biletler kişi başı 30 $'dır ve pazartesi gününe kadar satın alınmış olmalıdır.
Dan ve Linda'nın başı dertte.
Bu kızların başı belada.