Learn how to use başının in a turco sentence. Over 80 hand-picked examples.
O, başının üzerinde durdu.
Translate from turco to inglés
Tom bize başının ağrıdığını söyledi.
Translate from turco to inglés
Tom başının üzerinde durdu.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin yasayla kaç kez başının belaya girdiğini merak ediyordu.
Translate from turco to inglés
Tom başının üstünde gibi hissetti.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin başının belada olduğunu anladı ve ona yardım etmek için gitti.
Translate from turco to inglés
O başının belaya gireceğini seziyor.
Translate from turco to inglés
Kazağını başının üzerine çekti.
Translate from turco to inglés
Başının belada olduğunu biliyorum.
Translate from turco to inglés
Tom şimdi başının gerçek belada olduğunu biliyor.
Translate from turco to inglés
Kimsenin başının etini yemiyorum.
Translate from turco to inglés
Tom, başının ağrıdığını söyledi.
Translate from turco to inglés
Tom başının arkasından vuruldu.
Translate from turco to inglés
Tom'un başının belada olduğunu düşünüyor musun?
Translate from turco to inglés
Başının üstünde uçan kuşları seyretmekten hoşlanır.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin yüzünü göremedi. O sadece başının üstünü görebildi.
Translate from turco to inglés
Tom'un başının belada olduğunu hepimiz biliyorduk fakat hiçbirimiz yardım etmek için bir şey yapmadı.
Translate from turco to inglés
Düşmeden önce de başının döndüğünü söylemişti.
Translate from turco to inglés
Mary Tom'un başının belada olduğunu düşündü.
Translate from turco to inglés
Tom başının büyük dertte olduğunu düşünüyordu.
Translate from turco to inglés
Tom başının büyük dertte olduğunu düşünüyor.
Translate from turco to inglés
Ellerini başının üstüne koy.
Translate from turco to inglés
Ellerini başının üzerine koy.
Translate from turco to inglés
Tom başının üzerine biraz soğuk su döktü.
Translate from turco to inglés
Sadece başının belada olup olmadığını bilmek istiyordum.
Translate from turco to inglés
Başının belada olduğunu görebildim.
Translate from turco to inglés
Mary Tom'un başının dertte olduğunu söyledi.
Translate from turco to inglés
Tom'un başının belada olabileceğini düşünüyoruz.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye John'un başının belada olduğunu söyledi.
Translate from turco to inglés
Tom başının dertte olduğunu biliyor.
Translate from turco to inglés
Tom başının belada olduğunu biliyordu.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'nin başının altına bir yastık koydu.
Translate from turco to inglés
İçimde Tom'un başının dertte olduğuna dair bir his vardı.
Translate from turco to inglés
Tom'un başının dertte olduğunu sana düşündüren ne?
Translate from turco to inglés
Tom henüz başının belada olduğunu fark etmiyor.
Translate from turco to inglés
Tom'un başının dertte olduğunu düşündüm.
Translate from turco to inglés
Tom'a başının dertte olduğunu söyledim.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin başının dertte olmadığını umuyordu.
Translate from turco to inglés
Tom şimdi başının dertte olduğunu biliyor.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary'nin başının belada olduğunu düşünüyorum.
Translate from turco to inglés
Neden onların başının dertte olduğunu biliyorum.
Translate from turco to inglés
Sanırım horozların başının üstündeki ibik çekici.
Translate from turco to inglés
Onun başının belada olduğunu düşünüyor musun?
Translate from turco to inglés
Ciddi misin? Bana başının üzerine düşmüşsün gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés
Tom başının fena halde dertte olduğunu anladı.
Onun başının dertte olduğunu düşünüyor musunuz?
Tom öğretmenin yüzüne bir göz attı ve onun başının dertte olduğunu biliyordu.
Onun başının arkasında gözleri vardır.
Dan her zaman başının sağ tarafı ile yastıkta yatıyor.
Fadıl, Leyla'yı başının arkasından vurdu.
Fadıl, Leyla ile başının dertte olduğunu biliyordu.
Tom Mary'nin başının üzerinde bir yumurta kırdı.
Neden Tom'un başının dertte olduğunu merak ediyorum.
Tom başının döndüğünü söyledi.
Tom koltuğunda geriye doğru yaslandı ve ellerini başının arkasına koydu.
Tom güneş gözlüğünü başının üstüne kaydırdı.
Tom bunu yaparsa başının belaya gireceğini biliyordum.
Tom bunu yaptığı için başının belaya gireceğini biliyordum.
Tom'un başının belaya gireceğini biliyordum.
Sami, Leyla'nın başının derde girmesini istemedi.
Sami kendisinin başının belada olduğunu biliyordu.
Tom, Mary'nin başının belaya girmesini istemiyor.
Hepsi Tom'un başının altından çıkıyor.
Tom'un başının belada olup olmadığını merak ediyorum.
Herkes kendi başının çaresine baksın.
Başının çaresine bak.
Bunlar hep senin başının altından çıkıyor.
Tom artık başının çaresine bakabilir.
Tom başının çaresine iyi bakıyor.
Tüm bunlar Tom'un başının altından çıkıyor.
Tom başının üstünde duruyor.
Tom başının ağrıdığını söyledi bana.
Bize başının ağrıdığını söyledi.
Erkeğin en lezzetli yeri başının etidir. Milyonlarca kadın yanılıyor olamaz.
Yanni, başının arkasından dört kez vuruldu.
O, başının çok fazla ağrıdığını söyledi.
"Bütün bunların senin başının altından çıktığı söyleniyor. Doğru mu?" "Öncelikle kestane balının diyarından selamlar."
Mary başının ağrıdığını söyledi.
Kalman, başının üstünde boynuzları olan iri bir yaratık gördü.
Yaratığın başının üstünde bir çift boynuz boynuzu vardı.