Learn how to use başlıca in a turco sentence. Over 38 hand-picked examples.
Müşteri memnuniyeti başlıca amacımızdır.
Translate from turco to inglés
Kazanın başlıca nedeni öngörülemeyen havaydı.
Translate from turco to inglés
Başlıca sorunun bu.
Translate from turco to inglés
Pirinç bu alanda başlıca üründür.
Translate from turco to inglés
Ülkemizin başlıca ürünü pirinçtir.
Translate from turco to inglés
Japonya'nın başlıca adaları Hokkaido, Shikoku, Honshu ve Kyushu'dur.
Translate from turco to inglés
Tom'un öfkelenmesinin başlıca sebebi nedir?
Translate from turco to inglés
Başlıca ürününün başarısı firmanın pazardaki konumunu güçlendirdi.
Translate from turco to inglés
ABD'nin Çin'e ihraç ettiği başlıca ürün soya fasülyesiydi.
Translate from turco to inglés
Hinduizm Hindistan'daki başlıca dindir.
Translate from turco to inglés
1990'ın başlıca olayları nelerdi?
Translate from turco to inglés
Tom'un başlıca başarıları nedir?
Translate from turco to inglés
Menopoz, yumurtalıkların başlıca fonksiyonlarının kalıcı olarak durmasıdır.
Translate from turco to inglés
Çözülmesi gereken başlıca üç sorunumuz var.
Translate from turco to inglés
Golf sahaları su kirliliğinin başlıca sebeplerinden biridir.
Translate from turco to inglés
Fosil yakıtlar küresel ısınmanın başlıca nedenleridir.
Translate from turco to inglés
Gösteri Stokçular Amerika'da koltuk psikolojinin başlıca nedenlerinden biridir.
Translate from turco to inglés
Otistik insanların yalnızca yaklaşık yüzde 15'i işgücündedir, başlıca nedeni insanların onlar hakkındaki büyük peşin hükümleridir.
Translate from turco to inglés
Alüminyum'un başlıca doğal izotopu alüminyum-27'dir.
Translate from turco to inglés
Örgüt, yaban hayatı korumasında başlıca rol oynar.
Translate from turco to inglés
Karıncayiyenin başlıca gıdası termitlerdir.
Translate from turco to inglés
Yerdomuzunun başlıca gıdası termitlerdir.
Translate from turco to inglés
Aşağıdakiler, 1993 yılının başlıca olaylarıdır.
Translate from turco to inglés
Başlıca neden nedir?
Translate from turco to inglés
O başlıca şikayetimdi.
Translate from turco to inglés
Anadolu'da, başlıca iki ordu müfettişliği kurulmuştu.
Translate from turco to inglés
Amasya'dan 18 Haziran 1919 günü, Edirne'de Birinci Kolordu Komutanı Cafer Tayyar Bey'e şifre ile verdiğim yönergede başlıca şunları bildirdim.
Translate from turco to inglés
Göğüs hastalıklarının başlıca nedeni tütündür.
Translate from turco to inglés
Fetih, tesadüfen takılmış zafer tacı, sürpriz şekilde elde edilmiş başarı beratı değildir. Uzun senelere dayanan muazzam bir hazırlık evresi, devrin ileri ve ilmi tekniklerini tebarüz etmiş kavrayış enginliği ve vizyon derinliği fethin hamurunu yoğuran başlıca amillerdendir.
Translate from turco to inglés
Ülkenin başlıca rakibi Hırvatistan otuz dört oy aldı.
Translate from turco to inglés
Merkez bankasının başlıca amacı düşük enflasyon.
Translate from turco to inglés
Onları bekleyen başlıca güçlükler nelerdir?
Translate from turco to inglés
Dış politika alanında, başlıca konu Kıbrıs'tı.
Translate from turco to inglés
Başlıca reform alanlarından biri tarım olacak.
Translate from turco to inglés
Başlıca farklılık noktaları ekonomik.
Translate from turco to inglés
Başlıca yetiştirilen hayvan koyundur.
Translate from turco to inglés
Başlıca ihraç ürünleri özellikle ipek ve pamuk olmak üzere tekstildir.
Translate from turco to inglés
Oldukça bilinçli olarak, kiliselerinde örgütlenmiş olan Hıristiyan dininin dünyadaki ahlaki ilerlemenin başlıca düşmanı olduğunu ve hâlâ da öyle olduğunu söylüyorum.