Learn how to use bacak in a turco sentence. Over 42 hand-picked examples.
Kanepeye oturdu ve bacak bacak üstüne attı.
Translate from turco to inglés
Bir bebek olarak dört ayak üzerinde emekler, sonra iki bacak üstünde yürümeyi öğrenir, sonunda yaşlılıkta bir değneye ihtiyacı olur.
Translate from turco to inglés
Betty bacak bacak üstünde sandalyede oturuyordu.
Translate from turco to inglés
Bacak bacak üstüne atmış şekilde orada oturdu.
Translate from turco to inglés
Bacak bacak üstüne atarak sessizce oturdu.
Translate from turco to inglés
Oyunu oynayanlar yuvarlak oluşturacak şekilde (bacak ve ayakların konumu ters v seklinde) oturur ve sıkıca kenetlenirler. Ortaya bir ebe geçer. Eller bacakların altında olur ve bir havlu (ucu bağlanarak topuz haline getirilmiş) elden ele bacakların altında gezdirilir. Ebe olan bacakların arasından o havluyu almaya (bulmaya) çalışır. Tabi bu arada herkes sallanmakta ve pisi pisi demekte ve çeşitli şekillerde bağırmaktadırlar. Havluyu, uygun konumu bulan, ebenin sırtına hızlıca vurur ve tekrar alta verir ve havlu gezdirilir. Havluyu ebe kimin altında yakalarsa o kişi ebe olur ve ortaya geçer.
Translate from turco to inglés
Yatakta kaldığı yedi ay boyunca bacak kasları köreldi.
Translate from turco to inglés
Asker bacak bacak üstüne atar mı?
Translate from turco to inglés
Tom bankta oturdu ve bacak bacak üstüne attı.
Translate from turco to inglés
Tom oturdu ve bacak bacak üstüne attı.
Translate from turco to inglés
Tom ayak ile bacak arasındaki farkı bilmiyor.
Translate from turco to inglés
Bacak bacak üstüne attı.
Translate from turco to inglés
Hangi bacak acıyor?
Translate from turco to inglés
Tom yatakta bacak bacak üstüne atmış oturuyordu.
Translate from turco to inglés
Leylekler gerçekten tek bacak üzerinde mi dururlar?
Translate from turco to inglés
Ben huzursuz bacak sendromundan muzdaribim.
Translate from turco to inglés
Bu örümcek 6 inçe kadar bir bacak uzunluğuna sahip olabilir.
Translate from turco to inglés
Türkçede birçok organ ve ekstremite ismi -b sesiyle başlar. Örn. baş, burun, boğaz, beyin, bel, bacak, bilek, bağır, böğür, bağırsak, böbrek.
Translate from turco to inglés
O bacak bacak üstüne attı.
Translate from turco to inglés
Tom karanlıkta bacak bacak üstüne atarak oturdu.
Translate from turco to inglés
Dört bacak iyi, iki bacak kötü.
Translate from turco to inglés
Aslında bir bacak kırabilirdim.
Translate from turco to inglés
Tom oturup bacak back üstüne attı.
Translate from turco to inglés
Kırık bacak Tom'un en büyük sorunu değil.
Translate from turco to inglés
Çocuklar ateşin yanında bacak bacak üstüne atarak oturdu.
Translate from turco to inglés
Bacak ısıtıcılarım nerede?
Translate from turco to inglés
Tom bacak bacak üstüne attı.
Translate from turco to inglés
Her iki bacak da güçsüz.
Translate from turco to inglés
Mary kanepede bacak bacak üstüne atarak oturdu.
Translate from turco to inglés
Hiç bacak kırdın mı?
Translate from turco to inglés
Tom kanepede bacak bacak üstüne atmış oturuyordu.
Translate from turco to inglés
Sami bacak bacak üstüne attı.
Translate from turco to inglés
Ali golü bacak arasından yedi.
Translate from turco to inglés
Ali rakibine bacak arası çalım attı.
Translate from turco to inglés
Ali rakibinden bacak arası yedi.
Translate from turco to inglés
Tom bacak bacak üstüne atıp oraya oturdu.
Translate from turco to inglés
Beyni bacak arasına kaçmış bunun.
Translate from turco to inglés
Pantolonunun ütüsü bozulmasın diye bacak bacak üstüne atmaktan bile çekiniyordu.
Huzursuz bacak sendromum var.
Uzun menzilli uçuş yolcuları derin bacak ven trombozundan muzdarip olabilirler.
Bacak bacak üstüne attım.
Tom kalça, bacak ve ayak arasındaki farkı bilmiyor.