Learn how to use bahçe in a turco sentence. Over 99 hand-picked examples.
Ne güzel bir bahçe.
Translate from turco to inglés
Bahçe, evin önündedir.
Translate from turco to inglés
Bahçe evin önünde.
Translate from turco to inglés
Bahçe çiçeklerle doluydu.
Translate from turco to inglés
Bahçe evin arkasında.
Translate from turco to inglés
Bahçe güzel sarı çiçeklerle doluydu.
Translate from turco to inglés
Evin arkasında büyük bir bahçe vardı.
Translate from turco to inglés
Bahçe sarı çiçeklerle doluydu.
Translate from turco to inglés
Niçin bahçe hakkında bir şey yapmaya çalışmıyorum?
Translate from turco to inglés
Bahçe hâlâ gölgede.
Translate from turco to inglés
Bahçe çiçekleri ile görkemli.
Translate from turco to inglés
Bahçe beklediğimden daha büyüktü.
Translate from turco to inglés
Bahçe güzel çiçeklerle doluydu.
Translate from turco to inglés
Bahçe çıplak ve kahverengi.
Translate from turco to inglés
Bahçe düşmüş yapraklarla kaplıydı.
Translate from turco to inglés
Benim arka bahçe on kişiden daha fazlasını barındırabilir.
Translate from turco to inglés
Evin önünde bir bahçe vardır.
Translate from turco to inglés
Yarın bahçe partisi vereceğiz.
Translate from turco to inglés
Benim bahçe işlerinde bana yardım etmeni istiyorum.
Translate from turco to inglés
Bu günlerde zaman geçirmek için bahçe işleriyle uğraşıyorum.
Translate from turco to inglés
Bahçe, iki eve aittir.
Translate from turco to inglés
Büyük bir bahçe değildi.
Translate from turco to inglés
Babam Pazar günleri bahçe işleri yapar.
Translate from turco to inglés
Bu bahçe halka açıktır.
Translate from turco to inglés
Bahçe ahşap bir çitle çevriliydi.
Translate from turco to inglés
Bahçe işleri eğlencelidir.
Translate from turco to inglés
Yaşadığım yerin bahçe düzenlemesindeki insanları sen mi ayarladın?
Translate from turco to inglés
Tom bahçe eldivenlerini çıkardı.
Translate from turco to inglés
Evimin önünde ufak bir bahçe var.
Translate from turco to inglés
Ne kadar da güzel bir bahçe yapmışlar!
Translate from turco to inglés
Evimizin arkasında bir bahçe var.
Translate from turco to inglés
Evimin arkasında bir bahçe var.
Translate from turco to inglés
Bu bahçe ikiye ayrılır.
Translate from turco to inglés
Bahçe buraya ayrılır.
Translate from turco to inglés
Kâğıt, karton, cam ve bahçe artıkları ayrı alınır.
Translate from turco to inglés
Bahçe yağmurdan sonra harap oldu.
Translate from turco to inglés
Avlumuzda bir bahçe vardı.
Translate from turco to inglés
Bahçe, eve aittir.
Translate from turco to inglés
Evin arkasında bir bahçe var.
Translate from turco to inglés
Evin önünde bir bahçe var mı?
Translate from turco to inglés
Evimin önünde küçük bir bahçe var.
Translate from turco to inglés
Ben bir bahçe partisine gidiyorum.
Translate from turco to inglés
Tatoeba bir bahçe gibidir: fidanlar ekmelisin, onlarla ilgilenmelisin ve nasıl büyüteceğini izlemelisin.
Translate from turco to inglés
Bahçe evinizden ne kadar uzakta?
Translate from turco to inglés
Tom bahçe işlerinden hoşlanır.
Translate from turco to inglés
Evimizin önünde bir bahçe var.
Translate from turco to inglés
Tom büyük avlulu ve beyaz bahçe çitli bir ev istiyor.
Translate from turco to inglés
Ne sevimli bir bahçe!
Translate from turco to inglés
Yağmur yağarsa bahçe partisi düzenlenmez.
Translate from turco to inglés
Benim evimde bahçe küçük.
Translate from turco to inglés
Bahçe otlarla kaplanmıştı.
Translate from turco to inglés
Bu bahçe halka açık ve ücretsizdir.
Translate from turco to inglés
Evinin arkasında büyük bir bahçe var.
Translate from turco to inglés
Bahçe harika revaklarla çevriliydi.
Bir ihtimal yağmur yağarsa bahçe partisi olmayacak.
Bahçe dışarıdan görülemez.
Büyükannem bağ-bahçe işlerinden anlar.
Ağaç o kadar yüksekti ki bahçe duvarının üzerinde yükseldi.
Ben mangal partileri verebileceğim güzel bir arka bahçe istiyorum.
Sen bahçe aletlerini nerede tutuyorsun?
Onun, bahçe havuzunda bir Japon koi koleksiyonu vardı.
Bu güzel bahçe doğadan çok sanata borçludur.
Tom bahçe hortumu ile sebzelerin üstüne su serpti.
Bunu bir bahçe satışında aldım.
Bahçe Japon tarzında kuruldu.
Bahçe, Japon tarzında tasarlandı.
Bahçe, zambaklarıyla ünlüdür.
Bahçe mor zambaklarla doluydu.
Yabani otlar, bahçe yatağını tamamen geçti.
Tom bahçe kapısında Mary ile buluştu.
Bahçe hortumuna ihtiyacım var.
Bir bahçe hortumuna ihtiyacımız var.
Yapacak bir sürü bahçe işlerim var.
Geçen hafta bir bahçe satışı düzenledik.
Leyla bahçe hortumuyla yangını söndürdü.
Bu verimli bir bahçe.
Bahçe makasım nerede?
Tom daha önce hiç bu kadar güzel bir bahçe görmemişti.
Tom ve Mary bugün bahçe satışı yapıyorlar.
Hayvansiz bir ev çiçeksiz bir bahçe gibidir.
Hayalsız bir hayat çiçeksiz bir bahçe gibidir.
Dün akşam bahçe kapısı açık kalmış.
Kötü hava koşulları nedeniyle, bahçe partisi iptal edildi.
RAB Tanrı doğuda, Aden'de bir bahçe dikti. Yarattığı Adem'i oraya koydu.
Evin önünde bir bahçe var.
"Bahçe ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Osmaniye."
Çiftlikteki bahçe.
Bu bahçe güllerle dolu.
Hırsızlar metali para eder diye bahçe kapısını çalmışlar.
Evin önünde bahçe var.
Tom'un bahçe mobilyalarını çalarken yakalandığını duydum.
Ne güzel bir bahçe!
Bahçe yabani otlarla kaplı.
Bu bahçe eskiden güzeldi.
Kışın bahçe güzel gözüküyor.
Bahçe bakımsız.
Bahçe nerede?
Evimin yakınında bahçe var.
Okulun yanında bir bahçe var.