Learn how to use bakar in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Yarın köpeğime bakar mısın lütfen?
Translate from turco to inglés
Daha genç kuşak şeylere farklı şekilde bakar.
Translate from turco to inglés
Bence herkes biraz pişmanlık ile kendi çocukluğuna geri bakar.
Translate from turco to inglés
Yaşça kendinden küçük olanlara tepeden bakar.
Translate from turco to inglés
O, gazetelere genellikle kahvaltıdan önce bakar.
Translate from turco to inglés
Tom kuşlara iyi bakar.
Translate from turco to inglés
O, sık sık oturur ve saatlerce denize bakar.
Translate from turco to inglés
Odam bahçeye bakar.
Translate from turco to inglés
Evimiz sahile bakar.
Translate from turco to inglés
Otelimiz kıyıya bakar.
Translate from turco to inglés
Buna benim için bakar mısın?
Translate from turco to inglés
Evim güneye bakar.
Translate from turco to inglés
Kedime bakar mısın?
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'ye iyi bakar.
Translate from turco to inglés
Benim odam caddeye bakar.
Translate from turco to inglés
Bakar bakmaz bir sıkıntısı olduğunu anlamıştım.
Translate from turco to inglés
Ben dışarda iken çocuklara bakar mısın?
Translate from turco to inglés
Benim evim denize doğru bakar.
Translate from turco to inglés
O, benim çocuklarıma bakar.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim köpeğimize bakar.
Translate from turco to inglés
Yarın köpeğime bakar mısın?
Translate from turco to inglés
Bebeğe çoğunlukla kız kardeşim bakar.
Translate from turco to inglés
Kız kardeşim sık sık bebeğe bakar.
Translate from turco to inglés
Ben yokken köpeğime bakar mısın?
Translate from turco to inglés
Bakar mısınız! Pencereyi açabilir miyim?
Translate from turco to inglés
Lütfen çocuklara bakar mısın?
Translate from turco to inglés
Biz yokken bizim hayvanlara bakar mısın?
Translate from turco to inglés
Benimle dalga geçen kız nasıl yüzüme bakar?
Translate from turco to inglés
Biz beraber olsaydık başkasına bakar mıydık?
Translate from turco to inglés
Şu işe bakar mısın!
Translate from turco to inglés
Elbiselerimi değiştirirken diğer tarafa bakar mısın?
Translate from turco to inglés
Elbiselerimi değiştirirken sadece bir dakika için diğer tarafa bakar mısın?
Translate from turco to inglés
Ben Boston'da iken lütfen köpeğime bakar mısın?
Translate from turco to inglés
Tom her zaman geri gitmeden önce dikiz aynasına bakar.
Translate from turco to inglés
Bir bakar mısın?
Translate from turco to inglés
Bir süre köpeğime bakar mısın?
Translate from turco to inglés
Japonya'nın illerinden biri olan Şizuoka, Pasifik Okyanusuna bakar.
Translate from turco to inglés
İnsan aynaya bakar, ayna insana.
Translate from turco to inglés
Her zaman aynaya bakar. Ne heves!
Translate from turco to inglés
Savcı delillere bakar, yeterli şüphe varsa davasını açar.
Translate from turco to inglés
Bana bakar mısın, Tom?
Translate from turco to inglés
Diğer tarafa bakar mısın lütfen?
Translate from turco to inglés
Bu öğleden sonra çocuklarıma bakar mısın?
Translate from turco to inglés
Bakar mısınız, buralarda şu boylarda bir çocuk gördünüz mü?
Translate from turco to inglés
Bir çocuğu dışarı çıkarıp elinizle Ay'ı işaret ederseniz, çocuk Ay'a bakar. Aynı şeyi bir köpekle yaparsanız, köpek parmağınıza bakar.
Translate from turco to inglés
Tom çocuklarıma bakar.
Translate from turco to inglés
Bize o bakar.
Translate from turco to inglés
Çocuklara kim bakar?
Translate from turco to inglés
Çocuklara bakar mısın?
Translate from turco to inglés
Benim için çocuklarıma bakar mısın?
Translate from turco to inglés
Büyükanne gün boyunca çocuklara bakar.
Kadın kendine bakar.
Odam güneye bakar, bu onu güneşli ve rahat yapar.
Sakıncası yoksa yüzmeye gittiğimde eşyalarıma bakar mısın?
Çocuklarıma bakar mısın?
Benim için bir şeye bakar mısın?
Kendi işine bakar mısın?
Tom ve Mary her ikisi de yukarıya bakar.
Buna bakar mısın?
Bana bakar mısın?
Ona bakar mısın?
Bu gece bana bir iyilik yapar mısın ve çocuklarıma bakar mısın?
Gelecek hafta sonu köpeğime bakar mısın?
Dost başa, düşman ayağa bakar.
Bütün gün aynada kendine bakar.
Birçok doktor muayeneye başladıklarında ilk önce dilinize bakar.
Ben ölürsem çocuklarıma kim bakar?
Lütfen bu defa ona bakar mısın?
Biri ona bakar mı?
Biri onlara bakar mı?
O yüzbaşı askerlerine iyi bakar.
Mary bazen saatlerce hareketsiz oturur ve denize bakar.
Mary bazen saatler boyu öylece oturup denize bakar.
Sadece bir saniye için bana bakar mısın?
İki kadın Tom'a ve sonra da birbirlerine bakar.
Bu hastanedeki her bir hemşire beş hastaya bakar.
Yatak odamın pencereleri avluya bakar.
Yatak odamın pencereleri iç bahçeye bakar.
Erkek kardeşim şahsi eşyalarına çok iyi bakar.
Lütfen benim için resepsiyonda yaklaşık bir saat bakar mısın?
Yaşlı insan sık sık gençliğine geri bakar.
Kavanozda bir örümceğe bakar ve onu bahçede yakaladığı böceklerle besler.
Bu güzel bebeğe bir bakar mısın?
O ona bakar bakmaz aşık oldu.
Göz bir penceredir gönüle bakar.
Tom ben ne zaman iş için kentten ayrılsam hep köpeğime bakar.
Bir sözüne bakar.
Sık sık geceleri yıldızlara bakar mısınız?
Kendimi bildim bileli bulutlara bakar, şekiller görürüm. Sen de bu resimde bir şey görüyor musun?
Kör Allah'a nasıl bakarsa Allah da köre öyle bakar.
Garson bakar mısınız?
Biri yer, biri bakar; kıyamet ondan kopar.
Kimi yer, kimi bakar; kıyamet ondan kopar.
Kimi kızlarımız sadece adaleli oğlanlara bakar.
Su akar, Türk bakar.
Tom kahvaltı etmeden önce e-mailine bakar.
Ali gibiler maaşına ve avantasına bakar, seçimi kimin kazandığıyla ilgilenmez.
Bakar mısınız? Amerikan Konsolosluğu nerede?
Sabahları evden çıkmadan genelde hava durumuna bakar.
Sabah evden çıkmadan önce genelde hava raporuna bakar.