Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "bakmak"

Learn how to use bakmak in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.

Facebook'taki arkadaşlarının resimlerine bakmak vakit kaybıdır.
Translate from turco to inglés

O kediye bakmak için istekliydi.
Translate from turco to inglés

Köpek yerine bir kedi bakmak istiyorum.
Translate from turco to inglés

Her ikisi de dışarıya bakmak için pencereye gitti.
Translate from turco to inglés

Bebeğe bakmak benim işimdir.
Translate from turco to inglés

Sabah güneşi bakmak için çok parlak.
Translate from turco to inglés

Karısı iki çocuğunun yanı sıra şimdi kocasının dedesine de bakmak zorundaydı.
Translate from turco to inglés

İngilizce bir kitap okurken bilmediğin her kelimeye sözlükten bakmak pek harika bir fikir değil.
Translate from turco to inglés

Tom arabaya yakından bakmak için durdu.
Translate from turco to inglés

İnsanlar diğerlerine ön yargı ile bakmak eğilimindedir.
Translate from turco to inglés

Tom, daha yakından bakmak için eğildi.
Translate from turco to inglés

Tom televizyonda neler olduğuna bakmak için yayın akışını kontrol etti.
Translate from turco to inglés

Tom bu gece adamlarla içmek için dışarı çıkamaz. O evde kalmak ve annesine bakmak zorunda.
Translate from turco to inglés

Birine gözlerini dikerek bakmak kabalıktır.
Translate from turco to inglés

Bob Tilkiye evde bakmak istedi.
Translate from turco to inglés

O, bir kedi bakmak istiyor.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'nin yerine işe bakmak zorunda kaldı.
Translate from turco to inglés

Tom, Mary'ye bakmak zorunda.
Translate from turco to inglés

Tom, Mary'ye bakmak zorundaydı.
Translate from turco to inglés

Onun bebeğine bakmak zorundaydım.
Translate from turco to inglés

O, postere bakmak için durakladı.
Translate from turco to inglés

Böylesine büyük bir aileye bakmak zorunda olacağımı asla düşünmemiştim.
Translate from turco to inglés

Çocuklara bakmak için yardım edebilir misin?
Translate from turco to inglés

O, kız kardeşine bakmak zorundaydı.
Translate from turco to inglés

Bazı sağlık çalışanları hastalara bakmak yerine evrak işleri yaparak daha çok zaman geçirmektedirler.
Translate from turco to inglés

Bu kediye bakmak zorundayım.
Translate from turco to inglés

Çocuklara bakmak zorunda kaldım.
Translate from turco to inglés

Büyük bir aileye bakmak zorundayım.
Translate from turco to inglés

Kendime bakmak için yeterince yaşlıyım.
Translate from turco to inglés

İnsanlara bakmak kabalıktır.
Translate from turco to inglés

Ona bakmak için para gönderdi.
Translate from turco to inglés

İnsanlara dik dik bakmak kabalıktır.
Translate from turco to inglés

Köpeğine kendisi bakmak zorundaydı.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'ye tek başına bakmak zorundaydı.
Translate from turco to inglés

Ailesine bakmak için çok çalıştı.
Translate from turco to inglés

Çocuğuna bakmak için işini bıraktı.
Translate from turco to inglés

Çiçekler bakmak için çok güzeldi.
Translate from turco to inglés

Annesine ve kız kardeşine bakmak zorunda.
Translate from turco to inglés

Aileme bakmak için çok çalıştım.
Translate from turco to inglés

Onlar gökyüzüne bakmak için bir teleskop kullanıyor.
Translate from turco to inglés

Dişlerinize iyi bakmak önemlidir böylece yaşlandığınızda normal şekilde yiyebileceksiniz.
Translate from turco to inglés

Yabancılara dikkatle bakmak kabalıktır.
Translate from turco to inglés

Bu öğleden sonra Tom'a iki saat bakmak zorunda kaldım.
Translate from turco to inglés

Tom'un icabına bakmak zorunda kaldım.
Translate from turco to inglés

Yüzünüze utancımdan bakmak istemediğim anlar oluyor.

İnsanlara dik dik bakmak kabadır.

Tom Mary'ye bakmak için kendini ikna edemiyor.

Tom bir aileye bakmak için yeterli para kazanmıyor.

Tom yerdekinin ne olduğuna daha yakından bakmak için eğildi.

Tom burada olsa burada kalmak ve çocuklara bakmak zorunda olmam.

Anneme bakmak için bugün evde kalmak zorundayım.

Tom ne olduğuna daha iyi bakmak için pencereye gitti.

Aynada kendine bakmak ister misin?

Aynada kendime bakmak için banyoya koştum.

Görünmek için tamam ama bakmak için kaba.

Tom ailesine bakmak için yeterli para kazanmıyor.

Tom kendine bakmak için yeterince yaşlıdır.

Kendine bakmak için yeterince yaşlısın.

Bakmak ister misiniz?

Buna bakmak ister misin?

Buna bakmak ister misiniz?

Buna bakmak istiyor musun?

Sözcüğün anlamını bilmiyorsan sözlüğe bakmak zorundasın.

Mary sık sık küçük kardeşine bakmak zorunda.

Ağlayan bir bebeğe bakmak zordur.

Dün internette yanıtlara bakmak istedik, ama bulamadık.

Tom Mary'ye bakmak için geriye döndü.

Çizelgelere daha yakın bakmak istiyorum.

O rapora daha yakın bakmak istiyorum.

Hepsi Tom'a bakmak için döndü.

Tom'a bakmak için onların hepsi döndü.

Tom'a bakmak için her ikisi de döndü.

Tom'a bakmak için durdular.

Onların hepsi Tom'a bakmak için döndü.

Onlar Tom'a bakmak için döndü.

Tadına bakmak ister misin?

Tom Mary'nin yeni arabasına bakmak için otoparka yürüdü.

Sana bakmak zorunda kaldım.

O Mary'ye bakmak zorunda kaldı.

Tom Mary'ye bakmak için öne doğru eğildi.

Tom daha iyi bakmak için öne doğru eğildi.

O, annesine bakmak zorunda.

Tavşana bakmak zorundayım.

Aileme bakmak zorundayım.

Birçok çocuk kendilerine bakmak zorunda kaldı.

Şimdi kendimize bakmak zorundayız.

Eğer bir şey bulmak istiyorsan, bakmak gibi bir şey yoktur.

Sadece ona bakmak istiyorum, hepsi bu.

Tom ailesine bakmak için yeterli para kazanamadı.

Tom bana bakmak zorunda kaldı.

Menüye bakmak ister misiniz?

Tom fiyat etiketine bakmak için eğildi.

Tom bakmak istemiyordu ama kendini tutamadı.

O, ailesine bakmak için çok çalışmak zorunda.

Tom'a iyi bakmak için sana güvenebileceğimi biliyorum.

Hiç olmazsa pencereden dışarıya bakmak istemediğine inanamıyorum.

Dünyaya pembe gözlükle bakmak.

Dışarıya bakmak istiyorum.

Birimiz burada kalmak ve Tom'a bakmak zorunda.

Ben burada kalıp Tom'a bakmak istiyorum.

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés