Learn how to use beden in a turco sentence. Over 67 hand-picked examples.
Dersimiz beden eğitimi.
Translate from turco to inglés
Dün, Tom bir motosiklet kazasında yaralandı, bu yüzden beden eğitimi dersine şimdilik katılamıyor.
Translate from turco to inglés
36 beden, mavi donanma yağmurluğu arıyorum.
Translate from turco to inglés
Tom yirmi yaşındayken giydiği aynı beden pantolonu hâlâ giyebiliyor.
Translate from turco to inglés
Kelly, beden eğitimini kesti ve eve gitti.
Translate from turco to inglés
O yaklaşık benim beden ölçümde.
Translate from turco to inglés
Kaç beden giyiyorsunuz?
Translate from turco to inglés
Bu beden bana uymuyor.
Translate from turco to inglés
Beden eğitimi gerekli bir ders mi?
Translate from turco to inglés
Ruh isteklidir fakat beden güçsüzdür.
Translate from turco to inglés
Bunun bir beden küçüğünü denemek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Beden ölçünüz nedir?
Translate from turco to inglés
Beden ölçünüzü biliyor musunuz?
Translate from turco to inglés
Bu mükemmel bir beden ölçüsü.
Translate from turco to inglés
İnsanın beden ve aklı birbirine öylesine bağlıdır ki birini etkileyen diğerini de etkiler.
Translate from turco to inglés
Kitapsız bir oda, ruhsuz bir beden gibidir.
Translate from turco to inglés
Tom'un beden eğitimi öğretmeni Mary'nin basketbol antrenörüdür.
Translate from turco to inglés
Tom öyle düşüncesizce yorum yaptı ki başlangıçta önemsiz gibi görünüyordu fakat sonra onun yüzündeki ve beden dilindeki gerilimi gördüm ve bunun onun için gerçekten dünya kadar önemli olduğu çabucak ortaya çıktı.
Translate from turco to inglés
Onun kaç beden giydiğinden emin değilim.
Translate from turco to inglés
Havaalanına tam beden tarayıcıları kuruldu.
Translate from turco to inglés
Kız kardeşiyle aynı beden giyer.
Translate from turco to inglés
Onun hangi beden ölçüsüne sahip olduğunu kesin bilmiyorum.
Translate from turco to inglés
Uyku eksikliği beden için kötüdür.
Translate from turco to inglés
Gömleğin bir beden büyüğü var mı sizde?
Translate from turco to inglés
Hem beden hem de ruh beslenir.
Translate from turco to inglés
Tom bir beden eğitimi öğretmeni.
Translate from turco to inglés
Tom'un annesi, geçenlerde ölümden döndüğü sırada yaşadığı olağanüstü bir beden dışı deneyim hikayesi anlattı.
Translate from turco to inglés
Hiçbir beden kusursuz değildir.
Translate from turco to inglés
Akbabalar ölü beden üzerinde çember şeklinde hareket ettiler.
Translate from turco to inglés
O bir beden dışı deneyim yaşadı.
Translate from turco to inglés
O beden dışı bir deneyim yaşadı.
Translate from turco to inglés
Ben beden dışı bir deneyim yaşadım.
Translate from turco to inglés
Bu gömleklerin ikisi de aynı beden.
Translate from turco to inglés
Beden dersinde sakatlandım.
Translate from turco to inglés
Beden eğitimi dersinde sakatlandım.
Translate from turco to inglés
Okulun gammazcısı, Tom'un beden eğitimi salonunun arkasında sigara içtiğini müdüre yetiştirdi.
Translate from turco to inglés
Kaç beden giyiyorsun?
Translate from turco to inglés
Ben mümkün olursa, onlara bir beden büyüğü alıyorum.
Translate from turco to inglés
Mary meditasyon yaparken bir beden dışı deneyim yaşadı.
Translate from turco to inglés
İnanıyorum ki orta beden sana daha iyi uyacak.
Translate from turco to inglés
Bizim beden eğitimimiz var.
Translate from turco to inglés
Tom beden eğitimi öğretmeni olarak çalışıyor.
Translate from turco to inglés
Bazen yorgun olan beden değil, ruhtur.
Translate from turco to inglés
Üç beden bir şey satın almak istiyorum.
Çakralar sürekli dönüyor. Eğer olmasalar, fiziksel beden mevcut olamazdı.
Leyla beden sıvılarını içti.
Mary, büyük beden mankeni.
Bu havada yüzmeye çalışırsan beden ısın düşer.
Tutmak istediğim el senin elin.Duymak istediğim kalb senin kalbin. Öpmek istediğim dudaklar senin dudakların. Ve bedenime yakın olmasını istediğim beden senin bedenin. Seni özlüyorum!
Beden eğitimi zorunlu bir konu mudur?
Beden tam oturdu.
Beden uymasa da, gerisi uydurulur.
Tom beden gücüne dayalı bir işte çalışıyor.
Bu nedenle adam anasını babasını bırakıp karısına bağlanacak ve ikisi tek beden olacak.
Tom beden eğitimi öğretmeni.
Altı beden eldiven giyiyorum.
Sabun beden için ne ise, gözyaşı da ruh için odur.
Ali bugün okula giderken beden eğitimi kıyafetlerini götürmeyi unutmuş.
Beden eğitimi kıyafetini evde unutunca hocadan azarı yedi.
Bu kazak üzerimde epey dökümlü durdu. Bir beden küçüğü belki daha yakışır.
"Usta, bu pantolon bana biraz dar geldi. Bir beden büyüğü yok mu?" "Maalesef abi. Ama bence dert etme, giydikçe açılır."
"Usta, bu pantolon bana biraz bol geldi. Bir beden küçüğü yok mu?" "Maalesef abi. Ama bence dert etme, yıkayınca çeker."
Bir beden küçüğüne ihtiyacım var.
Beden ölecek ama ruh asla var olmamıştır.
Vücudun (beden dilin) buna evet diyor.
Beden temizliğimize dikkat edelim ve kirlenmeyelim.
Beden ruhun hapishanesidir.