Learn how to use binmek in a turco sentence. Over 78 hand-picked examples.
Bir ata binmek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Motosiklete binmek gençler için tehlikeli olabilir.
Translate from turco to inglés
Motosiklete binmek eğlencelidir.
Translate from turco to inglés
İstasyona kolayca yürüyebilirken bir taksiye binmek aptalca.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye onun atına binmek isteyip istemediğini sordu.
Translate from turco to inglés
Tom bir bisiklete binmek için gitti.
Translate from turco to inglés
Bob son treni kaçırdı ve bir taksiye binmek zorunda kaldı.
Translate from turco to inglés
Ben bisiklete binmek zorundayım.
Translate from turco to inglés
Tom bir taksiye binmek zorunda.
Translate from turco to inglés
Bir motosiklete binmek istiyorum.
Translate from turco to inglés
İlk trene binmek istemiştim.
Translate from turco to inglés
Otobüse binmek için bir bilet almalısın.
Translate from turco to inglés
Paris'e giden 8:15 trenine binmek zorundayım.
Translate from turco to inglés
O, ona otobüse binmek yerine yürümesini tavsiye etti.
Translate from turco to inglés
Ata binmek çok eğlencelidir.
Translate from turco to inglés
Otobüse binmek için acele etti.
Translate from turco to inglés
Bir ata binmek gerçekten heyecan verici.
Translate from turco to inglés
Bir yere gitmek için bir otobüse binmek zorundayım.
Translate from turco to inglés
Bir sonraki uçağa binmek mümkün mü?
Translate from turco to inglés
Arabam bozuldu, bu yüzden bir otobüse binmek zorunda kaldım.
Translate from turco to inglés
Bu şehirde bir taksiye binmek çok zor.
Translate from turco to inglés
Dönme dolaba binmek benim en sevdiğim şeydir.
Translate from turco to inglés
Otobüse binmek zorunda mıyız?
Translate from turco to inglés
Bir metroya tek başına binmek tehlikeli mi?
Translate from turco to inglés
Taksiye binmek benim için bir lüks.
Translate from turco to inglés
O trene binmek zorundayım.
Translate from turco to inglés
Tom binmek için arabanın kapısını açtı.
Translate from turco to inglés
Tom vurulduğunda arabasına binmek üzereydi.
Translate from turco to inglés
Frenleri olmayan bir bisiklete binmek yapılacak oldukça aptalca bir şey.
Translate from turco to inglés
Frenleri olmayan bir bisiklete binmek yapılacak aptalca bir şey.
Translate from turco to inglés
Bir midilliye binmek istiyorum!
Translate from turco to inglés
Motosiklete kasksız binmek tehlikelidir.
Translate from turco to inglés
Bisiklete binmek çok eğlencelidir.
Translate from turco to inglés
Taksiye binmek yerine otobüsle gitmek daha ekonomik.
Translate from turco to inglés
Tek tekerlekli bisiklete binmek çok iyi olmadığım bir şey.
Translate from turco to inglés
Boston'a geri dönmek için bir uçağa binmek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Tom son treni kaçırdı ve eve gitmek için taksiye binmek zorunda kaldı.
Translate from turco to inglés
Bu trene binmek zorundayım.
Translate from turco to inglés
Binmek isteyen var mı?
Translate from turco to inglés
Tom bir boğaya binmek istiyor.
Translate from turco to inglés
Bizimle binmek ister misin?
Translate from turco to inglés
Yoğun yağış bütün trenlerin durmasına sebep olduğu için bir taksiye binmek zorunda kaldım.
Translate from turco to inglés
Acelem olduğu için bir taksiye binmek zorunda kaldım.
Translate from turco to inglés
Tüm uçuşlar iptal edildiği için Boston'dan bir otobüse binmek zorunda kaldım.
Translate from turco to inglés
Hayat hızlı bir lunapark trenine binmek gibi bir şey.
Translate from turco to inglés
Ata binmek konusunda hiçbir şey bilmiyorum.
Ata binmek pahalı bir hobidir.
Taksiye binmek en az 2000 yene mal olacak.
Az sonra Boston trenine binmek zorunda olacağının farkında olan Tom, peronda Meryem'e tutkuyla sarıldı.
Pekinde metroya binmek ucuzdur.
Boston'dan bir otobüse binmek zorunda kaldım.
Bisiklete binmek iyi egzersizdir. Ayrıca, havayı kirletmez.
Otobüse binmek daha ucuzdur.
Okula yürüyebilir misin yoksa bir otobüse binmek zorunda mısın?
Trene binmek tavsiye edilebilir.
İstasyon dışında bir taksiye binmek zordur.
Her yerde bir arabaya binmek yerine yürü ya da bisikletine bin.
Buradan otele yürüyerek gitmek çok uzaktır. Daha iyisi bir taksiye binmek.
Otobüse binmek daha ucuz.
İlk trene binmek için büyük bir acelem vardı.
Tom Mary'nin motosikletine binmek istedi.
Otobüse binmek için bilete ihtiyacın var.
Bu gemiye binmek için izin alabilir miyim?
Teleferiğe binmek istiyorum ama yükseklikten korkuyorum.
Her zaman bir ata binmek istemişimdir.
Uçmak neden trene binmek varken?
Bu otoyolda bisiklete binmek çok tehlikelidir.
Neden Tom'la binmek isteyeyim?
Uçağa binmek için A tuşuna basın.
Tom bir boğaya binmek istedi.
Tom bir taksiye binmek zorunda değildi. Yürüyebilirdi.
Tom, Paris'e giden otobüse binmek istiyor.
Taksiye binmek zorunda kaldım çünkü otobüsü kaçırmıştım.
Bisiklete binmek hoşuma gider.
Tom bir taksiye binmek istemedi.
Bu, attan inip eşeğe binmek olur.
Otobüse binmek için sıra olduk.
Şoför otobüse bebek arabasıyla binmek isteyen kadın için orta kapıdaki engelli rampansını açtı.