Learn how to use birazcık in a turco sentence. Over 89 hand-picked examples.
Birazcık öğrenme tehlikeli bir şeydir.
Translate from turco to inglés
O, oryantal sanatında birazcık uzmandır.
Translate from turco to inglés
Yeni yasa birazcık organize suçu kapsamalıdır.
Translate from turco to inglés
Tom birazcık hız limitinin üzerinde sürerse vaktinde havaalanına yetişebileceğini düşündü.
Translate from turco to inglés
Tom içeriye temiz hava girdirmek için pencereyi birazcık açtı.
Translate from turco to inglés
Onlar birazcık iş bile yapmazlar.
Translate from turco to inglés
Tom birazcık tart aldı.
Translate from turco to inglés
Birazcık şişmansın.
Translate from turco to inglés
Tom birazcık gergin görünüyor.
Translate from turco to inglés
O birazcık yavaş, birazcık bekleyebilir misin?
Translate from turco to inglés
Birazcık heyecan istemez misin?
Translate from turco to inglés
Sokaktan evime birazcık yol var.
Translate from turco to inglés
Evim sokaktan birazcık uzak.
Translate from turco to inglés
Birazcık daha sabırlı olsaydın yapbozu bitirebilirdin.
Translate from turco to inglés
Birazcık araştırma yaptım.
Translate from turco to inglés
Beni birazcık sevin bu bana yeter de artar bile.
Translate from turco to inglés
Tom birazcık kazandı.
Translate from turco to inglés
Bugün birazcık soğuk.
Translate from turco to inglés
Beni birazcık üzdü.
Translate from turco to inglés
Birazcık hava almaya ihtiyacım vardı.
Translate from turco to inglés
Birazcık araştırma yapıyordum.
Translate from turco to inglés
Birazcık meşgulüm.
Translate from turco to inglés
Sanırım bugün de birazcık geç kalacağım.
Translate from turco to inglés
Bana birazcık daha verebilir misin?
Translate from turco to inglés
Birazcık sevgi kırıntısı, hayatı daha anlamlı hâle getirebilir.
Translate from turco to inglés
Ondan hâlâ birazcık kaldı.
Translate from turco to inglés
Tom bir şey yiyemedi ama birazcık su içti.
Translate from turco to inglés
Birazcık makyaj onda harikalar yarattı.
Translate from turco to inglés
O birazcık şişman.
Translate from turco to inglés
Bu, birazcık bağımsız olduklarını ispatlamaya çalıştıkları içindir.
Translate from turco to inglés
Tom birazcık korkak.
Translate from turco to inglés
Evet, birazcık.
Translate from turco to inglés
Birazcık İspanyolca bilgi Meksika yolculuğunu keyifli yapmaya doğru uzun bir yol gidecektir.
Translate from turco to inglés
Tom birazcık bir kıza benziyor.
Translate from turco to inglés
Birazcık teşviğe ihtiyacım vardı.
Translate from turco to inglés
Birazcık çabala!
Translate from turco to inglés
Birazcık uzanmak zorundayım.
Translate from turco to inglés
Bana ondan sadece birazcık verin.
Translate from turco to inglés
Birazcık İspanyolca bilgisi, Meksika yolculuğunu keyifli hale getirmeye çok faydası olacak.
Translate from turco to inglés
Bana birazcık dondurma bırak.
Translate from turco to inglés
Bütün doktorlar kahve içmemem gerektiğini söylüyorlar ama buna rağmen, sevdiğim arkadaşlarımla beraberken ara sıra birazcık içiyorum.
Translate from turco to inglés
Lütfen pencereyi birazcık aralar mısın?
Translate from turco to inglés
Tom kapıyı birazcık araladı.
Translate from turco to inglés
Kapı birazcık aralandı.
Translate from turco to inglés
Tom pencereyi birazcık araladı.
Translate from turco to inglés
Tom kapıyı iterek birazcık araladı.
Translate from turco to inglés
Fırını kapatın, fırın kapağını birazcık aralayın ve tatlının bir saat soğumasına izin verin.
Translate from turco to inglés
Beni hâlâ birazcık seviyor musun?
Sen birazcık değişmedin.
Onun burada olduğunu bilmek birazcık bile annesinin hoşuna gitmeyecek.
"Tom, bunun ne tür yazı olduğunu biliyor musun?" "Muhtemelen Tibetçe, ancak onu birazcık okuyamıyorum."
O birr yıldır piyano çalışıyor ve birazcık piyano çalabiliyor.
Mary Tom'a söyleyip söylemeyeceği üzerinde birazcık ikilem içerisindeydi.
Birazcık Fransızca konuşabilirim.
Bazen, birazcık gurur ihtiyacımız olan şeydir.
Tom birazcık hanım evladı.
Sanırım bilgisayar programlama hakkında birazcık biliyorsun.
Bardakta birazcık su var.
Ben birazcık pasta istiyorum.
Benimle konuşmak için birazcık vaktin var mı?
Fransızca konuşabilirim ama sadece birazcık.
Tom birazcık konuşkan.
Bana sorarsan, o birazcık aptal.
Birazcık bilgi edinmemin dışında hiçbir şey olmadı.
Ben bunu birazcık basitleştirdim.
Tom birazcık züppe.
Tek ihtiyacım birazcık „SEN“.
Tamam. Birazcık daha.
Tom benden birazcık daha uzun.
Birazcık ihlal hissediyorum.
Leyla birazcık utangaçtı.
Birazcık yorgun görünüyorsun.
Birazcık kızarmış görünüyorsun.
Ara sıra birazcık deli olun!
Birazcık uyumak istiyorum.
Tom birazcık bile korkmuş görünmüyor.
Birazcık daha yavaş olabilir mi?
Bence çoğu Kanadalı en azından birazcık Fransızca konuşabiliyor.
Birazcık bir kız gibi görünüyorsun.
Senden üzerindekileri çıkarmanı rica ediyorum. Birazcık güzelliğinin tadını çıkarmak istiyorum.
Burada birazcık oturmanı istiyorum.
Bana birazcık para göndermesini rica et.
Tom birazcık sakinlemeye başlamıştı bile.
Neden birazcık daha beklemiyorsun?
Şu çocuktan birazcık feyz al.
O senden yardım istemiyordu ki, tek istediği üzüntüsüne birazcık merhamet göstermendi ama sen onu sonuna kadar bile dinlemedin.
Fakat Noel'de birazcık olsun savurganlık yapmaya güçleri yetti mi?
En azından davranışından ötürü birazcık utanç duyabilirdin.
Birazcık daha sabır.