Learn how to use birden in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Birden şanslı oldum.
Translate from turco to inglés
Onun birden istifade etmiş olması, bizim için büyük sürpriz.
Translate from turco to inglés
Birden fren yapma.
Translate from turco to inglés
Hava birden değişti.
Translate from turco to inglés
Ne kadar zor bir şey, sevmek ve akıllı olmak, ve her ikisi birden.
Translate from turco to inglés
Tom daha önce Mary'yi John'la birlikte birden fazla ortamda görmüştü ve sonunda onların birbirlerini gördüklerini anladı.
Translate from turco to inglés
Bir cümlenin bir dilde birden fazla anlamı olabilir.
Translate from turco to inglés
Tom'un birden fazla kız arkadaşı var mı?
Translate from turco to inglés
Tom şu ana kadar birden fazla iş teklifi aldı.
Translate from turco to inglés
O kolayca birden sinirlenir.
Translate from turco to inglés
Hep birden koşmaya başladılar.
Translate from turco to inglés
Tom birden ağlamaya başladı.
Translate from turco to inglés
Tom birden gülmeye başladı.
Translate from turco to inglés
Sıfır birden önce gelir.
Translate from turco to inglés
O, birden ona kadar sayabilir.
Translate from turco to inglés
O birden ünlü oldu.
Translate from turco to inglés
O birden döndü.
Translate from turco to inglés
Birden ışık söndü.
Translate from turco to inglés
O, birden kapıyı kapattı.
Translate from turco to inglés
O, birden arabayı hızlandırdı.
Translate from turco to inglés
Onlar hepsi birden gülmeye başladılar.
Translate from turco to inglés
Birden onun aklına iyi bir fikir geldi.
Translate from turco to inglés
Birden silah sesleri duyuldu.
Translate from turco to inglés
Birden aklıma ona sürpriz yapma fikri geldi.
Translate from turco to inglés
Öyle güzel bir fıkraydı ki, herkes birden kahkahayı bastı.
Translate from turco to inglés
Tom birden fazla uyarıldı.
Translate from turco to inglés
Birden ayağını frene koydu.
Translate from turco to inglés
Nadiren, kırk yılda bir, on birden önce yatmaya gider.
Translate from turco to inglés
Birden, durdu ve etrafına baktı.
Translate from turco to inglés
Bir kediyi öldürmenin birden fazla yolu var.
Translate from turco to inglés
Birden kalkıp odadan çıktı.
Translate from turco to inglés
Bu öğleden sonra saat birden dörde kadar uyudum.
Translate from turco to inglés
Birden kalktı ve odadan çıktı.
Translate from turco to inglés
Tom birden öfkelendi.
Translate from turco to inglés
Birden ona kadar sayın.
Translate from turco to inglés
Birden beklenmedik bir şey oldu.
Translate from turco to inglés
Onun önünde aynı anda birden fazla soruna sahip olmak onu sinirlendirir,üzer ve çileden çıkarır.
Translate from turco to inglés
O, birden öptü beni.
Translate from turco to inglés
Oğlumuzun son zamanlarda birden büyümesi bize sürpriz oldu.
Translate from turco to inglés
Birden hastalanırım.
Translate from turco to inglés
Birden bunalıma girerim.
Translate from turco to inglés
Birden başım döndü.
Translate from turco to inglés
Tom birden durdu.
Translate from turco to inglés
Birden Tom hakkında çok endişelendim.
Translate from turco to inglés
Birden fazla sorunumuz var gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés
Birden ona kadar say.
Translate from turco to inglés
Tom birden inanılmaz şekilde sinirlendi.
Translate from turco to inglés
Tom birden bir şeyin yanlış olduğunu fark etti.
Translate from turco to inglés
Yüzemeyen birden fazla arkadaşım var.
Translate from turco to inglés
Sıfır, birden önce gelir.
Translate from turco to inglés
Birden daha fazla vardı.
Translate from turco to inglés
Tom'a bu ilacın hepsini birden içmemesini söyle.
Birden fazla cep telefonun var mı?
Birden bir çığlık sesi duydum.
Birden şiddetli yağmur başladı.
Birçok insanın bu kitabı birden çok kez okumak isteyeceğini düşünemiyorum.
Kaç yarışı birden kazanmam gerek?
Birden herkes ortamı terk etti.
Sonra, oda sıcaklığı birden artmaya başladı.
Tom birden eve girdi.
Birini seç, ikisi birden olmaz.
Hava birden soğudu.
Tom birden hatalı olduğunu fark etti.
Sıfır birden önce gelen şeydir.
Bunu yapmak bazen birden fazla kişi gerektirir.
İyi olduğum birden fazla şeye sahibim.
Tom birden kahkahayı patlattı.
Tom birden fazla kişi tarafından dava ediliyor.
Bu cümle, çevrilmeye çalışıldığında göz önünde bulundurmam gereken birden fazla çeviriye imkan tanıyor.
Bir kedinin derisini yüzmenin birden fazla yolu var.
Gençlerin sık yaptığı bir hata da; zorluklarını hafife alıp, kendi yeteneklerini de gözlerinde büyütürek aynı anda birçok dili birden öğrenmeye başlamaları.
Bir tek anlam çok sayıda jestlerle ifade edilebilirken, bir jest birden fazla anlamlara sahip olabilir.
Kaza birden oldu.
Kız annesini görür görmez birden ağlamaya başladı.
Kolombiya'da nüfus birden altıya kadar değişen sosyal katmanlara göre sınıflandırılır. Bir en fakir olma ve altı en zengin olma.
Herkes hep birden konuştu.
Birden onların ne yaptığını anladım.
Bıyıklar birden moda oldu mu?
Birden kalbim ağrıyor.
Birden umudum vardı.
Üçü birden gülmeye başladılar.
Bütün arkadaşlarımı hep birden davet edemem.
Tom birden endişeli göründü.
Çinliler tek elle birden ona kadar sayarlar.
Odadaki herkes birden konuşuyor gibi görünüyordu.
Anne birden fazla değildir.
Birden oluverdi.
Tom'a birden yorgunluk çöktü.
Ben birden bayıldım.
Tom'un gözleri birden parladı.
Birden tutumunu değiştirdi.
Tom babasının birden çok kez ona tecavüz ettiğini iddia etti.
On kadar öğrenci hepsi birden ayağa kalktı.
Bunu yapmanın birden fazla yolu var.
O birden durdu.
O sigara içmeyi birden bıraktı.
Birden fazla türde İsviçre peyniri vardır.
Tom'un birden çok yeteneği vardır.
Garip bir biçimde, o birden kayboldu.
Çocuk birden ağlamaya başladı.