Learn how to use biriktirmek in a turco sentence. Over 22 hand-picked examples.
O, para biriktirmek için kendi planını uygulamaya çalıştı.
Translate from turco to inglés
Tom para biriktirmek için bir yol arıyor.
Translate from turco to inglés
Tom para biriktirmek için yapabileceği her şeyi yapar.
Translate from turco to inglés
Üniversite öğrenimime para biriktirmek için çalışıyorum.
Translate from turco to inglés
Para biriktirmek için masrafları kısmalıyız.
Translate from turco to inglés
Para biriktirmek için sıkı çalıştı.
Translate from turco to inglés
Daha fazla para biriktirmek için sıkı çalıştı.
Translate from turco to inglés
Okul harçlığı biriktirmek için çalışıyormuş.
Translate from turco to inglés
Para biriktirmek neden önemlidir?
Translate from turco to inglés
Para biriktirmek için çok çalıştı.
Translate from turco to inglés
Onun hayattaki amacı para biriktirmek.
Translate from turco to inglés
O biraz para biriktirmek için çok çalıştı.
Translate from turco to inglés
Tom para biriktirmek için elinden gelen her şeyi yapar.
Translate from turco to inglés
Tom para biriktirmek için mümkün olan her şey yapıyor.
Translate from turco to inglés
Tom para biriktirmek için elinden gelen her şeyi yapıyor.
Translate from turco to inglés
O, para biriktirmek için yıllarca kıt kanaat geçindi.
Translate from turco to inglés
Kötü gün için para biriktirmek mantıklı.
Translate from turco to inglés
Biraz para biriktirmek için restoranlarda yemek yemeyi haftada sadece bir kereye indirmeye karar verdim.
Translate from turco to inglés
Eğer su tabancası istiyorsan sadece para biriktirmek ve onu kendin almak zorunda kalacaksın. Senin için sürekli oyuncaklar alamam. Verecek param yok.
Translate from turco to inglés
Tom'un hobileri arasında satranç oynamak ve pul biriktirmek var.
Translate from turco to inglés
Bu kadar parayı biriktirmek oldukça zor olacak.
Translate from turco to inglés
Mal, ömrün rahatı içindir. Ömür, mal biriktirmek için değildir.
Translate from turco to inglés