Learn how to use borçlu in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Ona çok şey borçlu olduğun gerçeğini unutmamalısın.
Translate from turco to inglés
Bulunduğunuz durumu ebeveynlerinize borçlu olduğunuzu asla unutmayın.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye 300 dolar borçlu.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye üç yüz dolar borçlu.
Translate from turco to inglés
Tom kulaklarına kadar borçlu.
Translate from turco to inglés
Tom bana hiçbir şey borçlu değildir.
Translate from turco to inglés
Tom başkasına borçlu olmayı sevmez.
Translate from turco to inglés
Tom son derece borçlu olduğunu kimsenin bilmesini istemiyordu.
Translate from turco to inglés
Tom kesinlikle Mary'ye bir özür borçlu.
Translate from turco to inglés
O, şimdi son derece borçlu.
Translate from turco to inglés
Biriktirdiği serveti şansına ve çok çalışmasına borçlu.
Translate from turco to inglés
O, borçlu olduğu parayı ona uzattı.
Translate from turco to inglés
O ona bir sürü para borçlu fakat muhtemelen onu geri ödeyemeyecek.
Translate from turco to inglés
Sana para borçlu olduğumu unuttum.
Translate from turco to inglés
Kimseye para borçlu olmak istemiyorum.
Translate from turco to inglés
Tom bin doların biraz üstünde Mary'ye borçlu.
Translate from turco to inglés
Ona bir şey borçlu değilim.
Translate from turco to inglés
Sana bir şey borçlu değilim.
Translate from turco to inglés
O hala bana bir cevap borçlu.
Translate from turco to inglés
Sana ne borçlu olduğumu bilmiyorum.
Translate from turco to inglés
Tom'a hiç açıklama borçlu değilim.
Translate from turco to inglés
Tom'a bir açıklama borçlu olduğumu düşündüm.
Translate from turco to inglés
Tom'a bir şey borçlu değilsin.
Translate from turco to inglés
Tom'a hiçbir şey borçlu değilim.
Translate from turco to inglés
Borçlu olduğu parayı geri ödemek istiyor.
Translate from turco to inglés
Sana borçlu olduğum parayı gelecek hafta ödeyeceğim.
Translate from turco to inglés
Bana biraz para borçlu olduğunu düşünüyorum.
Translate from turco to inglés
Sana bir özür borçlu olabilirim.
Translate from turco to inglés
Tom sana hayatını borçlu.
Translate from turco to inglés
Tom bize bir iyilik borçlu.
Translate from turco to inglés
Tom bize bir açıklama borçlu.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye bir açıklama borçlu olduğunu hissetti.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin ona para borçlu olduğunu iddia etti.
Translate from turco to inglés
Herhangi birimize hiçbir şey borçlu değilsin.
Translate from turco to inglés
Tom'a çok borçlu olduğumuzu biliyorsun.
Translate from turco to inglés
Size hiçbir şey borçlu değiliz.
Translate from turco to inglés
Onu benim için yaparsanız size borçlu olacağım.
Translate from turco to inglés
Tom bana bir iyilik borçlu.
Translate from turco to inglés
Tom bana çok para borçlu.
Translate from turco to inglés
O bana bir iyilik borçlu.
Translate from turco to inglés
Bana borçlu değilsiniz.
Translate from turco to inglés
Bana bir şey borçlu değilsiniz.
Translate from turco to inglés
Pierre ve Paul'a borçlu.
Translate from turco to inglés
Tom bana bir özür borçlu.
Translate from turco to inglés
Sana para borçlu muyum?
Translate from turco to inglés
Tom'a ne kadar borçlu olduğumuzu öğrenelim.
Translate from turco to inglés
Tom bana üç yüz dolar borçlu.
Translate from turco to inglés
Tom bir sürü insana bir sürü para borçlu.
Translate from turco to inglés
Tom bana para borçlu.
Translate from turco to inglés
Sana geri ödeyebilmemden önce Tom'un bana borçlu olduğu parayı bana ödemesini beklemek zorunda kaldım.
Kimseye bir şey borçlu değilsin.
Kimse bana bir şey borçlu değil.
Tom bana bir tane borçlu.
Bana bir şey borçlu olmadığını mı söylüyorsun?
Tom bana borçlu olduğu parayı henüz geri ödemedi.
Ona senin bana borçlu olduğundan çok daha fazlasını ben sana borçluyum dedim. Sana nişanlımın hayatını borçluyum, Mary.
Bize bir şey borçlu değilsin.
Onlara bir şey borçlu değilsin.
Ona bir şey borçlu değilsin.
Bundan fazlasını borçlu değil misin?
Bana borçlu olduğun parayı istiyorum ve onu şimdi istiyorum.
"Tom sana borçlu olduğum tüm parayı sana ödeyecek." "Sen öyle san."
O, başarısını hem çok çalışmaya hem de şansına borçlu.
Ne borçlu ne de ödünç veren ol!
Tom bana bir ya da iki iyilik borçlu.
Tom sana ne kadar para borçlu?
Bana büyük bir iyilik borçlu olacaksın.
O bana çok para borçlu.
Bana hiçbir şey borçlu değilsin.
Onlar bana herhangi bir şey borçlu değil.
O bana bir tane borçlu.
Bana borçlu olduğun parayı bana ver ve ben gitmiş olacağım.
Sana para borçlu olduğumu biliyorum.
Neden Tom'a onun üç yüz dolar borçlu olduğunu söylemedin.
Sana bir şey borçlu muyum?
Sana bir şey borçlu değil miyim?
Tom bana büyük bir iyilik borçlu olacak.
Tom kimseye bir şey borçlu değil.
Bana borçlu olduğun şeyi istiyorum ve onu şimdi istiyorum.
Tom bana oldukça çok para borçlu.
Bana bir şey borçlu değilsin.
Tom'a bana bir tane borçlu olduğunu söyle.
Onun ne kadar borçlu olduğunu neden Tom'a söylemedin?
Onların sana borçlu olduğu parayı topladın mı?
Tom bize bir şey borçlu değil.
Ben sadece bana borçlu olduğun parayı istiyorum.
Tom Mary'ye bir şans borçlu.
Ülkemize ne borçlu olduğumuzu hepimiz biliyoruz. Vergi dairesi bize bildirir.
Tom Mary'ye otuz dolar borçlu.
Hiç kimse kimseye bir şey borçlu değildir.
İşte sana borçlu olduğum para.
Sana bir açıklama borçlu değilim.
Tom sana ne kadar borçlu olduğunu bilmek istiyor.
Şehir varlığını tam anlamıyla Mussolini'ye mi borçlu?
Tom ona borçlu olduğu her şeyi Mary'ye geri ödedi.
Tom, Mary'ye bir açıklama borçlu olduğunu hissetti.
Bana sadece borçlu olduğun şeyi ver ve ben gideceğim.
Sana hiçbir şeyi borçlu değilim!
Tom gerçeği Mary'ye borçlu hissetti.
Ben hiç kimseye hiçbir şey borçlu değilim.