Learn how to use boya in a turco sentence. Over 85 hand-picked examples.
Oturduğun yerdeki boya hâlâ yaştır.
Translate from turco to inglés
Oturduğun koltuktaki boya hâlâ ıslak.
Translate from turco to inglés
İyi bir sonuç için iki tabaka boya uygula.
Translate from turco to inglés
Duvar boya ile kaplıydı.
Translate from turco to inglés
Boya henüz kurumadı.
Translate from turco to inglés
Lütfen kapıyı beyaza boya.
Translate from turco to inglés
Ellerim boya ile lekelendi.
Translate from turco to inglés
Boya yoktur.
Translate from turco to inglés
Akrilik boya kullanın.
Translate from turco to inglés
Sulu boya ile boyamayı seviyorum.
Translate from turco to inglés
Boya duvardan aşağıya dökülüyordu.
Translate from turco to inglés
Kapıdaki boya henüz kuru değil.
Translate from turco to inglés
Bu odayı fırçayla boya.
Translate from turco to inglés
Her tarafı beyaz boya ile kaplandı.
Translate from turco to inglés
Beyaz boya odaya ışık katacaktır.
Translate from turco to inglés
Sırf gülümsemeni tekrar görmek için okyanusu boydan boya yüzerdim.
Translate from turco to inglés
Tom boya fırçasını yere koydu.
Translate from turco to inglés
Sadece herhangi bir çocuk tarafından kullanılanlar gibi basit boya kalemleri kullanarak Maria nefes kesen resimler yaratabildi.
Translate from turco to inglés
Japon kızlar naylon çorap üzerine sprey boya sıkıp desen yapıyorlar.
Translate from turco to inglés
Küçük Maria boya kalemleri ile resim yapmayı seviyor.
Translate from turco to inglés
Sulu boya ile resim yapmayı severim.
Translate from turco to inglés
Çubuğun bir ucunu kırmızıya diğer ucunu maviye boya.
Translate from turco to inglés
Antik Yunanlar Güneşin tanrı Heleius tarafından sürülen dört beyaz at tarafından çekilen bir arabada gökyüzünü boydan boya geçtiğine inanıyorlardı.
Translate from turco to inglés
Tom elinde bir boya fırçası vardı.
Translate from turco to inglés
Senin burnunda biraz boya var.
Translate from turco to inglés
Gömleğinde boya var.
Translate from turco to inglés
Üzerinizde boya var.
Translate from turco to inglés
Dikkat! Islak boya.
Translate from turco to inglés
Ben sulu boya ile boyamak istiyorum.
Translate from turco to inglés
Boya için bir odayı hazırlama süreçte en önemli adımdır.
Translate from turco to inglés
Ünlü yağlı boya resim açık artırmada 2 milyon dolara satıldı.
Translate from turco to inglés
Tom her zaman satın aldığı yiyeceklerde boya maddesi olup olmadığını kontrol eder.
Translate from turco to inglés
Bir boya hastanın kol damarına enjekte edilebilir.
Translate from turco to inglés
Tom çiti boyarken gömleğine boya bulaştırdı.
Translate from turco to inglés
Üzerindeki boya özellikle dış kısmında yavaş yavaş döküldüğünden, kış gelmeden pencereleri boyatacağım.
Translate from turco to inglés
Boya hâlâ yaş.
Translate from turco to inglés
Boya kalkmış.
Translate from turco to inglés
Boya dökülüyor.
Translate from turco to inglés
Bu kan değil. Sadece kırmızı boya.
Translate from turco to inglés
Evimizi boyayın. Turuncu boya kullanın.
Translate from turco to inglés
Çocuğun gömleğinde bir boya lekesi var.
Translate from turco to inglés
Tom kapağı boya kutusunun üstüne geri koydu.
Translate from turco to inglés
Mary bana boya yapmayı öğretiyor.
Translate from turco to inglés
Boya yapmayı öğrenmek ister misin?
Translate from turco to inglés
Mary Tom'a boya yapmayı öğretti.
Translate from turco to inglés
Tom bana boya yapmayı öğretiyor.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye boya yapmayı öğretti.
Translate from turco to inglés
Islak boya.
Odanız için güzel bir renkte boya seçtiniz.
Ders kuru boya izlemek kadar sıkıcıydı.
Bu yağlı boya tablo 17. yüzyıldan kalma.
Kapının üzerinde ıslak boya var.
Mavi boya ile kırmızı boyayı karıştırın.
Çini mürekkebi boya olarak kullanıldığı zaman ilginç bir yapı üretir.
Bir siyah sprey boya almam gerekiyor.
Şüphelinin en son boya damlamış marangoz pantolonu giydiği görüldü.
Ellerinde bir boya fırçası olan herkes bir ressam değildir.
Bir sanatçı, büyük bir resim yapmak için birçok boya tüpü kullanır.
Tom beyaz halı üzerine mavi boya kutusunu döktü.
Ressamlar tarihsel olarak kurşun boya gibi zehirli maddelere maruz kalmışlardır.
Eski İtalyan yağlı boya resim hiç halkın içinde sergilenmedi.
Ahırlar kırmızı boyalıdır, çünkü kırmızı boya ucuzdur.
Hiç boya aldın mı?
Çiti boya.
Boya kuruyor.
Onlar sandalyeye bir kat boya sürdüler.
Boya kurşunla doluydu.
Boya sıyırıldı.
Annem bana birkaç pastel boya aldı.
Ev taze boya katıyla harika görünüyordu.
Bu boya çabucak kurur.
Arkadaşlarından herhangi biri boya yapar mı?
Bu boya çabuk çıkıyor.
Bu boya kolay çıkar.
Değmesin, yağlı boya!
Tom'un ayakkabısına boya bulaşmış.
Osurukla boya boyanmaz.
Evlere boya badana yapıyorum.
Ali kuru boya kullanarak güzel bir resim yaptı.
Motosikletiyle ülkeyi boydan boya gezdi.
Boya takıntısı olanlar aramasın.
Evime boya yaptırdım.
Evinin bir odasında duvarlar boydan boya kitaplıkla kaplı.
Evimin bütün odaları boya badana istiyor.
Daireye boya yapıyor.