Learn how to use buluşmak in a turco sentence. Over 79 hand-picked examples.
Seninle gerçek hayatta buluşmak harikaydı.
Translate from turco to inglés
Eski arkadaşımla buluşmak çok hoştu.
Translate from turco to inglés
Tom Mary ile yeniden buluşmak için istekli.
Translate from turco to inglés
Mary John'la buluşmak için çıksa, Tom kesinlikle memnun olmaz.
Translate from turco to inglés
Tom Mary ile buluşmak için Boston'a gitti.
Translate from turco to inglés
Tom Mary ile yarın saat ikide parkta buluşmak zorunda.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary, ertesi hafta yine orada buluşmak için karar verdi.
Translate from turco to inglés
Tom, ertesi gün Mary ile buluşmak için randevu verdi.
Translate from turco to inglés
Tom'un buluşmak için zaman sınırı var.
Translate from turco to inglés
Kenji ile buluşmak için az önce Ueno istasyonuna geldim.
Translate from turco to inglés
Tom Mary ile buluşmak için oraya gitti.
Translate from turco to inglés
O, onunla tekrar buluşmak istiyor.
Translate from turco to inglés
Öğretmeniyle buluşmak için kaçtı.
Translate from turco to inglés
Yarın buluşmak ister misiniz?
Translate from turco to inglés
Yakında buluşmak için bir randevu verdik.
Translate from turco to inglés
O, onunla tekrar buluşmak için isteklidir.
Translate from turco to inglés
Onunla buluşmak için ne zaman söz verdi?
Translate from turco to inglés
Okulda buluşmak için söz verdik.
Translate from turco to inglés
Gelecek hafta buluşmak için söz verdik.
Translate from turco to inglés
Sen kaçta ve nerede buluşmak istersin?
Translate from turco to inglés
Tom Mary ile Boston'da buluşmak için bir şans yakaladı.
Translate from turco to inglés
Bay West'le buluşmak için havaalanına gitmişti.
Translate from turco to inglés
Tom'la buluşmak istiyorum.
Translate from turco to inglés
Gelecek hafta Tom'la buluşmak için Boston'a gitmek zorunda kalacaksın.
Translate from turco to inglés
Tom benimle buluşmak istedi.
Translate from turco to inglés
Benimle buluşmak istedi.
Translate from turco to inglés
Bu hafta sonu nasıl buluşmak istersiniz?
Translate from turco to inglés
Tom'la buluşmak için şehir merkezine gittim.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'yle buluşmak için lobiye indi.
Translate from turco to inglés
Onunla buluşmak istemiyorum.
Translate from turco to inglés
Bu hafta sonu buluşmak ister misin?
Translate from turco to inglés
En kısa sürede buluşmak istiyorum.
Translate from turco to inglés
Daha sonra bir yerde buluşmak ister misin?
Translate from turco to inglés
Yarın bir yerde buluşmak ister misin?
Translate from turco to inglés
Gelecek hafta sonu tekrar buluşmak ister misin?
Translate from turco to inglés
Bizimle buluşmak için dersi asmak zorunda kaldı.
Translate from turco to inglés
Tom dün gece benimle buluşmak için söz verdi ama gelmedi.
Translate from turco to inglés
Daha sonra buluşmak istiyor musunuz?
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'yle buluşmak için parka gitti.
Translate from turco to inglés
Onlarla buluşmak için şehir merkezine gittim.
Translate from turco to inglés
Onunla buluşmak için şehir merkezine gittim.
Translate from turco to inglés
Akrabalarla buluşmak için Vancouver'a gitmeyi düşünüyorum.
Translate from turco to inglés
Ben Tom'la buluşmak istemiyorum.
Translate from turco to inglés
Bir kızla buluşmak için dışarı çıktı.
Translate from turco to inglés
Yarın ne zaman buluşmak istiyorsun?
Translate from turco to inglés
Tam onda buluşmak için anlaşma yaptık.
Translate from turco to inglés
Sanırım Tom'la buluşmak istiyorum.
Ne zaman buluşmak istersin?
Tom seninle kütüphanede buluşmak istiyor.
Tom meseleyi görüşmek için seninle buluşmak istiyor.
Yarın ne zaman buluşmak istersin?
Tom'la buluşmak üzereyiz.
Tom, Mary'yle daha sonra buluşmak için sözleşti.
Sevgili küçük düşmanımla buluşmak için Kuzey Kore'ye gidiyorum.
Buluşmak ayrılığın başlangıcıdır.
Tom benimle buluşmak ister.
Biz Pazartesi günü saat akşam 6'da buluşmak için anlaşma yaptık.
Nerede buluşmak istersin?
Dan, Linda ile buluşmak bile istemiyordu.
Seninle buluşmak istedim.
Buraya seninle buluşmak için geldim.
Tom, Mary'yle tekrar buluşmak istiyor.
Hayır, o onunla buluşmak istemedi.
Seninle buluşmak istiyorum.
Benimle buluşmak için zaman bulduğunuz için teşekkür ederim bayım, ofisinizi ziyaret etmek her zaman hoş, o kocaman.
Avrupa'ya gitmeden önce seninle buluşmak istiyorum.
Bir noktada buluşmak zorundayız.
Rüyalarımın kızı ile buluşmak istiyorum.
Sami, Leyla ile buluşmak için araçla Kahire'ye gitti.
Sami biyolojik annesiyle buluşmak istedi.
Tom Mary ile buluşmak için aileden izin almadan dışarı çıktı.
Sami ve Leyla buluşmak zorundalar.
Okuldan sonra buluşmak için Tom'la anlaştım.
Sadece Tom'la buluşmak istedim.
Bu gece seninle buluşmak isterim.
Burası Tom ve Mary'nin bize onlarla buluşmak için söylediği yer.
Ama buluşmak kaderlerinde yokmuş.
Tom'la buluşmak için Avustralya'ya gittim.
Asla sadece internetten tanıştığın insanlarla buluşmak için anlaşma.