Learn how to use cansız in a turco sentence. Over 12 hand-picked examples.
Onun arkadaşlarının hepsi vücut yastığıydılar,ve onunkilerinin hepsi oyuncak bebektiler;böylece bir ölüyü canlandırmaya olan düşkünlüklerine yapıştılar.Fakat onların cansız nesne olmamalarından fakat kompleks duyguları olan insanlardan dolayı onların ilişkileri bazen gergindi.
Translate from turco to inglés
Onların cansız olduklarını düşünüyor musun?
Translate from turco to inglés
Tom'un cansız bedeni bir ormanda bulundu.
Translate from turco to inglés
Onlar seni cansız görmek istiyor.
Translate from turco to inglés
Hayvanlar cansız nesneler değildir.
Translate from turco to inglés
Onun gri ve cansız gözleri, iki sıcak kömür gibi yandı.
Translate from turco to inglés
Tom'un cansız bedeni su üzerinde yüzüyordu.
Translate from turco to inglés
Fadıl, Dania'nın cansız bedenini bir göle attı.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'nin cansız bedenini kollarında tuttu.
Translate from turco to inglés
Totaliter rejim geçiyor, onun eski fikirleri eski, cansız bir ağaçtan yapraklar gibi uçtu.
Translate from turco to inglés
Canlı ve cansız varlıkların uygulanan kuvvete karşı göstermiş oldukları dirence dayanıklılık denir.
Translate from turco to inglés
Sevgilinin gönül varlığını yağma eyleyen aşk mıdır? Ve sonrasında cansız göğsüm içinde, gelişi ile bana tekrar can veren aşk mıdır?
Translate from turco to inglés