Learn how to use düşünerek in a turco sentence. Over 52 hand-picked examples.
Her şeyi düşünerek, on yıllık araştırmadan sonra, arkadaşım Slantsy bölgesinden bir kızla evlendi.
Translate from turco to inglés
Ben onun güvenilir bir adam olduğunu düşünerek yanıldım.
Translate from turco to inglés
Tom para hakkında düşünerek çok zaman harcamaz.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'yi düşünerek oldukça çok fazla zaman harcıyor.
Translate from turco to inglés
Garson kız onun ona daha fazla bahşiş bırakacağını düşünerek Tom'la kırıştırıyordu.
Translate from turco to inglés
Sanırım Chris'in ne kadar can sıkıcı olduğu hakkında düşünerek başım ağrıyor.
Translate from turco to inglés
O bütün zamanını erkek çocuklarını düşünerek geçirir.
Translate from turco to inglés
Lütfen bu konuda düşünerek birkaç dakika harcayın.
Translate from turco to inglés
O, işi yapmaktan daha çok işi düşünerek zaman harcar.
Translate from turco to inglés
Yataktan çıkmadan önce günün geriye kalanında ne yapacağım hakkında düşünerek biraz zaman harcarım.
Translate from turco to inglés
Asal sayılar hayata benzerler, onlar tamamıyla mantıklıdır ama bütün zamanınızı bu konuyu düşünerek harcasanız dahi belirli bir kural bulmak imkansızdır.
Translate from turco to inglés
Onu düşünerek saatlerce uyanık yattı.
Translate from turco to inglés
Tom bütün vaktini Mary'yi düşünerek geçiriyor.
Translate from turco to inglés
Tom her gün et yemesi gerektiğini düşünerek büyüdü.
Translate from turco to inglés
Yatakta o gün olan her şeyi düşünerek yatarım.
Translate from turco to inglés
Tom gecenin geri kalanını Mary'yi düşünerek geçirdi.
Translate from turco to inglés
Ne yapmam gerektiğini düşünerek tüm öğleden sonrayı geçirdim.
Translate from turco to inglés
Bütün günü Tom'u düşünerek geçirdim.
Translate from turco to inglés
Tom masa lambasını kapattı ve ne yapması gerektiği hakkında düşünerek karanlıkta oturdu.
Translate from turco to inglés
O sorun hakkında düşünerek dün gece saatlerce uyumadım.
Translate from turco to inglés
Dün gece Tom'u düşünerek saatlerce uyumadım.
Translate from turco to inglés
Romeo, Juliet'in öldüğünü düşünerek, kendini öldürmeye karar verdi.
Translate from turco to inglés
Mary Tom'la paylaştığı tüm mutlu zamanları düşünerek plajda oturdu.
Translate from turco to inglés
Ne yapmam gerektiğini düşünerek dün gece saatlerce uyumadım.
Translate from turco to inglés
İnsanlar sık sık, diğer şahsı değiştirebileceklerini düşünerek bir ilişkiye girerler.
Translate from turco to inglés
Tom bütün zamanını spor hakkında düşünerek geçirir.
Translate from turco to inglés
Onun hakkında düşünerek zamanınızı israf etmeyin.
Translate from turco to inglés
Öyle ya da böyle, bunu nasıl onaracağımızı düşünerek bulacağız.
Translate from turco to inglés
Tom ne olduğu hakkında düşünerek karanlıkta oturuyordu.
Translate from turco to inglés
Çalışmak zorunda oldukları saatleri düşünerek öğretmenlerin çoğu iyi geçinmiyor.
Translate from turco to inglés
Bunu düşünerek bulacağım.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'yi düşünerek uykusuz bir gece geçirdi.
Translate from turco to inglés
Bunun hakkında düşünerek çok zaman harcadım.
Translate from turco to inglés
O, o bilgi parçasını daha sonra faydalı olabileceğini düşünerek sessizce dosyaladı.
Translate from turco to inglés
Problemi nasıl çözeceğimi daha sonra düşünerek bulacağım.
Translate from turco to inglés
Bütün günü onun hakkında düşünerek geçirdim.
Translate from turco to inglés
Bütün günü senin hakkında düşünerek geçirdim.
O güzel olduğunu düşünerek gururlanıyor.
Geleceği düşünerek gerçekten ne kadar zaman harcarsınız?
Onu düşünerek uykunu kaçırma.
Ofisimde seni düşünerek oturuyorum.
Tom bütün geceyi Mary'yi düşünerek geçirdi.
Tom problem hakkında düşünerek bütün gece uyanık kaldı.
Tom, bütün günü Mary'yi düşünerek geçirdi.
Tom hâlâ düşünerek bulmaya çalışıyor.
Şu ayrımla ki, bağımsızlığı için ölümü göze alan ulus, insanlık onur ve şerefinin gereği olan her özveriye başvurduğunu düşünerek avunur ve kuşkusuz, tutsaklık zincirini kendi eliyle boynuna geçiren uyuşuk, onursuz bir ulusla karşılaştırılınca, dost ve düşman gözündeki yeri çok başka olur.
Bunun hakkında düşünerek biraz zaman harcamalısın.
Zamanımın çoğunu seni düşünerek geçiriyorum.
Yarışı banko kazanacağını düşünerek cebindeki tüm parayı yatırdığı küheylan, yarışta sütçü beygiri gibi koşup kuponu yatırdı.
Bazıları ahlı olduklarını düşünerek icra ve gümrük ihalelerinden mal almaya sıcak bakmaz.
Tom tüm vaktini Mary'yi düşünerek geçiriyor.
Bugün ne yapacağımı düşünerek uyandım.