Learn how to use düşünme in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Yılanları çok düşünme onu solduruyor.
Translate from turco to inglés
Üç gün boyunca bir şey yememişti, adamın gıda dışında herhangi bir şey hakkında düşünme sorunu vardı.
Translate from turco to inglés
Nostaljik anlarda biz neredeyse sürekli olarak çocukluğu düşünme eğiliminde olabiliriz.
Translate from turco to inglés
Çok mantıklı bir düşünme tarzın var.
Translate from turco to inglés
Çok para kazandığımı düşünme.
Translate from turco to inglés
Jane düşünme tarzını anlar.
Translate from turco to inglés
Tom'un düz düşünme sorunu vardı.
Translate from turco to inglés
Farklı düşünme tarzlarımız var.
Translate from turco to inglés
Onun düşünme tarzı çok çocukça.
Translate from turco to inglés
Onun düşünme tarzı benimkine çok benzer.
Translate from turco to inglés
Tom'un düşünme tarzını beğeniyorum.
Translate from turco to inglés
Lütfen bunu daha fazla düşünme.
Translate from turco to inglés
Onun hakkında iki kez düşünme, Tom.
Translate from turco to inglés
Yaptığını takdir etmediğimi düşünme.
Translate from turco to inglés
Onun hakkında artık düşünme.
Translate from turco to inglés
Hatta onu düşünme.
Translate from turco to inglés
Hayatımı kurtardığını düşünme.
Translate from turco to inglés
Onun hakkında düşünme. Onu yap.
Translate from turco to inglés
Denemediğimi düşünme.
Translate from turco to inglés
Onu şimdi düşünme.
Translate from turco to inglés
Perry yüksek sesle düşünme alışkanlığı edindi.
Translate from turco to inglés
Onu düşünme bile!
Translate from turco to inglés
Düşünme tarzını seviyorum.
Translate from turco to inglés
Tanınmadan önce maaş zammından bahsedersen senin işleri ters yaptığını düşünme eğiliminde olurum.
Translate from turco to inglés
Düşünme tarzını sevmiyorum.
Translate from turco to inglés
Düşünme tarzın hoşuma gidiyor.
Translate from turco to inglés
Lütfen şu anda pembe bir fili düşünme.
Translate from turco to inglés
Düşünme bile.
Translate from turco to inglés
Benim çikolatamı yemeyi düşünme!
Translate from turco to inglés
Erkek ve kadınların düşünme biçimleri arasında bir farklılık var mı?
Translate from turco to inglés
Japonların bu şekilde düşünme eğilimi vardır.
Translate from turco to inglés
Edebiyat okumayan insanlar, Fransızcada "le passé simple" çekiminin olmadığını düşünme eğilimindedir.
Translate from turco to inglés
Öyle düşünme.
Translate from turco to inglés
Sapık olduğumu düşünme ama onun çantasında birkaç prezervatif gördüm.
Translate from turco to inglés
Böyle şeyleri düşünme.
Translate from turco to inglés
Mantıklı düşünme benim gücüm değil.
Translate from turco to inglés
Artık onun hakkında düşünme.
Translate from turco to inglés
Onun hakkında düşünme.
Translate from turco to inglés
Yanlış şeyler düşünme!
Translate from turco to inglés
İyi ya da kötü bir şey yoktur fakat düşünme onu öyle yapar.
Translate from turco to inglés
Tom işleri çok düşünme eğilimindedir.
Translate from turco to inglés
Hiç düşünme. Bu herkese olur.
Translate from turco to inglés
Ne olduğunu hiç düşünme.
Translate from turco to inglés
Tom'un düşünme tarzını gerçekten beğenmiyorum.
Translate from turco to inglés
Hatta oraya gitmeyi düşünme.
Translate from turco to inglés
Bunu yapmak istemediğimi düşünme.
Translate from turco to inglés
Tom'un kesinlikle kalıpların dışında düşünme sorunu var.
Translate from turco to inglés
Önemsiz bir sorun uzun bir düşünme gerektirmez.
Translate from turco to inglés
Onların düşünme tarzı eski.
Translate from turco to inglés
O tür düşünme yaygındır.
Asla başka türlü düşünme.
Onu hiç düşünme.
Hatta onun hakkında düşünme.
Öyle şeyler hakkında düşünme.
Ben senin düşünme tarzını seviyorum.
Tom'un düşünme tarzını seviyorum.
Eleştirel düşünme nedir?
Düşünme tarzın beni cezbediyor.
Fazla düşünme.
Yaşlı bir insanın düşünme tarzını değiştirmesi zor.
Hızlı düşünme hasarın daha kötü olmasını önledi.
Lütfen bunu o şekilde düşünme.
Onu sevmeyeceğimi düşünme.
Tom bana düşünme fırsatı vermedi.
Her zaman ciddi olduğumuzu düşünme.
Şu anda onu hiç düşünme.
Onun kendine özgü bir düşünme tarzı yok.
Hiç düşünme!
En önemli şey kendiniz için düşünme yeteneğidir.
Bu tür şeyler hakkında düşünme.
Bu iki din arasındaki çok farklı bir düşünme tarzı.
Düşünme.
Düşünme tarzını değiştirsen iyi olur.
Tom düşünme tarzını seviyorum.
Bu fikirler düşünme tarzımıza yabancı.
Senin haklı olduğunu düşünme eğilimindeyim.
Cömert ol; sadece hatalarını düşünme.
Kızımla çıkmana izin vermemi istemeyi düşünme bile.
Esperanto dünyaya yeni bir düşünme tarzı tanıttı.
Senden hoşlanmadığımı düşünme.
Onun düşünme tarzı mantıklı.
Onu düşünme.
Bütün bunları hiç düşünme.
Onun düşünme tarzını hiç anlamıyorum.
Düşünme yöntemimiz bu değil.
Kara kara düşünme!
Karadeniz'de gemilerin batmışçasına düşünme.
Düşünme!
Yüksek sesle düşünme!
Bir daha onun hakkında düşünme.
Bunun hakkında düşünme, sadece yap.
Artık düşünme!
Alışılmışın dışında düşünme yeteneğim için kendimle gurur duyuyorum.
Ailem beni onların düşünme biçimine dönüştürmeye çalıştı.
Bizler gerçeklerin basit olduğunu düşünme hatasına düşmeye meyilliyiz çünkü basitlik, görevimizin amacı.
Boston'dan ayrılmayı düşünme kararı aldım.
Dış tehlikenin yakın etkileri karşısında üzüntü duyanlar arasında ise, geleneklerine, düşünme yeteneklerine, ruhsal durumlarına uymayan olası değişikliklerden ürkeceklerin ilk anda direnmelerine yol açabilirdi.
Küçük çocuklar soyut düşünme yetisinden yoksundur.
Asla her şeyi bildiğini düşünme.
Ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, düşünme derin.