Learn how to use dere in a turco sentence. Over 15 hand-picked examples.
Benim köyümde, bir dere üzerinde küçük, dar bir yaya köprüsü vardır.
Translate from turco to inglés
Dere geçerken at değiştirilmez.
Translate from turco to inglés
Bir dere göle akmaktadır.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary çadırlarını dere kenarında kurdu.
Translate from turco to inglés
Dere çok hızlı değil.
Translate from turco to inglés
Dere göle akar.
Translate from turco to inglés
Dere dondu.
Translate from turco to inglés
Dere bizim sağımıza doğru.
Translate from turco to inglés
Dere üzerinden atlamaya cesaret edemedi.
Translate from turco to inglés
İki kurbağa dere kenarında otururken yağmur yağmaya başlar. Kurbağalardan biri diğerine şöyle der: "Çabuk suya gir, yoksa ıslanacağız."
Translate from turco to inglés
Küçük bir dere kayaların arasından akıyor.
Translate from turco to inglés
Green Gables'a yakın bir yerde bir dere var mı?
Translate from turco to inglés
Bir varmış, bir yokmuş. Allah'ın deli kulları pek çokmuş. Çok demesi pek günahmış. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynar iken eski hamam içinde, develer tellal, pireler berber, horozlar imam iken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, ninem düştü beşikten, dedem düştü eşikten. Biri kaptı maşayı, biri kaptı şişeyi, gösterdiler köşeyi. Ben kaçtım onlar kovaladı, onlar kovaladı ben kaçtım. Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik, altı ay bir güz gittik. Dönüp bir de arkamıza baktık ki ne görelim? Bir arpa boyu yol gitmişiz. Neyse, bir zamanlar Kaf Dağı'nın ardındaki çok uzak bir memlekette bir padişah yaşarmış.
Translate from turco to inglés
Dere otu bu.
Translate from turco to inglés
Dere ığıl ığıl akıyordu.
Translate from turco to inglés