Learn how to use dikkatini in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
O müzik dinleyerek dikkatini dağıttı.
Translate from turco to inglés
Yolda araba sürerken dikkatini vermelisin.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary onun dikkatini çeker çekmez sorunu araştırmaya başladı.
Translate from turco to inglés
Tüm dikkatini yaptığın işe ver.
Translate from turco to inglés
Onun konuşma şekli ünlü bir yazarın dikkatini çekti.
Translate from turco to inglés
O tüm dikkatini işine vermiş.
Translate from turco to inglés
O, tüm dikkatini kitaba vermişti.
Translate from turco to inglés
O, tüm dikkatini işine verir.
Translate from turco to inglés
O, tüm dikkatini işine verdi.
Translate from turco to inglés
Onun dikkatini çekmeye çalıştı.
Translate from turco to inglés
Tüm dikkatini bilgisayar oyunlarına verdi.
Translate from turco to inglés
Dikkatini o problem üzerinde yoğunlaştırdı.
Translate from turco to inglés
Gürültü o çalışırken dikkatini dağıttı.
Translate from turco to inglés
Biz başlamadan önce, bir şey kırmamak için çok dikkatli olmamız gerektiği konusunda herkesin dikkatini çekmek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Dikkatini çekmeye çalışıyorum.
Translate from turco to inglés
Sadece onun dikkatini çekmeye çalıştım.
Translate from turco to inglés
Bana dikkatini vermen için ne yapabilirim?
Translate from turco to inglés
Herkesin dikkatini çekebilir miyim, lütfen?
Translate from turco to inglés
Tom'un dikkatini dağıtmasına izin verme.
Translate from turco to inglés
Tom'un dikkatini çek.
Translate from turco to inglés
O, Tom'un dikkatini dağıtırken onun erkek arkadaşı onun cüzdanını çaldı.
Translate from turco to inglés
Tom bir kez daha Mary'nin dikkatini çekmeye çalıştı.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin dikkatini çekmeyi umutsuzca denedi.
Translate from turco to inglés
Bir şey Tom'un dikkatini çekmiş gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés
Pencerenin dışındaki bir şey Tom'un dikkatini çekti.
Translate from turco to inglés
Belli ki bir şey Tom'un dikkatini çekti.
Translate from turco to inglés
Senin dikkatini çekmek kolay.
Translate from turco to inglés
Tom onun dikkatini çekmek için gecenin ortasında Mary'nin penceresine taşlar attı fakat bunun yerine onun camını kırarak sonuçlandı ve Mary'nin babası polisi aradı.
Translate from turco to inglés
Tom'un Mary'nin dikkatini çekmeye çalıştığı belliydi.
Translate from turco to inglés
Onun dikkatini çekmeye çalıştığı belliydi.
Translate from turco to inglés
Tom nihayet Mary'nin dikkatini çekti.
Translate from turco to inglés
Tom tüm dikkatini işine verir.
Translate from turco to inglés
Dikkatini çocuklara vermişti.
Translate from turco to inglés
Herkesin dikkatini çekmek zorunda kaldım.
Translate from turco to inglés
Dünyanın dikkatini üzerimize çektik.
Translate from turco to inglés
Dikkatini derslerine vermeni istiyorum.
Translate from turco to inglés
Dikkatini daha çok derslerine verirsen, sınıfını geçebilirsin.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin dikkatini çekmeye çalıştı.
Translate from turco to inglés
Tom birinin dikkatini çekmeye çalıştı.
Translate from turco to inglés
Bana hiç dikkatini vermiyormuş gibi geliyor.
Translate from turco to inglés
Tom, dikkatini veriyor gibi görünmüyordu.
Translate from turco to inglés
Tom bugün derste dikkatini vermiyordu.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin dikkatini çekmeye çalışıyor.
Translate from turco to inglés
Dikkatini kaybetme.
Translate from turco to inglés
Tom derste dikkatini vermiyordu.
Sen dikkatini vermelisin.
Onların dikkatini çekebilip çekemeyeceğimize bakalım.
Ben sadece Tom'un dikkatini çekmek istedim.
Herkesin dikkatini çekebilir miyim?
Lütfen herkesin dikkatini çekebilir miyim?
Dikkatini yola ver.
Tom Mary'nin kaçabilmesi için polisin dikkatini dağıtmaya çalıştı.
Tom Mary kaçabilsin diye polisin dikkatini dağıtmaya çalıştı.
Böylece Müslümanların dikkatini yetimlerin bakım ve koruması üzerine çekti.
Mary dikkatini Tom'un yorumuna çevirdi.
Sadece Tom'un dikkatini çekmeye çalışıyorum.
O bütün dikkatini ona veriyor.
Araba sürerken dikkatini yola vermelisin.
Tom öğretmenin dikkatini çekmek için elini kaldırdı.
Bir şey Tom'un dikkatini çekti.
Öğretmen güncel olaylara öğrencilerin dikkatini çekmeye çalıştı.
Dan Linda'yı kaçırmak için polisin dikkatini dağıtmaya çalıştı.
Eğer dikkatini verirsen, bir şey öğrenirsin.
Bu, Tom'un dikkatini çekmeli.
Tom dikkatini veriyor mu ki?
İşten dikkatini dağıtma.
Dan, Linda'ya dikkatini vermedi bile.
Mağaza vitrinindeki elbise Marie'nin dikkatini çekti.
O onun dikkatini çekmek için kasten mendilini düşürdü.
Tom'un kafası çok doluydu, bu yüzden dikkatini yola yeterince veremiyordu.
Dikkatini vermiyorsun.
Tom garsonlardan birinin dikkatini çekmeye çalıştı.
Penceredeki elbise, Tom'un dikkatini çekti.
Onun senin dikkatini dağıtmasına izin verme.
Onların dikkatini dağıtmasına izin verme.
50 yaşında olsa bile, Mary hâlâ insanların dikkatini çekebiliyor.
Dikkatini verebilir misin?
Dikkatini vermiyorsun bile.
Tom Mary'nin dikkatini çekmek için kollarını salladı.
O, onun dikkatini çekme umuduyla kollarını salladı.
Bu sabah istasyonda, kalın harfli bir afiş onun dikkatini çekti.
Alain bütün dikkatini kedisine odakladı.
İki adam onun dikkatini çekmek için yarıştı.
Yerdeki bir şey Tom'un dikkatini çekti.
Mağazada bir çift güzel gözlük onun dikkatini çekti.
Vitrindeki elbise senin dikkatini çekti.
Onun güzelliği, dikkatini çekti.
Tasarımda sadelik kullanıcıların dikkatini çeker.
O hemen onun dikkatini çekti.
O birçok insanın dikkatini çekti.
Onun dikkatini dağıtmaya çalışıyordum.
Tom Mary'nin dikkatini çekmek için herhangi bir şey yapardı.
Yaptığın şeye dikkatini vermelisin.
Dikkatini çekebilir miyim?
Tom dikkatini vermede güçlük çekiyordu.
Onun elbisesi partide herkesin dikkatini çekti.
Söyleyecek bir şeyi olanların dikkatini çekiyorsun.
O dikkatini söylediği şeye yoğunlaştırdı.
Leyla, Fadıl'ın dikkatini çekti.
Tüm dikkatini alabilir miyim?