Learn how to use dizüstü in a turco sentence. Over 96 hand-picked examples.
Bir dizüstü, bir masaüstünden daha iyidir.
Translate from turco to inglés
Jim dizüstü bilgisayarında bir şeyler yazmaya koyuldu.
Translate from turco to inglés
Bu bir dizüstü bilgisayara sahip olmak pratiktir.
Translate from turco to inglés
Benim dizüstü bilgisayarıma adınızı yazar mısınız?
Translate from turco to inglés
Tom, dizüstü bilgisayarı ile kendini yelledi.
Translate from turco to inglés
Lütfen dizüstü bilgisayarınızı bana gösterin.
Translate from turco to inglés
Ben bir dizüstü bilgisayar istiyorum.
Translate from turco to inglés
O, dizüstü bilgisayarı çıkardı.
Translate from turco to inglés
Bugün dizüstü bilgisayarımı kaybettim.
Translate from turco to inglés
Sana bir dizüstü bilgisayar vereceğim.
Translate from turco to inglés
O, kimin dizüstü bilgisayarıdır?
Translate from turco to inglés
Ben dizüstü bilgisayarımı çaldırdım.
Translate from turco to inglés
Benim dizüstü bilgisayar bürodadır.
Translate from turco to inglés
Bu dizüstü bilgisayar çok incedir.
Translate from turco to inglés
Tom kafama dizüstü bilgisayarımla vurdu. O da çatladı!
Translate from turco to inglés
O mağazada dizüstü bilgisayar satıyorlar mı?
Translate from turco to inglés
Onun dizüstü zaten beş yıllık.
Translate from turco to inglés
Tom dizüstü bilgisayarımla kafama vurdu. O şimdi çatlak!
Translate from turco to inglés
John Wilkes Booth bir dizüstü bilgisayar taşıdı.
Translate from turco to inglés
Mary dizüstü bilgisayarını her zaman yanında bulundurur.
Translate from turco to inglés
Yaşlı adam dizüstü bilgisayarımı gördü ve bana gülümsedi.
Translate from turco to inglés
Dizüstü bilgisayarını al.
Translate from turco to inglés
Oğlum için bir dizüstü bilgisayar almayı karşılayamıyorum.
Translate from turco to inglés
Dizüstü bilgisayarımı almaya gitmem gerekiyor.
Translate from turco to inglés
Dizüstü bilgisayarımı almaya gitmeliyim.
Translate from turco to inglés
Tom bir dizüstü bilgisayarda yazı yazarken tezgahta oturdu.
Translate from turco to inglés
Mary onun dizüstü bilgisayarını sormadan aldığı için Tom kızgın.
Translate from turco to inglés
Tom dizüstü bilgisayarını çıkardı ve yazmaya başladı.
Translate from turco to inglés
Tom dizüstü bilgisayarını yerine koydu.
Translate from turco to inglés
Tom dizüstü çöktü ve Mary'ye onu sevdiğini ve hayatını onunla paylaşmak istediğini söyledi.
Translate from turco to inglés
Damlacıklar dizüstü bilgisayarımın üstüne düşüyorlar.
Translate from turco to inglés
Oturdum ve dizüstü bigisayarımı açtım.
Translate from turco to inglés
Hangi dizüstü bilgisayara ihtiyacım var?
Translate from turco to inglés
Bana hangi dizüstü bilgisayar lazım?
Translate from turco to inglés
Benim dizüstü bilgisayarı nereye sakladın?
Translate from turco to inglés
Dizüstü bilgisayarımı nereye koydun?
Translate from turco to inglés
O akşamlarını dizüstü bilgisayarının önünde geçirir.
Translate from turco to inglés
Benim dizüstü bilgisayarım nerede?
Translate from turco to inglés
Tom yeni bir dizüstü bilgisayar aldı.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye dizüstü bilgisayarını verdi.
Translate from turco to inglés
Her biri için bir dizüstü bilgisayar yerine bütün konularım için üç halkalı klasör kullanırım.
Translate from turco to inglés
O, pijamasının içinde dizüstü bilgisayarının önünde oturdu.
Translate from turco to inglés
Dizüstü düştü.
Translate from turco to inglés
Tom'un dizüstü bilgisayarını kimin çaldığını biliyor musun?
Translate from turco to inglés
Benim bir dizüstü bilgisayara ihtiyacım var.
Benim bir dizüstü bilgisayarım var.
İşte pembe dizüstü bilgisayarım.
Bu dizüstü bilgisayar ince ve hafif.
Dizüstü bilgisayarımı burada bulamıyorum; onu başka yere koymuş olmalıyım.
Geçen cumartesi bir dizüstü bilgisayar satın aldım.
Tom dizüstü bilgisayarını kapattı.
Tom'a bir dizüstü bilgisayar aldım.
Dizüstü bilgisayarımda optik disk sürücüsü yok.
Kendine ne zaman yeni bir dizüstü bilgisayar satın alacaksın?
Benim dizüstü bilgisayar son zamanlarda çok yavaş çalışıyor.
Geçen cumartesi bir dizüstü bilgisayar aldım.
Tom dizüstü bilgisayarını kapatıp ayağa kalktı.
Bu dizüstü bilgisayar benimdir.
Tom dizüstü bilgisayarını evde bıraktı.
"Neden yeni bir dizüstü bilgisayar aldın?" "Dayanamadım"
Bu bir dizüstü bilgisayardır.
O dizüstü bilgisayar ne kadar?
Bu dizüstü bilgisayar ne kadar?
Dizüstü bilgisayar, çantanın içinde.
O dizüstü bilgisayarı bana ver.
Yeni dizüstü bilgisayarım eskisinden daha ince ve daha hafif.
Senin yanında dizüstü bilgisayarın var mı?
Bu dizüstü bilgisayar çok ince.
Dizüstü bilgisayarınızı bir süre ödünç alabilir miyim?
Lityum iyon piller, akıllı telefonlar ve dizüstü bilgisayarlardan elektrikli arabalara kadar her yerde bulunur.
Yeni bir dizüstü bilgisayara ihtiyacım var.
Tom dizüstü bilgisayarını çıkardı.
Dizüstü bilgisayarım bozuk.
Dizüstü bilgisayarlar bile geri dönüştürülebilir.
Bu dizüstü bilgisayarın fiyatı nedir?
O benim dizüstü bilgisayarım değil.
Tom yatağına oturdu ve dizüstü bilgisayarını açtı.
Dizüstü bilgisayar çalışmayı durduruyor.
Dizüstü bilgisayar çalışmayı durdurdu.
Dizüstü bilgisayarımı tamir edebilir misin?
Bir dizüstü bilgisayar almak istedim.
Sami'nin dizüstü bilgisayarı kayboldu.
Dizüstü bilgisayarlarını açtılar.
Senin bir dizüstü bilgisayar aldığını duydum.
Dizüstü bilgisayarım tamir ediliyor.
Bu dizüstü bilgisayar bana ait.
Dizüstü bilgisayarımı açıyorum, tarayıcıya tıklıyorum ve zaten ezberlediğim adresi yazıyorum.
Stefan dizüstü bilgisayarında bir film izliyordu.
Stefan, İsabella'nın gelip dizüstü bilgisayarı tamir etmesini bekledi.
Claudio dizüstü bilgisayarını kapattı ve odasına gitti.
Dizüstü bilgisayarı çaldı.
Dizüstü bilgisayarımı nerede buldun?
Dizüstü bilgisayarımı nerede buldunuz?
Dizüstü bilgisayarım neredeydi?
Arina defolu dizüstü bilgisayarı mağazaya iade etti.
Dizüstü bilgisayarımda Linux kullanıyorum.