Learn how to use doğmuş in a turco sentence. Over 56 hand-picked examples.
Japonya'da doğmuş olmayı tercih ederdim.
Translate from turco to inglés
O bir Amerikalı, ama o Japonya'da doğmuş ve büyümüş olduğu için, oldukça akıcı bir şekilde Japonca konuşabiliyor.
Translate from turco to inglés
O, yirmi yıl önce doğmuş olmayı diledi.
Translate from turco to inglés
Babam 1941'de Matsuyama'da doğmuş.
Translate from turco to inglés
Yeniden doğmuş hissettim.
Translate from turco to inglés
Anlamsız bir yaşam, erken doğmuş bir ölümdür.
Translate from turco to inglés
Yeni doğmuş gibi hissediyorum.
Translate from turco to inglés
O adam can almak için doğmuş.
Translate from turco to inglés
O adam yaşamları sona erdirmek için doğmuş.
Translate from turco to inglés
Kendimi yeni doğmuş gibi hissediyorum.
Translate from turco to inglés
Bildiğim kadarıyla, İtalya'da doğmuş.
Translate from turco to inglés
Kürtajdan yana olan herkesin zaten doğmuş olduğunu fark ettim.
Translate from turco to inglés
Genellikle bir erkek olarak doğmuş olmayı diliyorum.
Translate from turco to inglés
Bay Tanaka bize yeni doğmuş çocuğunun bir sürü resmini gösterdi.
Translate from turco to inglés
Yeni doğmuş bir bebeğin vücudunu bir dondurucunun içinde buldular.
Translate from turco to inglés
Tom, Meryem ile buluşunca yeniden doğmuş gibi oldu.
Translate from turco to inglés
Tom, Meryem ile tanışınca yeniden doğmuş gibi oldu.
Translate from turco to inglés
Tom varlıklı bir ailede doğmuş.
Translate from turco to inglés
Taoizm bugünkü Henan ilinde M.Ö. 604'te doğmuş bir pir olan Laozi'nin öğretileri üzerine kurulmuştur.
Translate from turco to inglés
Onların çocuklarının tümü Malezya'da doğmuş.
Translate from turco to inglés
Bu benim küçük kız kardeşim Sakiko. O benimle aynı yıl doğmuş ve şimdi sınavlarına çalışıyor.
Translate from turco to inglés
İngiltere 'de doğmuş olmasına rağmen, o çok kötü İngilizce konuşuyor.
Translate from turco to inglés
Showa döneminde doğmuş bir adamım.
Translate from turco to inglés
O, ağzında gümüş bir kaşıkla doğmuş.
Translate from turco to inglés
Yeni doğmuş bir bebek hasta olmaya eğilimlidir.
Translate from turco to inglés
O bir editör olmak için doğmuş.
Translate from turco to inglés
Ben bir ay sonra doğmuş olsaydım hayatım muhtemelen oldukça farklı olurdu.
Translate from turco to inglés
Zengin olmak için kesin bir yöntem, zengin doğmuş olmaktır.
Translate from turco to inglés
Yeniden doğmuş olsaydım keman öğrenmek isterdim.
Translate from turco to inglés
Şanssız bir yıldızın altında doğmuş olan kimse yoktur, sadece gökyüzünü okuyamayan insanlar vardır.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşler on iki yıl arayla doğmuş.
Translate from turco to inglés
Kendimi yanlış zamanda doğmuş gibi hissediyorum.
Translate from turco to inglés
Yeni doğmuş bir bebeğin yüzde 70'i sudur. Yetişkinlerin yüzde 55-60'ı sudur.
Translate from turco to inglés
Kendimi yanlış dönemde doğmuş gibi hissediyorum.
Translate from turco to inglés
Napolyon bu yüzyılda doğmuş olsaydı ne yapabilirdi?
Translate from turco to inglés
Tom, çocukluktan beri, bir adamın vücudunda doğmuş olan bir kız gibi hissettiğini söyledi.
Translate from turco to inglés
O yirmi yıl daha önce doğmuş olmak isterdi.
Translate from turco to inglés
İngiltere'de doğmuş ve bu nedenle İngilizce konuşuyor.
Translate from turco to inglés
Tom bir sanatçı olmak için doğmuş.
Translate from turco to inglés
Tom bir ressam olmak için doğmuş.
Translate from turco to inglés
O, artık orada olmayan bir sarayda doğmuş.
Yeniden doğmuş olsaydın hangi cinsiyeti seçerdin?
Peçeteden kendi imkânlarıyla doğmuş.
Tom'un, biri Çek Cumhuriyeti'nde doğmuş üç kız kardeşi var.
Eşini ve yeni doğmuş çocuklarını terk eden bir adam hakkında ne düşünebilirsin ki?
Nerede doğmuş?
1881 senesinde Yunan arkeologlar tarafından Selanik'te yapılan kazılarda yeni doğmuş bebeğe benzeyen bir put çıkarıldı.
Gariban hırsızlığa çıkmış, ay akşamdan doğmuş.
Adam peçeteden kendi imkânlarıyla doğmuş.
Tom resmen İngilizceye tepki olarak doğmuş.
Hangi gün doğmuş?
Hangi ülkede doğmuş?
Yeniden doğmuş gibi hissediyorum!
Sanki yeniden doğmuş gibiyim!
Anne ve babamın her ikisi de Boston'da doğmuş.
O buralı değil. Yurt dışında doğmuş.