Learn how to use doktoru in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Onlar onu şehrin en iyi doktoru olarak kabul ettiler.
Translate from turco to inglés
Hastayım. Doktoru arar mısın?
Translate from turco to inglés
Her gün bir elma, doktoru uzak tutar.
Translate from turco to inglés
Günde bir elma, doktoru uzak tutar.
Translate from turco to inglés
Derhal doktoru çağır, yoksa hasta daha kötü olabilir.
Translate from turco to inglés
Derhal doktoru çağır, yoksa hasta daha kötü olacak.
Translate from turco to inglés
Hemen doktoru arayın.
Translate from turco to inglés
George o kadar yorgundu ki doktoru ona kendisine daha iyi bakmasını tavsiye etti.
Translate from turco to inglés
Doktoru çağırsak iyi olur.
Translate from turco to inglés
Doktoru çağırmalıyız.
Translate from turco to inglés
Bir tıp doktoru olarak Tom'un parlak bir kariyeri var.
Translate from turco to inglés
Tom'a doktoru tarafından yatakta kalması söylenildi.
Translate from turco to inglés
Onun ailesi ve doktoru ona gitmemesi için baskı yaptılar.
Translate from turco to inglés
Kısa zamanda doktoru görmek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Derhal doktoru görebilirsin.
Translate from turco to inglés
Ben doktoru ziyaret etmeliyim.
Translate from turco to inglés
Doktoru getirtmeliyim.
Translate from turco to inglés
Jim doktoru seviyor.
Translate from turco to inglés
Biz doktoru aramalıyız.
Translate from turco to inglés
Doktoru ona dinlenmesini emretti.
Translate from turco to inglés
Gideceğim doktoru öve öve bitiremiyorlar.
Translate from turco to inglés
Bir gün doktoru görmeye gitti.
Translate from turco to inglés
Hangi doktoru kastettiğini bilmiyorum.
Translate from turco to inglés
Erkek mi yoksa kadın bir doktoru mu tercih edersiniz?
Translate from turco to inglés
Mary'nin doktoru ona egzersiz yapmasını tavsiye etti.
Translate from turco to inglés
Doktoru ona alkol içmemesini söyledi.
Translate from turco to inglés
Doktoru ona sigarayı bırakmasını tavsiye etti.
Translate from turco to inglés
Yarın doktoru ziyaret etmeliyim.
Translate from turco to inglés
Doktoru ona içkiyi azaltmasını söyledi.
Translate from turco to inglés
Bu vakitte doktoru rahatsız edemem.
Translate from turco to inglés
Oraya vardığı andan itibaren, eve ne zaman gidebileceğini kendisine söylemesi için doktoru rahatsız etmeye devam etti.
Translate from turco to inglés
Tom'un doktoru onu bir kardiyoloğa gönderdi.
Translate from turco to inglés
Günde bir elma doktoru uzak tutar.
Translate from turco to inglés
Tom bir göz doktoru.
Translate from turco to inglés
Tom'un doktoru ona içki içmeyi bırakmasını tavsiye etti.
Translate from turco to inglés
Doktoru aramalıyız.
Translate from turco to inglés
Doktoru, Tom'a haftanın en az üç gününde alkol içmemesini önerdi.
Translate from turco to inglés
Diş doktoru dişlerimi tedavi etti.
Translate from turco to inglés
Evde bir ölüm vakası olursa, cesedi kim bulursa aile doktoru ile temasa geçmelidir.
Translate from turco to inglés
Doktoru ona alkol almamasını söyledi.
Translate from turco to inglés
Ben senin yerinde olsaydım, doktoru arardım.
Translate from turco to inglés
Solgun görünüyorsun. Doktoru arayayım mı?
Translate from turco to inglés
Tom'un doktoru ona daha fazla süt içmesini tavsiye etti.
Translate from turco to inglés
Ateşi yükselirse doktoru çağır.
Translate from turco to inglés
En kısa sürede doktoru görmeye gelmek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Doktoru aramamıza gerek yoktu.
Translate from turco to inglés
Tom'un doktoru ona kendisine daha iyi bakmasını tavsiye etti.
Doktoru aradın mı?
Doktoru aramam gerekiyor mu?
Sizden hanginiz Tom'un doktoru?
Hastalığın daha da kötüleşirse, bir uzman doktoru ara.
Doktoru tarafından Tom'a içkiyi bırakması tavsiye edildi.
O bir çocuk doktoru.
Tom'un doktoru ona egzersiz yapmasını tavsiye etti.
Tom'un doktoru ona şekeri azaltmasını önerdi.
Şimdi doktoru görebilir miyiz?
Bir doktoru görmeye gitmeni istiyorum.
Bir birlik ordusu doktoru savaşı uzaktan izledi.
Babası hayvan doktoru olan bir arkadaşım var.
Tom'un doktoru görmesi gerekiyordu.
Günde bir çikolata parçası doktoru uzak tutar.
Doktoru çağırmaya gerek yoktu.
Tom'un doktoru ona sigarayı bırakmasını söyledi.
Tom'un doktoru ona sigarayı bırakması gerektiğini söyledi.
Doktoru görnek için ne kadar bekledin?
Doktoru ziyaret etmelisin.
Tom'un doktoru ona daha fazla egzersiz yapması gerektiğini söyledi.
Tom'un doktoru ona içki içmeyi durdurmasını tavsiye etti.
Doktoru köyde herkes bilir.
Doktoru ona sigarayı bırakması tavsiyesinde bulundu.
Tom'un doktoru ona yemekler arasında yemek yememesini tavsiye etti.
Onun doktoru ona bir uzman bir doktor göndermek istiyor.
Senin yerinde olsam doktoru ararım.
Doktoru ara.
Bir an önce bir doktoru görmeliyim.
Adli tıp doktoru, kadının cesedinin en az üç gündür orada bulunduğunu belirledi.
O, doktoru görmek için randevu almak istiyor.
Bir doktoru görmen gerekir.
Bunun için bir doktoru görmeye gitmen gerekir.
Doktoru onu bir uzmana sevk etmek istiyor.
Doktoru, onu bir uzmana göndermek istiyor.
Yeme ve içme, doktoru zengin yapar.
Bu taklitçi bir doktoru taklit etti.
Ateşim olduğu için annem doktoru aradı.
Annenin doktoru seninle konuşmak istiyor.
Doktoru görmen gerekir. Acilen!
Kızımın ateşi var. Doktoru aramam gerekir.
Tom'un doktoru ona şeker alımını azaltmasını tavsiye etti.
Tom bir çocuk doktoru.
Doktoru ziyaret etmekten korkma!
Doktoru arayıp randevu almanız gerekir.
Doktoru görmek için seninle gideceğim.
Telefonu al ve doktoru ara.
Yapacak ilk şey doktoru çağırmaktı.
Ben doktoru çağırttım.
Onun doktoru doğa anadır.
Bir doktoru görmek istiyorum.
O konuda bir doktoru gördün mü?
Doktoru çağırın!
Gidip doktoru arayacağım.