Learn how to use durdurmak in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
John bu günlerde çok içiyor. Biz onu artık içmemesi için durdurmak zorundayız.
Translate from turco to inglés
Japon askeri güçleri durdurmak için çok güçlü görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Tom dövüşü durdurmak için kesinlikle hiçbir girişimde bulunmadı.
Translate from turco to inglés
Hıçkırığı durdurmak için ne yapmalıyım?
Translate from turco to inglés
Bir taksi durdurmak için elimi kaldırdım.
Translate from turco to inglés
Polis onu durdurmak için sinyal verdi.
Translate from turco to inglés
Kanamayı durdurmak için bir şey yapılmalı
Translate from turco to inglés
Onların tartışmasını durdurmak için elimden geleni yaptım.
Translate from turco to inglés
Kanamayı durdurmak için yara üstüne baskı uygula.
Translate from turco to inglés
Durdurmak zorunda kaldım.
Translate from turco to inglés
İlaç firması yaşlanma sürecini durdurmak için hayat iksirini arıyor.
Translate from turco to inglés
Durdurmak ister misin?
Translate from turco to inglés
Durdurmak istemiyorum.
Translate from turco to inglés
Tom'u durdurmak zorundasın.
Translate from turco to inglés
Tom'u durdurmak için daha çok çabalamalıydım.
Translate from turco to inglés
Tom'u durdurmak için her şeyi denedim.
Translate from turco to inglés
Polis arabayı durdurmak için ıslık çaldı.
Translate from turco to inglés
Tom'u durdurmak zorunda kaldım.
Translate from turco to inglés
Tom'un hayatındaki en büyük hatayı yapmasını durdurmak zorunda kaldım.
Translate from turco to inglés
Tom'un onu yapmasını durdurmak için uğraşabilirim.
Translate from turco to inglés
Tom'u durdurmak istemiyor musun?
Translate from turco to inglés
Neden beni durdurmak istiyorsunuz?
Translate from turco to inglés
Tom'u durdurmak zorundasınız.
Translate from turco to inglés
Onu durdurmak için bir şey yapamaz mısın?
Translate from turco to inglés
Bunu durdurmak zorundasın.
Translate from turco to inglés
Bu deneyi durdurmak zorundayız.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'yi durdurmak için hiçbir şey yapamaz.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'yi durdurmak için elini kaldırdı.
Translate from turco to inglés
Onu durdurmak için elimden geleni yapacağım.
Translate from turco to inglés
Tom'u durdurmak için bir şey yapmalıyız.
Translate from turco to inglés
Onları durdurmak zorundasın.
Translate from turco to inglés
En kısa sürede işi durdurmak zorunda olduğunu bir SMS vasıtasıyla ona bildirdim.
Translate from turco to inglés
En kısa sürede işi durdurmak zorunda olduğunu bir SMS aracılığıyla bildirdim.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'yi durdurmak istiyor.
Translate from turco to inglés
Beni durdurmak için yapabileceğin bir şey yok.
Translate from turco to inglés
Biri seni durdurmak zorunda kaldı.
Translate from turco to inglés
Tom'u durdurmak zorundayız.
Translate from turco to inglés
Onları durdurmak istedim.
Translate from turco to inglés
Onu durdurmak istedim.
Translate from turco to inglés
Onları durdurmak istemiyor musun?
Translate from turco to inglés
Onu durdurmak istemiyor musun?
Translate from turco to inglés
Onları durdurmak istiyor musun?
Translate from turco to inglés
Onu durdurmak istiyor musun?
Translate from turco to inglés
Onu durdurmak zorundasın.
Translate from turco to inglés
Onları durdurmak zorundayız.
Translate from turco to inglés
Onu durdurmak zorundayız.
Translate from turco to inglés
Biri seni durdurmak zorunda.
Translate from turco to inglés
Biri onları durdurmak zorunda.
Translate from turco to inglés
Biri onu durdurmak zorunda.
Onları durdurmak zorundaydım.
Onu durdurmak zorundaydım.
Seni durdurmak zorundayım.
Onları durdurmak zorundayım.
Onu durdurmak zorundayım.
Onları durdurmak için ne yapabiliriz?
Onu durdurmak için ne yapabiliriz?
Kanamayı hemen durdurmak için yaranın üzerine baskı uygulayın.
Sana yardım etmek için burada değilim. Seni durdurmak için buradayım.
Bunu durdurmak için ne yapıyorsun?
Tom'u durdurmak zorundayım.
Tom'u yaptığı şeyi yapmaktan durdurmak için yapabileceğin bir şey yoktu.
Şimdi bunu durdurmak zorundasın.
Tom'u durdurmak istiyor musunuz?
Kanamayı durdurmak zorundayız.
Bunu durdurmak zorundayız.
Böyle toplanmayı durdurmak zorundayız.
Tom'u kendisine zarar vermekten durdurmak için bir şey yapmak zorundayız.
Bunun tekrar olmasını durdurmak için bir şey yapmak zorundayız.
Keşke abur cubur yemeyi durdurmak için irade gücüm olsa.
Başka birine zarar vermeden önce Tom'u durdurmak zorundayız.
Onu yapmayı durdurmak zorundaydım.
Tom'u durdurmak istedim.
Tom bizi durdurmak istiyor.
Tom bunu yapmayı durdurmak zorunda.
Tom onu yapmayı durdurmak zorunda.
Olanları durdurmak için bir şey yapamam.
Tom onu yapmayı durdurmak zorunda kalacak.
Onları durdurmak için bir şey yapamaz mısın?
Tom yaptığını yapmayı durdurmak istemiyordu.
Biz Tom'u durdurmak için ne yapabiliriz?
Biri enflasyonu durdurmak için bir yol bulmalı.
Bütün dünya onları durdurmak için seferber edilecek.
Tom'a sarılmayı durdurmak zorundasın.
Tom'u durdurmak için bir yol olmalı.
Daha ileri gitmeden önce bu söylentiyi durdurmak istiyorum.
Tom videoyu durdurmak için uzaktan kumandaya tıkladı.
Çalışmayı durdurmak istemiyorum.
Ben sadece onu durdurmak istiyorum.
Hokey hakemi dövüşü durdurmak için müdahale etti.
O, sigara içmeyi durdurmak için çalışıyor.
Tom'u durdurmak zorunda kalacağız.
Tom Mary'yi durdurmak için elini çıkardı.
Durdurmak için bir sebep görmüyorum.
Tom'u durdurmak için ne gerekiyorsa yapmak zorundayız.
Onu durdurmak için bir yol bulmak zorundayız.
Onu durdurmak benim görevimdir.
Bunların hepsinin olmasını durdurmak için yapabileceğimiz bir şey var mı?
O bir taksi durdurmak için elini kaldırdı.
Sami acıyı durdurmak için alkol ve uyuşturucuya yöneldi.
Bu olayları durdurmak istiyoruz.