Learn how to use duyar in a turco sentence. Over 94 hand-picked examples.
İngiltere şairleriyle gurur duyar.
Translate from turco to inglés
O, oğlu ile gurur duyar.
Translate from turco to inglés
O gün boyunca İngilizce duyar.
Translate from turco to inglés
Köpek sahibinin sesini duyar duymaz, bir ok gibi fırladı.
Translate from turco to inglés
Haberi duyar duymaz, o gözyaşlarına boğuldu.
Translate from turco to inglés
O, haberi duyar duymaz gözyaşlarına boğuldu.
Translate from turco to inglés
Burada, herkes saygı duyar ve takdir edilir.
Translate from turco to inglés
Tom, ana-babasına saygı duyar.
Translate from turco to inglés
Tom oğlu ile gurur duyar.
Translate from turco to inglés
O, çocuklarıyla gurur duyar.
Translate from turco to inglés
Mike babasının zengin olmasıyla gurur duyar.
Translate from turco to inglés
Adımları duyar duymaz onun kim olduğunu biliyordum.
Translate from turco to inglés
O, babasına saygı duyar.
Translate from turco to inglés
Herkes Henry'ye saygı duyar.
Translate from turco to inglés
O, kızıyla gurur duyar.
Translate from turco to inglés
O, onu duyar duymaz buraya geldi.
Translate from turco to inglés
Fabrika işçilerinin aileleri okul, hastane ve mağazalara ihtiyaç duyar; böylece bu hizmetleri sağlayacak daha fazla insan yaşamak için bu bölgeye gelir ve de bir şehir oluşur.
Translate from turco to inglés
Köydeki herkes ona saygı duyar.
Translate from turco to inglés
Yemek pişirme yeteneğiyle ilgili kendisiyle gurur duyar.
Translate from turco to inglés
Yaşlı insanlar, uğruna yaşayacak bir şeye ihtiyaç duyar.
Translate from turco to inglés
Paul ebeveynlerine saygı duyar.
Translate from turco to inglés
O her gece silah sesi duyar.
Translate from turco to inglés
Her çeşit sosyalleşme bir yalana gereksinim duyar.
Translate from turco to inglés
Tom arabasıyla gurur duyar.
Translate from turco to inglés
Okula hiç geç kalmamış olmaktan gurur duyar.
Translate from turco to inglés
Büyük bir gemi derin sulara ihtiyaç duyar.
Translate from turco to inglés
Arkadaşları ona saygı duyar.
Translate from turco to inglés
Tom, her gece en az dokuz saat uykuya ihtiyaç duyar, yoksa çalışamaz.
Translate from turco to inglés
İnsan sosyal bir varlıktır, diğer insanlarla birlikte yaşamaktan mutluluk duyar.
Translate from turco to inglés
Bana ihtiyacın olduğunu duyar duymaz Boston'dan buraya geldim.
Translate from turco to inglés
Herkes Erkin'e saygı duyar.
Translate from turco to inglés
Tüm ekip, çalışmalarıyla gurur duyar.
Translate from turco to inglés
Bu bitki çok suya ihtiyaç duyar.
Translate from turco to inglés
O, haberi duyar duymaz ağlamaya başladı.
Translate from turco to inglés
Her çocuk, hayatında bir babaya ya da bir baba figürüne ihtiyaç duyar.
Translate from turco to inglés
O, oğullarının başarısıyla gurur duyar.
Translate from turco to inglés
Bush insan haklarına saygı duyar.
Translate from turco to inglés
Onun köpeği ağır duyar.
Translate from turco to inglés
Tom telefonu duyar duymaz ona cevap verdi.
Translate from turco to inglés
Bana ihtiyacın olduğunu duyar duymaz buraya geldim.
Translate from turco to inglés
Tom silah seslerini duyar duymaz evin dışına koştu.
Translate from turco to inglés
O, zil çaldığını duyar duymaz telefona cevap verdi.
Translate from turco to inglés
O, zilin çaldığını duyar duymaz telefona cevap verdi.
Translate from turco to inglés
Bir çocuk bir anneye ihtiyaç duyar.
Translate from turco to inglés
Herkes evde bir asansöre ihtiyaç duyar mı?
Translate from turco to inglés
O, haberi duyar duymaz benzi attı.
Ben haberi duyar duymaz cesur kaldım.
Biri kulaklarıyla duyar.
O haberi duyar duymaz gözyaşlarına boğuldu.
O, koleksiyonuyla gurur duyar.
O, pul koleksiyonuyla çok gurur duyar.
Paris'te eğitim görmüş olmakla gurur duyar.
Onun gibi akrabalarla, kim düşmanlara ihtiyaç duyar ki?
Bebek, annesine ihtiyaç duyar.
Haberi duyar duymaz ağlamaya başladı.
Böyle arkadaşlarla, kim düşmana ihtiyaç duyar ki?!
Tom'un seçici bir işitmesi var. O sadece duymak istediğini duyar.
O bir katolik olmaktan gurur duyar.
Polis silah ateşini duyar duymaz geldi.
Herkes Tom'a saygı duyar.
Tom Mary'ye saygı duyar.
O haberi duyar duymaz ağlamaya başladı.
Ne tür bir insan soykırıma hayranlık duyar ve ona bir kahraman der?
O sürüş becerisiyle gurur duyar.
Benzer kişiliğe sahip insanlar birbirlerine sempati duyar.
Bitkiler suya ve güneş ışığına ihtiyaç duyar.
Leyla oğlanlara ve sekse ilgi duyar hale geldi.
O dakik olmaktan gurur duyar.
Bana ihtiyacın olduğunu duyar duymaz geldim.
Kazayı duyar duymaz evden dışarı fırladı.
Duyar kasma Tom.
Bir şey duyar duymaz seni ararım.
Sami her gün haplarına ihtiyaç duyar.
Sami, İslam hakkında herhangi biriyle konuşmaktan mutluluk duyar.
Çocuklar yetişkinlerden daha fazla uykuya ihtiyaç duyar.
Yaşlı köpekler daha fazla uykuya ihtiyaç duyar.
Ali savunma sanayisine ilgi duyar.
Herkes en az bir yakın arkadaşa ihtiyaç duyar.
Tom sıkı çalışır, bu yüzde ebeveynleri onunla gurur duyar.
Açıklama yapmak için çok vaktini harcama. İnsanlar sadece duymak istediklerini duyar.
Göz görür, kulak duyar, dil tadar, burun koklar, el dokunur; kalp duyguları(korku, saygı vs.) algılar.
Tom duyar kasmada oldukça iyidir.
Sağır değildir ama sadece duymak istediklerini duyar.
Her devrim kendini kabul ettirmek için bir karşıta ihtiyaç duyar.
DW'nin Amerika'da asimile olup dilini unutmuş 40 küsür milyon Alman'ı bırakıp, katliamdan Türkiye'ye sığınmış Çerkezler üzerinden asimilasyon temelli duyar ve fay hattı yaratma derdine düşmesi trajikomik.
Eti de duyar modasına uyup kaç yıllık Negro'nun adını Nero yapmış.
Ağlasam sesimi duyar mısınız?
Bir insan içme suyu olarak günde iki litre, yemek pişirmek için üç litre su tüketirken hijyenik ihtiyaçlar için tüm bunlara ek olarak yedi litre daha suya ihtiyaç duyar.
Birinin söylediği gibi, kadının doğaya erkekten daha yakın olduğu doğrudur ve genel olarak doğal şeyler hakkında bizden daha az utanç duyar, ancak gençken ve onunla tanışmadığımızda hep tersini düşünürüz.
Kirpiler bol miktarda life ihtiyaç duyar.
Bir kirpi sağlam bir tabana sahip bir kafese ihtiyaç duyar.
Bir kirpi nispeten büyük bir kafese ihtiyaç duyar.
Kirpiler oldukça büyük kafeslere ihtiyaç duyar.
Bir çocuk, babasına ihtiyaç duyar.